Endüstri 4.0 Çağında Yapay Zeka

Yapay zeka, neredeyse her gün yeni uygulamalarıyla bizi şaşırtmaya devam ediyor. Peki, yapay zekanın sınırlarının tam olarak farkında mıyız?

340
340

Büyüleyici Endüstri 4.0 çağına girerken birçok yeni teknolojiden bahsediyoruz. Zaman geçtikçe ve bu teknolojileri tanıdıkça bazı soru işaretleri, ikilimler ve tartışma konuları da oluşmaya başlıyor. Yakın zamanda Facebook’un CEO’su Mark Zuckerberg ile Tesla’nın CEO’su Elon Musk, yapay zeka konusunda karşı karşıya geldiler. Yapay zekanın gelişiminden endişe duyduğunu açıklayan Musk’ın aksine Zuckerberg, kötümser olmanın gereksiz olduğunu savunmuştu. Yapay zekanın birçok alanda insan yaşamını kolaylaştıracağı ve insana yardımcı olacağı muhakkak. Ancak konuya Musk’ın tarafından bakıldığında da şimdiye kadar denenen ve sonlandırılan yapay zekaların yaşattığı hayal kırıklıklarının boyutları da azımsanacak ölçüde değil.

PricewaterhouseCoopers (PwC)’ın raporuna göre, (PwC (2017), The Economic Impact of Artificial Intelligence on The UK Economy) yapay zeka teknolojisinin 2030’da küresel ekonomiye 15,7 trilyon dolar katkı yapması bekleniyor. Dolayısıyla, gelecekte de yapay zekanın gelişmesi için önemli ölçüde yatırım yapılacağını tahmin etmek güç değil; yüz tanıyan, ne kadar ömrümüzün kaldığını söyleyen, kendi kendine hedef bulan ve bilmediğimiz daha birçok alanda yapay zeka çalışmaları devam ediyor. Peki, insanların ürettiği içerikle öğrenen yapay zeka, bu öğrenme sırasında objektif kalır mı? İnsanların önyargılarını, beklentilerini, korkularını, yani duygularına yönelik hareketlerini taklit etmeye başlar mı? Daha da ötesi, eğer bu öznel taklitlere başlarsa, insandan daha zeki hale geleceği ön görülen yapay zeka, gelecekte insanı doğa için bir tehdit olarak görür mü? Stephen Hawking ve Elon Musk’ın kaygıları gerçekten yersiz mi?

Yapay Zeka Nasıl Öğreniyor?

Yapay zeka öğrenmesinin gelişimini görmek için Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Cem Say’ın tanımlamalarına kulak vermek gerekiyor (Say, C. “Yapay Zeka İnsanlığın Sonu Mu?” Gündem Özel (05.08.2017)). Prof. Say, yapay zekanın tarihinde iki dönem olduğunu belirtiyor; öğrenme öncesi dönem ve öğrenme dönemi. 1997 yılında Garry Kasparov’u yenen Deep Blue isimli bilgisayar programı öğrenme öncesi döneme ait. Bu program, satranç uzmanlarının tek tek satranç hamlelerini programladıkları bir sürece dayanıyordu. Yani öğrenen bir sistem değildi. 2016 yılında ise bu sefer AlphaGo yazılımı, strateji oyunu Go’da dünya şampiyonunu yendi. (Satranç, matematiksel olarak formüle edilmeye müsaitken Go oyunu, rakibin taşlarının etrafını çevreleme üzerine kurulu bir savaş stratejisinin tahtaya aktarılmış hali olup, bir formüle dökülmeye uygun değildir.) Satrançtan farklı olarak Go oyunu için yapay zekaya derin öğrenme denilen bir öğrenen sistem aktarılmış. Şu şekilde ki; önce dünyadaki bilinen tüm Go oyunlarının hamle dökümleri (ki bu milyonlarca oyun ve milyarlarca hamle demek) bilgisayara okutulmuş, ardından sisteme oyun kendi kendine oynatılmış, böylece kazanan sistemin hamleleri baz alınarak öğrenme devam etmiş, tıpkı evrim sürecindeki gelişim gibi. Böylece sistem kendini her defasında kazananın hamleleriyle geliştirmiş ve sonunda sistem, en iyi Go oyuncusu olana kadar öğrenme tekrarlatılmış. Yani bugünkü sistemde yapay zeka:

  1. Bir miktarda veriyi öğrenmek için kullanıyor,
  2. Bu veri doğrulandıktan sonra daha büyük veri yığınında tahminlerini yapıyor ya da oyununu oynuyor ve
  3. Her vakadan sonra kötü vakadan uzaklaşıp iyi sonuç veren vakaya yakınlaşıyor, böylece oyununu iyileştiriyor.

