Araştırma: Öğrenciler Ekranlardan Değil, Kitaplardan Daha İyi Öğreniyor

Günümüz öğrencileri kendilerini “dijital yerliler” olarak görüyorlar. Akıllı telefon, tablet ve e-kitap okuyucular gibi teknolojilerle çevrili bir dünyada büyüyen ilk nesil onlar.

105
105

Öğretmenler, ebeveynler ve politikacılar kesinlikle teknolojinin giderek artan etkisini kabullendiler ve bu konuda adımlar attılar. Sınıf teknolojilerine yapılan yatırımlar arttı, öğrenciler okullar tarafından temin edilen e-ders kitaplarına erişimle ve iPad’lerle donatıldılar. Bazı ülkelerde örneğin Amerika’nın Kaliforniya eyaletinde, bütün lise kitaplarının 2020 yılına kadar elektronik formda da ulaşılabilir olması için yasalar çıkarıldı. Amerika’nın Florida eyaletinde ise devlet okullarının ders kitaplarını dijitale dönüştürme zorunluluğu getirildi.

Teknolojiye yönelik bu eğilim göz önüne alındığında, öğretmenler, öğrenciler, ebeveynler ve politikacılar, öğrencilerin teknolojiye bu kadar aşina olmalarının ve tercih etmelerinin daha iyi öğrenme çıktıları anlamına geldiğini varsayabilirler. Ancak yeni bir araştırmanın sonuçları bunun her zaman böyle olmadığını ortaya çıkardı.

Öğrenme ve okuduğunu anlama konusunda yapılan bu araştırma, basılı medyayı okumakla dijital medyayı okumak arasındaki farka odaklandı. Her ne kadar dijital ders kitapları gibi sınıf teknolojilerinin yeni formları artık daha kolay erişilebilir ve taşınabilir olsa da, sırf öğrenciler tercih ettiği için dijital okumanın otomatik olarak onlar için daha iyi olduğu sonucuna ulaşmak yanlış olur.

Hızın bir bedeli var

Yeni araştırma önemli bir tutarsızlığı ortaya çıkardı. Öğrenciler ekranlardan okumayı tercih ettiklerini ve bu şekilde daha iyi performans gösterdiklerini dile getirdiler. Ancak gerçekte performansları daha kötüydü.

Örneğin, 1992 yılından itibaren yapılmış araştırmaları inceleyen araştırmacılar, bir sayfadan daha uzun metinler söz konusu olduğunda öğrencilerin basılı metinleri daha iyi kavrayabildiğini buldu. Bunun sebebinin, sayfayı aşağı doğru kaydırmanın (scroll) okuduğunu anlama üzerindeki bozucu etkisi olduğu tahmin ediliyor.

Yeni araştırmada ise öğrencilerin kağıt üzerinden ve ekranlardan bilgiyi kavramasını araştırmak için üç farklı çalışma yapıldı. Öğrenciler önce mecra seçimlerini yaptılar. Biri online ve biri basılı olmak üzere iki paragraf okuduktan sonra öğrencilerden şu çalışmaları tamamlamaları istendi: Metinlerdeki ana fikri tarif edin, okumaların içerdiği kilit noktaları listeleyin ve hatırlattıkları ilgili başka içerikler bulun. Çalışmaları bittiğinde öğrencilerden okuduğunu anlama performanslarını kendilerinin değerlendirmeleri de istendi.

İlgili Haber  Özel Bursa Kültür Okulları’ndan ‘Robolution’18 Robot Festivali’

Tüm çalışmalarda metinlerin uzunlukları birbirinden farklıydı ve çalışmalardan farklı veriler toplandı (okuma süresi gibi). Yine de, basılı ve dijital metin okuma arasındaki farklara ışık tutacak bazı önemli bulgular ortaya çıktı:

-Öğrencilerin ezici bir çoğunluğu dijital okumayı tercih etti.

-Online okuma, basılı okumadan belirgin bir şekilde hızlıydı.

-Öğrenciler, online olarak okuduğunu anlama konusunda basılı okuduğunu anlamadan daha iyi oldukları yargısına vardılar.

-Ancak yanıldılar, çünkü genel olarak okuduğunu anlama konusunda basılı olanda dijital olandan daha iyiydiler.

-Ana sorular söz konusu olduğunda mecranın ne olduğu önemli değildi (metnin ana fikrini anlamak gibi).

