Bursalı şirketler ‘Dijital Dönüşüm Direktörü’ne hazır mı?

İşletmeler için dijital süreçler bugün itibariyle yararlanılan yan bir alan olmaktan çıktı ve stratejik bir konu haline geldi. İşletmelerin üretim, tedarik, pazarlama, satış ve insan kaynakları süreçleri dijital süreçlerden dramatik biçimde etkileniyor. Gelecek planlamasına, vizyonuna ve değişim cesaretine sahip şirketler bu yeni durumun önlemini almaya ve yeni ekosisteme uyum sağlamaya başladılar. Bu yeni durumun ciddiyetinin farkındaki şirketler, dijitalleşmeye daha derinlikli, organize ve iş süreçlerini yeniden planlayacak düzeyde köklü yaklaşıyorlar. Bu nedenledir ki bu şirketler organizasyon planlarında artık yeni bir pozisyon...

1047
1047

İşletmeler için dijital süreçler bugün itibariyle yararlanılan yan bir alan olmaktan çıktı ve stratejik bir konu haline geldi. İşletmelerin üretim, tedarik, pazarlama, satış ve insan kaynakları süreçleri dijital süreçlerden dramatik biçimde etkileniyor. Gelecek planlamasına, vizyonuna ve değişim cesaretine sahip şirketler bu yeni durumun önlemini almaya ve yeni ekosisteme uyum sağlamaya başladılar.

Bu yeni durumun ciddiyetinin farkındaki şirketler, dijitalleşmeye daha derinlikli, organize ve iş süreçlerini yeniden planlayacak düzeyde köklü yaklaşıyorlar. Bu nedenledir ki bu şirketler organizasyon planlarında artık yeni bir pozisyon üretmiş durumdalar: Dijital Dönüşüm Direktörü (Chief Digital Officer-CDO)

Dünyadaki ilk CDO ataması 2005 yılında gerçekleşti ve Jason Hirschhorn MTV tarafından CDO olarak atandı. İkinci CDO ise 2006 yılında NBC’nin işe aldığı George Kliavkoff oldu. CDO Club kurucusu David Mathison’un araştırmasına göre dünyada 2013 itibariyle 488 kişi “Chief Digital Officer/Dijital Dönüşüm Direktörü” olarak atandı. 2014 sonu itibariyle bu sayının ikiye katlandığı tahmin ediliyor. 2015 sonuna geldiğimizde ise bu sayısı 2000’lerin üzerine çıktı.

Türkçe’de yaygın olarak “Dijital Dönüşüm Direktörü” olarak kullanılan “Chief Digital Officer” unvanı ve pozisyonu için şirketler eşdeğer başkaca unvanlar da kullanmayı tercih edebiliyor. Örneğin, “Dijital Stratejist, Dijital Aktiviteler Direktörü, Dijitalleşmeden Sorumlu Direktör, Dijital Pazarlama Direktörü” gibi unvanları tercih edenler de olabiliyor. Ama özü itibariyle şirket içerisinde üstlendikleri pozisyon ve görevler hemen hemen aynı oluyor.

CDO-Turkey-Icra-Kurulu-Baskani-BulentKutlu
CDO Turkey İcra Kurulu Başkanı Bülent Kutlu

Şirketler, “Dijital Dönüşüm Direktörü”nü çoğunlukla ya direkt Yönetim Kurulu Başkanı’na ya da Genel Müdüre bağlı (Genel Müdür Yardımcısı) pozisyonunda organizasyona dahil ediyorlar ve şirketin stratejik hedeflerini hayata geçirmesi için görev veriyorlar. CDO Turkey Platformu Kurucusu Bülent Kutlu, “Dijital Dönüşüm Direktörü”nü şirketlerin dijital stratejilerinin oluşturulmasından, kısaca tüm dijital çalışmalarından sorumlu kişi olarak tanımlıyor. Yetkinlik için CDO’nun bilişim teknolojileri, satış, pazarlama, strateji ve iş geliştirme, finans alanlarında deneyim sahibi  olması gerekiyor.

İlgili Haber  Dördüncü Sanayi Devrimi ve Verimlilik Artışı – I

“Dijital Dönüşüm Direktörü”nün temel görevleri arasında ise, “Şirket dijital varlıklarının belirlenmesi; şirketin dijital stratejisinin oluşturulması, direktöre bağlı şirket bünyesinde organizasyon ekiplerinin oluşturulması; dijital pazarlama süreçlerinin merkezileştirilmesi; büyük veri madenciliği ile müşteri ilişkileri yönetiminin dijital ile entegre edilmesi” yer alıyor.

