Bugünün İşletmeleri İçin Blockchain’den Yararlanma Yolları

Blok zinciri teknolojisi, özellikleri ve potansiyeliyle işletmeler için verimliliğin kapılarını açacak önemli bir altyapı. Bu teknolojiyi temel alarak ortaya çıkarılan ürün ve hizmetler önemli verimlilik ve etkinlik fırsatları sunuyor.

357
357

Hayır, hemen belirteyim bu yazının konusu Bitcoin ya da kripto para birimleri değil. Blockchain ya da Türkçe ifadesiyle blok zinciri teknolojisinin geleceği nasıl şekillendireceği, işletmeler için ne gibi faydalar sağlayacağı ve sürekli olarak işletmelerin bu trendi yakalaması gerektiği konuşuluyor. Ancak işletmelerin blok zinciri teknolojisinden şu anda nasıl yararlanabileceği, dönüşümün tam olarak ne gibi sonuçları olabileceğine dair bilgiler biraz karışmış durumda.

Gelin öncelikle dönüşüm sürecini ele alalım. Blok zinciri teknolojisi, özellikleri ve potansiyeliyle işletmeler için verimliliğin kapılarını açacak önemli bir altyapı. Bu teknolojiyi temel alarak ortaya çıkarılan ürün ve hizmetler önemli verimlilik ve etkinlik fırsatları sunuyor. Teknolojinin kısa vadede iki alanda işletmeler için değer yaratabileceğini düşünüyorum. Bunlardan ilki muhasebe ve finans operasyonları, ikincisi ise tedarik zinciri operasyonları.

Bildiğimiz muhasebeciliğin sonuna yaklaşıyoruz

Biraz iddialı bir çıkış oldu ama durum böyle. Blok zinciri teknolojisi muhasebe finans alanında oldukça önemli dönüşümlerin sinyalini veriyor. Bu dönüşümün şu üç alanda ön plana çıkması muhtemel:

  • Akıllı sözleşmeler
  • Ödeme altyapısı
  • Muhasebe kayıtları ve denetim

Akıllı sözleşmeler, bir sözleşmenin şartlarının kodlara dönüştürülerek blok zincirinde saklanan ve taraflar iptal edene ya da şartlar tamamlanana kadar devam ettirilen dijital sözleşmelerdir. Akıllı sözleşmeler, bugün her ne kadar uygulama alanı kısıtlı olarak görülse de yakın gelecekte her türlü varlığın taraflar arasında değişim sürecinin tamamlanmasında kullanılacak özellikli bir altyapı. Uzun vadede bir işletmenin sözleşmeye dayalı tüm operasyonlarında kullanılabilir, bu sayede aracı kurum ya da güvence sağlayan bir kuruluş ihtiyacı ortadan kaldırılarak işlem maliyeti düşürülebilir, işlem hızı artırılabilir. Akıllı sözleşmelerin ilk uygulama sahası finansal piyasalar/ürünler olmuştur. Özellikle türev finansal ürün işlemlerinde akıllı sözleşmeler altyapı olarak kullanılarak talimat ve işlemler blok zinciri üzerinden gerçekleştirilebiliyor. Bu amaçla kurulmuş şirket olan R3’ün blok zinciri altyapısını 100’den fazla banka ve finansal kuruluş deniyor/kullanıyor.

Ödeme altyapısı tarafında, bankacılık sektörünün uzun yıllardır kullandığı teknoloji ve operasyon yönteminde yıkıcı bir değişim olmadığını söylersek yanlış olmayacaktır. Blok zinciri teknolojisiyle birlikte bankalar arası işlemlerin süre ve maliyetinin azalabileceği ortaya çıktı ve öncü kuruluşlar hızla bu yeni yöntemi test etmeye başladı. VISA, A.B.D, Güney Kore, Filipinler ve Singapur’dan bankalarla birlikte blok zincirine dayalı ödeme altyapısını test ediyor. Geleneksel altyapı teknolojilerinden farklı olarak blok zinciri teknolojisi, transfer edilmek istenen değerin sahipliği ve hareketi için bir merkeze ihtiyaç duymuyor, verilen emir çok hızlı ve güvenilir biçimde gerçekleştirilebiliyor.

İlgili Haber  Hazine Müsteşarlığı’ndan kripto para hamlesi

Muhasebe kayıtları ve denetim alanında da blok zinciri teknolojisi farklı kolaylıklar ve gelişmeler vadediyor. Blok zinciri teknolojisiyle gerçekleştirilen akıllı sözleşme operasyonları sonrasında işlemlere ilişkin muhasebe kayıtlarının da sisteme entegrasyonu sağlanabiliyor. Bu sayede bir ticari işlem gerçekleştiği an tarafların büyük defter kayıtları blok zinciri altyapısıyla tutulabiliyor. Bu tip bir operasyon en sade örneğiyle muhasebe birimlerinin gerçekleştirdikleri mutabakat işlemlerini ortadan kaldıracaktır. Öte taraftan blok zinciri altyapısıyla tutulan muhasebe kayıtları, dışarıdan müdahalelere ve işletmeye özgü manipülasyonlara da kapalı hale geleceğinden denetim sürecini kolaylaştıracak ve hatta denetim yöntemlerini değiştirebilecektir.

