Cankat Taşkın: Masum gördüğünüz bir internet işlemi ceza almanıza neden olabilir

Teknoloji, internet, dijitalleşme baş döndürücü bir hızla gelişmeye, günlük hayatımıza girmeye devam ediyor. Artık milyonlarca insanın kullanıcısı olduğu internet, sosyal ağlar sosyal, ekonomik yaşamı etkilediği gibi ülkeler yeni yasal düzenlemelerle bu alandaki gelişmeleri hukuksal zemine oturtmaya çalışıyor. Ülkeden ülkeye değişen...

848
848

Teknoloji, internet, dijitalleşme baş döndürücü bir hızla gelişmeye, günlük hayatımıza girmeye devam ediyor. Artık milyonlarca insanın kullanıcısı olduğu internet, sosyal ağlar sosyal, ekonomik yaşamı etkilediği gibi ülkeler yeni yasal düzenlemelerle bu alandaki gelişmeleri hukuksal zemine oturtmaya çalışıyor. Ülkeden ülkeye değişen bu hukuksal düzenlemeler konusunda henüz evrensel hukuk kuralları tam anlamıyla oluşmamışsa da ülkelerin mevzuatlarına taşıdıkları yasa ya da yönetmelikler tartışma konusu olmaya devam ediyor. Örneğin çeşitli programları ücret ödemeden yüklemek için bilgisayarınızda bulundurduğunuz şifre kırıcı programların suç oluşturduğunu biliyor musunuz? Facebook, Twitter gibi çeşitli sosyal ağlardaki paylaşımlar bugüne kadar çok fazla takibe uğramazken, devletler, şirketler, kişi ya da başkaca kurumlar bu paylaşımları takip ederek dava konusu yapabiliyor.

Avukat Şaban Cankat Taşkın
Avukat Şaban Cankat Taşkın

Biz de “Dijitalleşen Bursa” olarak Bilişim Hukuku alanında Türkiye’nin sayılı uzmanlarından birisi olan Bursa Barosu avukatlarından Şaban Cankat Taşkın’la keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

  • Bilişim hukuku son dönemde önem kazanmaya başladı. Bilişim Hukuku deyince önce neyi anlamalıyız? Neyi kapsıyor?

Bilişim hukuku dendiğinde çok geniş bir düzenleme alanı aklımıza gelmelidir. Yazılımların kötü amaçla kullanılması Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 243, 244, 245 (banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması)  ve yeni ihdas edilen TCk 245/A maddesinin uygulanmasına neden olabilir. Özellikle yeni ihdas edilen TCK 245/A maddesi, etik/beyaz hackerlık uygulamalarını dahi bilişim suçu olarak kabul etmektedir. Şöyle ki diyelim bilgisayarınızda veya akıllı telefonunuzda şifre var ve şifreyi unuttunuz; şifre kırıcı program bulunduran bir bilgisayarcı tanıdığınıza başvurdunuz ya da kendiniz internetten bu işe yarayan bir program yüklediniz. Şifre kırma işine yarayan programı “bulundurduğunuz” için suç işlemiş sayılabileceksiniz. Her ne kadar madde metninde“münhasıran bu bölümde yer alan suçlar ile bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer suçların işlenmesi için yapılması veya oluşturulması durumunda” ilgili kişinin cezalandırılacağı ifade edilmişse de madde, yazılışı itibarıyla çok geniştir; yoruma açıktır. Ceza hukukunda yoruma açık düzenleme yapılmamalıdır. Maddenin uygulaması ciddi sorunlara yol açabileceği gibi, masum olan pek çok yazılımcının yargılanmasına sebep olabilir.

Bilişim hukuku dendiğinde ayrıca internet üzerinden tehdit (TCK 106), hakaret (TCK 125/2), haberleşmenin gizliliğini ihlal (TCK 132); kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması (TCK 133) özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK 134), kişisel verilern kaydedilmesi (TCK 135), kişsel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme (TCK 136) ile kişisel verilerin yok edilmemesi (TCk 138) suçları da kapsam dahiline girmektedir. Kişisel Verilerin korunması Hakkındaki Kanun’daki düzenlemelerin de bilişim hukukunun kapsamında olduğu tartışmasızdır. Aynı şekilde, TCK 226’daki “müstehcenlik” ve “çocuk pornosu” hakkındaki düzenlemeler de bu kapsamdadır.