Bu verilerden de anlaşılacağı üzere şirketler için dijitalleşme yalnızca “Bilişim” ya da “Basın ve Halkla İlişkiler” departmanlarının ilgili alanıyla sınırlı olmaktan çoktan çıktı.

Bugün dünya Endüstri 4.0ı konuşuyor. Teknoloji, internet ve dijitalleşmeyle birlikte yeni bir ekosistem kuruluyor. Üretim süreçleri, stok ve lojistik sistemler, tedarik zincirleri, tüketici karar verme süreçleri kökten değişiyor. Yakın gelecekte IoT (nesnelerin interneti), fiziksel web, yapay zeka teknolojileri, artırılmış gerçeklik uygulamaları, 3D baskı teknolojileri ile bu değişim trendi daha da hızlanacak.

Türkiye sanayisinin ve endüstrisinin en önemli kentlerinden birisi olan Bursa bu büyük değişim dalgasını kaçırmamalı. Organize sanayi bölgelerindeki şirketler başta olmak üzere, iş adamları örgütleri acil olarak teknolojinin değiştirdiği yeni ekosistemi şirketlerin iyi kavraması için bilgi ağları, toplantılar, organizasyonlar düzenlemeli ve dijitalleşmeye dönük girişimleri desteklemeli.

CDO Turkey İcra Kurulu Başkanı Bülent Kutlu

Zaman hızla ilerliyor. Dijitalleşme yalnızca ekonomileri mikro düzeyde etkilemekle kalmıyor, istihdam süreçlerini, sosyal politikaları, ülkelerin siyasi, sosyal politikalarını sarsıyor. Küreselleşen dünyada, her şeyin birbirini etkilediği ve bağlantılı/bağlı hale geldiği koşullarda tek şans kalıyor: Dönüşmek, dönüşmek, dönüşmek.

Bu dönüşümü başaran çok az sayıda şirket ayakta kalacak, geri kalan ezici bölümü ise piyasadan çekilecek. Bugün artık iki şirket tipi var. Birincisi doğrudan dijitalde doğup gelişen/büyüyen şirketler (Yemek Sepeti, Sahibinden.com, Hepsiburada.com, uber, airbnb, letgo vb). İkincisi ise dijital dönüşümle dijitalleşmeye çalışan şirketler. Dijital dönüşümü başaramayan şirketler sayıları her geçen gün artan dijitalle doğup büyüyen şirketlere yerlerini bırakacak.

İlgili Haber  Herkesin Farklı Bitirdiği Film Nasıl Olur?

Bu nedenle dijital dönüşümü Bursalı şirketler başarmak ve gerçekleştirmek zorunda; bunun bir B şıkkı yok. B şıkkı yok olmak.

Dijital dönüşüm ise artık “niyet” düzeyinde ileriye dönük beklentilerle gerçekleştirilemez. Kaldı ki böyle bir zaman da kalmadı!

BURSA ÖNCÜLÜK EDEBİLİR

İş süreçlerinin tüm boyutlarını kavrayan, şirketin tüm operasyonel birimlerini dijitalle yeniden tanımlayan ve organize eden CDO atamasını Bursalı şirketler hızlıca gündemlerine almalı. Şirket yönetim kurullarındaki muhafazakar tutumların, üst ve orta düzey yönetim kadrolarının geleneksel iş süreçlerindeki direnişinin bedelinin faturasını ağır biçimde şirketinizin ödeyeceğini artık kavrayın. Bugün patronaj düzeyinde eğer girişimci zekanızın olduğuna inanıyorsanız bunun bugün dijitalleşmeyle ilgili alacağınız tarihi kararlarla bağlantılı olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Bu yöndeki karar alma kapasiteniz ve süreci yönetme beceriniz şirketinizin geleceğiyle ilgili doğrudan bağlantılı olacak.

Eğer Bursa ve mevcut şirketler bunu başarabilirse, Türkiye Endüstri 4.0’da yol alacaksa bunun öncü kenti olabilir. Ne yazık ki birçok konuda çok geç kalındı; ama her şeye rağmen ayağa kalkıp mücadele etmekten ve ileriye doğru çaba göstermekten başka seçenek yok.

1960’lı yıllarda Türkiye sanayisinin kuruluşuna öncülük eden Bursa, dijitalleşmeye ve Endüstri 4.0’a da öncülük edebilir. Ama bunun için vizyona, stratejiye, cesarete ihtiyaç var. Biz uyarılarımızı sürdürmeye devam edeceğiz; ama bunların gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini ise hep birlikte yaşayarak göreceğiz.

Özcan YAZICI
(Bu yazı DOSABSİAD dergisi Perspektif’in Temmuz 2016 / 60. Sayısında yayınlanmıştır.)

Bu yazıda olan etiketler

Yorumlar