Peki, bugün işletmeler blok zinciri teknolojisinden nasıl yararlanabilir?

McKinsey tarafından A.B.D Sigortacılık Federal Danışma Kurulu’na sunulan raporda, 200 işletmeyle yapılan anket sonucuna göre blok zinciri altyapısıyla halihazırda 64 farklı uygulamanın gerçekleştirildiği belirtiliyor. Rapor, teknolojiden en fazla faydalanan sektörün sigortacılık olduğunu da belirtiyor. McKinsey, teknolojinin 80 ile 110 milyar dolar seviyesinde bir etki yaratacağını öngörüyor. Blok zincirinden işletmelerin hızla yararlanmaya başlayabilmesi için IBM gibi teknoloji devleri kolları sıvamış durumda. IBM tarafından desteklenen Hyperledger isimli blok zinciri platformu sayesinde 70 ülkede 1100 şubesi bulunan Standard Chartered Bank ve 130 ülkede 88 milyon müşterisi bulunan sigorta devi AIG, dünyanın ilk çokuluslu sigorta poliçesini hayata geçirdi. Poliçe altyapısı ve ödemeleri blok zincirine taşınarak ödemeler otomatikleştirildi, işlem hızı artırıldı ve müşteri deneyimi üst seviyeye taşındı.

Diğer taraftan IBM’in blok zinciri altyapısını kullanan bir diğer şirket ise perakende devi Walmart oldu. Walmart, aralarında Nestle, Unilever ve Dole gibi devlerin yer aldığı gıda işletmeleriyle birlikte, gıda ürünlerinin çiftliklerden raflara gelene kadarki süreci ve gıdanın izlediği süreç boyunca gereken finansal operasyonları blok zinciri altyapısıyla gerçekleştirerek hem ürünlerin taze ve doğru kaynaklardan raflara ulaşmasını hem de finansal operasyonların yüksek hız ve minimum maliyetle tamamlanmasını sağlamayı amaçlıyor.  Blok zinciri teknolojisini tedarik zinciri altyapısına entegre eden bir diğer perakende devi de Alibaba. Şirket, blok zinciri altyapısını kullanarak ürünlere bir dijital pasaport veriyor ve milyonlarca ürün arasında sahte ürünlerin satışını önlemek için bu teknolojiyi kullanıyor.

İlgili Haber  Filipinler’de Blockchain destekli bir sosyal banka

Farklı sektörlerden birçok işletme, ihtiyaçlarına uygun blok zinciri altyapısı için hem bu alanda uzmanlaşan Start-Up’lara hem de dev teknoloji şirketlerine başvurabiliyor. IBM Hyperledger ile kurumsal şirketlere blok zinciri altyapısını sağlarken Ethereum, akıllı sözleşmeler odağında işletmelerin kendi altyapılarını kurmalarına imkân tanıyor.

Diğer taraftan belirttiğimiz gibi irili ufaklı birçok Start-Up, teknolojinin daha erişilebilir hale gelmesini ve görece daha küçük ölçekli işletmelerce de kullanılabilmesini sağlıyor. AngelList’te kendisini blok zinciri girişimi olarak niteleyen 2 binden fazla Start-Up bulunuyor.  Provenance da bunlardan biri. Girişim, işletmelerin tedarik zinciri yönetim süreçlerini blok zinciri teknolojisiyle buluşturarak şeffaflık ve güvenilirliğin geliştirilmesine yardımcı oluyor. Sistem sayesinde kahve çekirdeğinden bir top kumaşa, takip edilmek istenen ürünler çıkış noktasından itibaren izlenebiliyor, raftaki yerini alana kadar tüm tedarik aşamaları yönetilebiliyor.

Blok zinciri teknolojisi bugün için henüz tam anlamıyla somut katma değeri ortaya çıkarılamamış bir cevher olabilir. Fakat yakın gelecekte işletmeler için olmazsa olmaz bir altyapı haline gelmesi ve önemli dönüşümleri beraberinde getirmesi bekleniyor. Dönüşüm sürecinde geride kalanlar için acı sonuçlar doğar mı, bunu kestirmek güç ancak mevcut potansiyelden yararlanmak isteyen işletmeler için pek çok çözüm ortaya çıkmaya başlıyor.

Kaynak: Burak ÖZDOĞAN / HBR Türkiye

Bu yazıda olan etiketler

Yorumlar