Diğer taraftan Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 71 ve 72’nci maddelerindeki “korsan yazılım” düzenlemeleri ile bilişim özel hukuku olarak da nitelendirilebilecek “internet bankacılığından doğan hukuki sorumluluk” ve “elektronik ticaretten doğan sorumluluklar” da bu kapsamdadır.

Elektronik Haberleşme Kanunu’ndaki “telefonların klonlanması, internet sitelerine izinsiz SMS modülü eklenmesi” gibi suçlar da bilişim hukukunun kapsamındadır.

Keza 5651 Sayılı İnternet Üzerinden İşlenen Suçlar ve Bu Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkındaki Kanun’daki düzenlemeler (erişim yasakları) da bilişim hukukunun tartışmalı alanlarından sayılabilir.

Görüldüğü gibi, çok farklı ve geniş uygulama alanına sahiptir.

  • İnternet artık günlük yaşamımızın ayrılmaz bir parçası. İnternet yoluyla en çok yaşanan hak ihlalleri neler?

Bir üst soruda ifade edilen kanunlardan hemen hepsine dair ihlaller oluyor. Ancak en çok internet üzerinden hakaret, tehdit, müstehcenlik ve çocuk pornosu, kaçak yazılımlara ve elektronik ticaret (istenmeyen e-postalar veya smsler) gibi sorunlarla karşılaşılmaktadır. İnternet üzerinden tehdit, hakaret, taciz gibi hukuka aykırı uygulamalara maruz kalan kişiler açısından Türkiye Noterler Birliği, 7/24 çalışan “online ihlal tespit” sistemini devreye sokmuştur. Böylece, mağdurlar hak ihlallerini hızlıca belgeleyerek, soruşturma makamlarında bunları kullanma olanağı kazanmışlardır. Bu yöntemle de sonradan içeriğin, ihlalci (fail) tarafından kaldırılması/inkar edilmesi durumunda suçun ispatlanmasının önündeki engel de önemli ölçüde aşılmıştır.

  • İnternet ortamında karşılaşılan taciz, şiddet, hakaret gibi suçları düzenleyen hukuksal mevzuatımız var mı? Bu konulara maruz kaldığını düşünenler nasıl bir hukuksal süreç başlatabilir?

Evet, ilk soruda kısmene belirtmiştik aslında. İnternet üzerinden hakarete, tacize, tehdide maruz kalan kişiler Cumhuriyet Savcılıklarına veya kolluk birimlerine başvurup failin ve fiilin araştırılmasını, tespit edilirse de bulunmasını isteyebilirler. Buna ek olarak 5651 Sayılı Kanun’un 9’uncu maddesi, gerçek kişiler, tüzel kişiler veya kurum ve kuruluşlara, kişilik hakları ihlal edildiğinde, ilgili içerik veya yer sağlayıcısına yahut sulh ceza hakimine başvurarak; kişilik hakkının ihlaline ilişkin içeriğin yayından çıkarılması açısından bir başvuru hakkı tanımaktadır. Keza aynı kanunun 9/A maddesi, TİB Başkanlığı’na başvurarak özel hayatın gizliliğinin ihlali durumunda, ihlale konu içeriğin çıkarılmasını talep etme hakkı vermektedir.

Aynı Kanun’un 8/A maddesinde de yaşam hakkı, can güvenliği gibi durumlarda hakimden içeriğe erişim engeli alınmasını isteme hakkı da tanınmıştır.

  • Kimlik gizlenerek işlenen suçları tespit etmek mümkün mü; bu suçlardaki sorumluluk sınırları neler?