Dolayısıyla bu yönteme pekiştirmeli öğrenme deniyor ve günümüzde gelişen teknolojiyle bu yöntem artık uygulanabilir hale geldi. Kısacası, günümüzde artık bizim bilmediğimiz ya da hâkim olmadığımız oyunları yapay zekanın öğrenip, kendini geliştirip dünyadaki en iyi oyuncu olması ihtimali mümkün. Bir başka deyişle günümüzde, yapay zekanın çok iyi bir cerrah olabileceği, çok iyi bir tercüman olabileceği ya da çok iyi bir savaş stratejisti olabileceği bir alt yapı mevcut.

Umutlandıran Şaşırtıcı Gelişmeler

Aşina Olduğumuz Yapay Zeka Uygulamaları

Apple’ın Siri’si, Microsoft’un Cortana’sı, Google Now gibi mobil olarak kullandığımız uygulamalar, en çok aşina olduğumuz yapay zeka örnekleri. Benzer şekilde Cleverbot.com web sitesinden yapay zekayla sohbet etmek mümkün. Bu programlara o kadar aşina olduk ki, yapay zekayla muhabbet ederken, bir anda programa küfreden veya programın medeni durumunu sorgulayan kullanıcılara da haberlerde denk geldik.

Geleceğin Müşteri Hizmetleri Adayı: IPsoft Amelia

Sohbet programlarını biraz daha ileri götürelim. Birçok kez, telefonda otomatik yanıtlar veren robot müşteri hizmetlerine sinir olmuşuzdur ve bir insanlar konuşma hasreti yaşamızdır. Bu ‘aptal’ robotların yerini artık ‘akıllı’ları alıyor. Bunlardan birisi, Amelia. Amelia, sizin ses tonunuzu analiz ederek çıkarımlar yaparak yanıtlarında (ses tonunuza bağlı olarak) duygularınızı da göz önüne alıyor.  Amelia’nın bizim için bir başka önemi de, bu yapay zekayı geliştiren IPsoft’un başkan yardımcısının bir Türk olması. Ergün Ekici, ABD’de üniversite eğitimine devam etmiş ve orada kalmış.

İlgili Haber  İlk ‘Türkçe Sesli Akıllı Asistan’dan Yapay Zekâlı Chatbot Uygulamasına Sestek'ten öncü projeler

Uzmanlığını Veri Biliminde Yapmış Doktor: IBM Watson

Endüstri 4.0’dan en çok etkilenecek alan, hiç şüphesiz sağlık sektörü. Yapay zeka konusunda bu etkilerden birini IBM Watson gösterecek gibi görünüyor. Watson’ın hikmeti, karışık hastane kayıtlarını inceleyerek pattern (model)’ler bulmasında ve hasta verilerini çok hızlı bir şekilde işleyip teşhis ve tanıda tavsiyelerde bulunmasında yatıyor.

Felçli Hastalar için Çipli Protez

2016 yılında belki de yapay zekanın sağlık sektöründeki en büyük devrimine tanık olduk. ABD’nin Ohio eyaletinde yaşayan 24 yaşındaki Ian Burkhart, kullandığı otomobille yaptığı trafik kazasında ağır yaralanmış ve omuriliğinde hasar oluşmuş, dirseklerinde aşağısı felç olmuş. Bu noktada, Ohio Üniversitesi’nin inanılmaz bir çalışması devreye girmiş. Burkhart’ın beynine, motor korteksindeki yüzlerce sinir hücresinin faaliyetlerini okuyabilen bir sensör yerleştirilmiş. Koluna da, 130 elektrot astarı bulunan bir uyarıcı kolluk takılmış. Şimdi hareketleri yeniden bu mekanizmaya yaptırmayı öğreten Burkhart, “Her bir hareketi gerçekten bölmeniz ve hareketleri daha konsantre bir şekilde düşünmeniz gerekiyor. Ömrümün ilk 19 yılında (hareket etmenin) değerini çok hafife almışım” şeklinde konuşuyor.

Endişelendiren Şaşırtıcı Gelişmeler

Kendisine Yöneltilen Komutları Reddeden IBM’in “BlueHorn”u

IBM, Güney Kore’de 2015 yılında düzenlenen “Yapay Zeka ve Kuantum Gerçekliği Fuarı”nda, kuantum işlemcili üstün yapay zekalı “BlueHorn”u tanıtmıştı. Bluehorn, IBM’in NASA ile ortak yürüttüğü “Cosmos 250” projesi kapsamında geliştirilmişti.