-Ancak spesifik sorular söz konusu olduğunda, katılımcılar basılı metinleri okuduklarında belirgin bir şekilde okuduklarını daha iyi anlıyorlardı.

Politikacıların, öğretmenlerin, velilerin ve öğrencilerin, giderek daha da dijital olan bir dünyadaki basılı mecraların yeri hakkında bu araştırma bulgularından alabilecekleri bazı dersler bulunuyor:

1. Amacınızı dikkate alın

Pek çok sebepten okuruz. Bazen çok spesifik bir soruya cevap ararız. Bazı zamanlar günün ana haber başlıkları için bir gazeteyi tararız.

Bir makaleyi ya da metni, basılı mı yoksa dijital mi okuyacağımıza karar verirken, neden okuduğumuzu da aklımızın bir köşesinde bulundurmalıyız. Çünkü hangi mecranın hangi amaç için en çok işe yaradığı arasında bir fark var.

Diğer bir deyişle, “her şeye uyan bir mecra” bulunmuyor.

2. Ne tür bir çalışma yaptığınız önemli

Araştırmadan elde edilen en tutarlı bulgulardan biri de, bazı çalışmalar için mecranın ne olduğunun önemsiz olması. Bütün öğrencilere sorulan tek şey, okudukları şeyin ana fikrini ya da özünü anlamaları ve hatırlamaları olduğunda, bir mecrayı diğerine tercih etmenin bir faydası olmuyor.

İlgili Haber  Eğitim Sektöründe Tanıtımı Nasıl Yapmalı?

Ancak okuma ödevleri daha fazla dikkati ve derin anlamayı gerektirdiğinde, öğrenciler basılı metinleri okuyarak daha başarılı oluyorlar. Okuma ödevlerini iyi anlama becerilerinin, seçtikleri mecradan etkilenebileceği konusunda öğretmenler öğrencilerini bilinçlendirebilirler. Bu farkındalık, öğrencilerin gerçekte gösterdikleri performans ile performans tahminleri arasındaki uyuşmazlığı da azaltabilir.

3. Yavaşlayın

Üçüncü çalışmada araştırmacılar, basılı okumadan dijital okumaya geçtiklerinde, okuduğunu daha iyi anlayan bir grup öğrenci olduğunu saptadılar. Bu alışılmamış bir grup öğrenciyi diğerlerinden ayıran şey şu oldu: Metin bilgisayar ekranında olduğunda, basılı olduğundan daha yavaş okuyabiliyorlardı. Bu farklı öğrencileri göz önünde bulundurduğumuzda, öğrencilere online metinler içinde hızlı hızlı gezinme eğilimleriyle savaşmalarını öğretmenin iyi bir şey olduğunu söyleyebiliriz.

4. Etkileşim

“Kağıtsız” bir hayata geçmek için ekonomik ve çevresel sebepler sayabiliriz. Ancak basılı medya devrinin kapanmasıyla bazı önemli şeyleri de kaybedeceğimiz kesin.

Üniversitedeki akademik hayatlarımızda düzenli olarak dönüp baktığımız kitaplarımız ve makalelerimiz olur. Sayfa kenarları kıvrılmış bu değerli kitaplar, kıyısına köşesine çeşitli soruların ve düşüncelerin yazıldığı metinlerle doludur. Dijital bir metinle benzer düzeyde bir etkileşim hayal etmek zor. Ne kadar teknoloji sever olurlarsa olsunlar, öğrencilerin akademik hayatlarında basılı mecralar için de her zaman bir yer olmalı.

Online okumaya yönelimin hız kesmeden devam edeceği aşikar. Ayrıca online metinlerin, erişim hızı ve özgürlüğü gibi birçok kolaylığını küçümsememek gerekiyor.

Nitekim araştırmacılar yaptıkları çalışmanın amacını şöyle özetliyor: “Günümüz dijital yerlilerine – ve onların eğitimine şekil verenlere – hatırlatmak istediğimiz şey, öğrenme ve akademik gelişim söz konusu olduğunda basılı kelimlerin değerini göz ardı etmenin önemli bedelleri ve sonuçları olacağı.

Kaynak: Eğitimpedia

Orjinal Kaynak: Weforum

Bu yazıda olan etiketler

Yorumlar


Araç çubuğuna atla