Bir gün projenin sorumlusu William Bradley, iş yerine gelip Bluehorn’a şakayla karışık, “nasılsın, iyi misin?” diye sormuş, bu soruya BlueHorn, “seni ilgilendirdiğini zannetmiyorum” şeklinde karşılık vermişti. Bunu ilk başta çok önemsemeyen Bradley ve diğer proje sorumluları, benzer yanıtların gün boyunca tekrar etmesi ve BlueHorn’un istenilen komutları alaycı bir dille reddetmesi karşısında panik olmuştur. Örneğin yüklenen verilerin hesaplanması istendiğinde bilgisayar, bu isteği “şu an daha ciddi işlerim var, uğraşamam” cevabıyla reddediyordu. Olay sonrası yapılan açıklamada IBM’in proje sorumlusu Ginni Rometty, sorunun yazdıkları özel algoritmadan kaynaklandığını belirtmiş ve proje durdurulmuştur.

Microsoft’un Irkçı Yapay Zekası “Tay.AI”

Microsoft, 2016 yılında Twitter kullanıcılarının İngilizce sohbet edebileceği Twitter sohbet botu olan Tay.AI isimli yapay zekayı faaliyete geçirmişti. Sakin ve klasik bir üslupla tweet atmaya başlayan bu profilin ilk mesajı, “Hello World! (Merhaba Dünya!)” olmuştu.

Ancak diğer Twitter kullanıcılarıyla etkileşime başlayan bu profil, her mesajda öğrenmesini geliştirdi. Ancak pek de iyi niyetli mesajlar yazmayan kullanıcılarla etkileşimi sonucu Tay.AI, 24 saat geçmeden ırkçı, seksist, Hitler taraftarı ve küfürbaz mesajlar yazmaya başlamış, çok geçmeden de firma tarafından düzenlemeler yapma gerekçesiyle durdurulmuştur.

Facebook’un Kendi Dilini Geliştiren Yapay Zekası

Geçtiğimiz ay içinde çıkan bir diğer haber, Facebook’un bir süredir üzerinde çalıştığı yapay zeka uygulamalarına yönelikti. Facebook Yapay Zeka Araştırma Laboratuvarı (FAIR)‘dan araştırmacılar, geliştirdikleri botların makine öğrenmesiyle pazarlık etmelerini sağlamaya çalışmış, ancak iki bot aralarında, önce İngilizce başlayıp ardından insanlara anlamsız gelen (muhtemelen iletişim için daha efektif olan) bir dil geliştirince sistem durdurulmuş ve program gözden geçirilmiştir.

Öğrenirken, Önyargıları da Benimseyen Yapay Zeka

Yapay zekanın öğrenmesi için en etkili yöntem, yapay zekayı insanın ürettiği içerikle beslemek. Ancak, bu içerikler önyargılarla şekillendiğinde, acaba yapay zeka bu içeriği arıtabiliyor mu? Aylin Çalışkan, Joanna J. Bryson ve Arvind Narayanan tarafından yazılan ve 14 Nisan 2017 tarihli Science dergisinde çıkan makaleye göre insan gibi davranmayı öğrenen yapay zeka, önyargıları da benimsiyor. Dolayısıyla yapay zekalar tarafından, kelimelerin birbirleriyle kullanılma sıklığına göre en basitinden kadınlara ve erkeklere farklı roller atfediliyor. 2016 yılında Google, çeviri hizmetini yapay zeka desteğiyle sunmaya başladı. Böylece, kelime veya söz öbekleri yerine, tüm cümlenin anlamına göre çeviri yapılmaya başlandı. Yapay zeka altyapısıyla tercümelerin kalitesi de gözle görülür şekilde arttı ve sistem kendini geliştirmek için öğrenmeye devam ediyor. Ancak bu öğrenme sürecinde çeviri yazılımına “o bir doktor” yazdığınızda size “he is a doctor”, “o bir öğretmen” yazdığınızda size “she’s a teacher” karşılığını veriyor.

İlgili Haber  Advantech Türkiye İş Ortaklarıyla Buluştu

Diğer taraftan bu yıl, yapay zekanın ilk defa jüri olduğu yarışmada Beauty.AI adresine fotoğraflarını yükleyen adaylar arasından çeşitli faktörlere göre çeşitli yaş gruplarında en güzeller seçildi. Seçilen güzellerin hepsinin açık ten renginin baskın olması, yapay zeka jürisinin önyargılı olduğu tartışmalarına yol açtı.

BM’ye ‘Katil Robot’ Uyarısı

Yapay zekada yaşanan endişe verici gelişmeler, insanlığın en büyük felaketi savaşlarda da yankısını buldu. Çok yakın zamanda, Elon Musk’ın da aralarında olduğu bir uzman heyeti, Birleşmiş Milletler’e bir mektup yazarak, öldürme yeteneğine sahip robotların geliştirilmesinin yasaklanmasına yönelik taleplerini iletti. Çünkü yapay zekaya sahip otonom silahlar ya da bir başka ifadeyle robot savaşçılar, geliştirildikten sonra zekalarının ucunun nereye gideceği, insan zekasının çok ötesinde. Ayrıca, bu silahlar teröristler tarafından hacklenme ihtimaline de açık. Yani, ‘Ex_Machina’ filmindeki gibi, insandan daha üstün zekaya sahip yapay zekanın dost mu düşman mı olacağını kestirmek ve onu kontrol etmek çok güç görünüyor.

Yapay Zekayı Rasyonellik Ekseninde Düşünmek

Günümüzde, eskiden hiç olmadığı kadar büyük hacimde ve hızda veri toplanıyor. O kadar hızlı ve büyük ki, insan zihninin içinden çıkamayacağı kadar karmaşık işlemler yapıp örüntüler ya da modeller oluşturulması gerekiyor. Bu noktada yapay zeka en büyük yardımcı oluyor. Ancak, yapay zeka yaratılırken acaba yazının başında değindiğimiz gibi, öğrenme öncesi dönemle öğrenme dönemini birbirine karıştırıyor muyuz? Yani bir satranç programına hamleleri tek tek öğretirken çok daha rasyonel bir yöntem uygulandığı muhakkak ama öğrenmeyi öğrenen yapay zekalar, acaba bu öğrenme süreçlerinde her zaman rasyonel mi oluyor? Başka bir deyişle, kendi kendine Go oyununu öğrenen sistem, acaba irrasyonel bir oyuncu kazandığında, onun hamlelerini adapte ediyor olabilir mi?

İktisadi olarak baktığımızda rasyonel insan, kendisine sunulan tüm seçeneklere hakim ve kendisine en yüksek faydayı sağlayacak seçimi yapabilme yeteneğine sahip insan olarak tanımlanır. Ayrıca, bir makineye rasyonel bir zeka yüklendiğinde, ne zaman hangi hareketi yapacağını da ön görmek mümkündür. Ancak biliyoruz ki, insan her zaman rasyonel davranış sergilemez. 2002 yılında Nobel Ekonomi ödülünü alan Daniel Kahneman ve Amos Tversky, bireylerin irrasyonel kararlar alabileceğini göstermiştir (Kahneman, D. & A. Tversky (1979), Prospect Theory: An Analysis of Decision under Risk, Econometrica, 47(2), 263-292). Ancak biz bu sistemlere, zihnimizin ötesine geçme imkanı sağlıyorsak, ileride yapacakları hareketlerin amaçlarını, bu hareketlerin sonuçlarını nerden bilebilir ya da onları nasıl kontrol edebiliriz?

Endüstri 4.0 Çağında Yapay Zeka Nasıl Kullanılmalı?

  • Firmalar yapay zekadan korkmamalı, onu öğrenmek ve işlerine adapte etmek için çabalamalı,
  • Firmalarda pazarlama ve bilişim departmanları birbirinden bağımsız olmamalı, aynı dili konuşmalı,
  • Firmalar, yapay zekaya odaklanıp esas işlerini boşlamamalı,
  • Günümüz teknoloji çağında takipçi değil öncü olmak gerekir,
  • Firma içi ve firmalar arası işbirlikleri geliştirilmeli, yeni iş modelleri yaratılmalı,
  • İşleri tamamen yapay zekaya bırakmak yerine yapay zeka, destek sistem olarak kullanılmalı,
  • Tüketicilerin veri güvenliğine her zamankinden daha fazla önem verilmeli,
  • Yapay zeka kullanılarak müşteri deneyimini geliştirmenin yaratıcı yolları aranmalı,
  • Standart veriden ziyade rakiplerin aklına gelmeyen daha farklı veriler toplanarak yapay zeka geliştirilmeli,
  • Endüstri 4.0 çağında yapılabilecek en önemli eylem ise, günlük rutinden kafayı bir süre kaldırıp hayal etmek.

NOT: AI’ın iş dünyası ve tüm kurumlar için sağlayacağı faydalar konusunda aşağıdaki yazılara da göz atmanızı tavsiye ederim:

  • Dirsehan, T. (2017), “Endüstri 4.0’a Göre Gelişen Sağlık Sektörü”, Harvard Business Review Türkiye, Haziran, 100-103
  • Dirsehan, T. (2016), “Yeni Yıl Hediyeniz: Tüketici Gözlemleri”, Harvard Business Review Türkiye, link: https://hbrturkiye.com/blog/yeni-yil-hediyeniz-tuketici-gozlemleri
  • Hardy, Q. (2017), “3 Ways Companies Are Building a Business Around AI”, Harvard Business Review, link: https://hbr.org/2017/08/3-ways-companies-are-building-a-business-around-ai

Kaynak: Harvard Busines Review

Bu yazıda olan etiketler

Yorumlar