İnternet üzerinden işlenen suçlardaki en önemli sorunlardan biri faillerin kimliklerini gizlemeleridir. Failler bunu VPN gibi IP değiştren programlar aracılığı ile veya internet kafeler gibi umuma açık bilgisayarlar üzerinden gerçekleştirmektedirler. Çoğu kez IP numaralarına ulaşılabilmektedir ama bu numaralar ya internet kafe gibi umuma açık bağlantı noktalarını ya da yurt dışını işaret etmektedir. VPN gibi IP değiştirici programlarda, IP numarası tespit edilse de bu numara farklı bir ülkeyi işaret ettiğinden çoğu kez o ülkenin makamları-insan kaçakçılığı, çocuk pornosu gibi uluslararası suçlar dışında- IP bilgilerini paylaşmadıkları için faillerin tespiti güçleşmekte ve soruşturma makamları kilitlenmektedir. Yargıtay’ın, bir yönüyle haklı olarak, bilişim suçlarında IP numarasının tek başına faili göstermeyeceğini, başkaca delillerin varlığı ile IP numarasının desteklenmesi ve faile bu şekilde ulaşılması gerektiğine ilişkin kararları vardır. Ancak, belki internet kafelere, aynı otellerde veya araç kiralamalarda olduğu gibi, internete bağlanan kişilerin kimlik (TC No) ve bağlantı tarih, saat, log bilgisi tutma yükümlülüğünün konması, bir ölçüde bu tür sorunların aşılmasını sağlayabilir.

  • İnternet kanalıyla gerçekleşen kredi kartı dolandırıcılığı ya da virüs saldırıları sonucu zarara uğrayanların hukuk yoluyla hak aramaları mümkün mü? Bu suçların uluslararası niteliğinin olması durumu nasıl etkiliyor?

bilisim_hukukuKredi kartı dolandırıcılığı ya da virüs saldırısına maruz kalan kişiler savcılıklara veya emniyetin bilişim (siber suçlar) şube müdürlüklerine başvurabilirler. Ayrıca, ilgili bankanın tazminat sorumluluğu da bulunmaktadır. Bu tür suçların uluslararası niteliğinin olması, IP ve kullanıcı adı paylaşımı konusunda diğer ülkelerin “isteksiz” davranması yahut soruşturma birimlerinin taleplerini yanıtlamaması gibi sorunlara yol açabilmektedir. Bu nedenle, uluslararası ikili veya çok taraflı  yardım anlaşmalarının imzalanması önem taşımaktadır. Türkiye’nin Avrupa Konseyi Siber Suçlarla Mücadele Sözleşmesi’ne taraf olması, özellikle çocuk pornosu alanında etkin mücadele edilmesi adına olumlu olmuştur.

  • Şirketler ve markalar açısından bakacak olursak, internet alanında ne tür sorunlar yaşanıyor? Örneğin telif hakları ve marka ihlalleri açısından şirketler ne tür sorunlar yaşıyor?

Telif hakları ve marka ihlalleri sıkça yaşanmaktadır. Bir şirketin diğer şirkete ait alan adını tasarım, yazılım veya içerik olarak taklit etmesi ya da bir şirkette bir süre çalışan bir elemanın, oradan edindiği bilgileri daha sonra aynı sektördeki rakip şirkete (ilk çalıştığı şirketten özellikle kötü ayrılmışsa) aktarması; yahut kendisi aynı sektörde çalışmaya başladığında o bilgileri kullanması gibi sorunlarla sıklıkla karşılaşıyoruz. Bu tip ihlallere karşı şirketlerin ticaret mahkemelerinde tazminat davası açtıkları ya da bilgileri sızdıran kişi ye da kişilere karşı savcılıklara başvurdukları görülmektedir.

  • Nesnelerin interneti, yapay zeka gibi geleceğin teknolojilerini da göz önüne alırsak önümüzdeki dönemde kişi ve kurumların ne tür hukuksal sorunlarla karşılaşmasını bekleyebiliriz?

Yapay zeka son yıllarda özellikle akıllı telefonların yaygınlaşması ile çok gelişti. Tabi sorunlar da o oranda arttı. Bu cümleden olarak, sözgelimi geçenlerde Google’ın sürücüsüz aracının bir otobüse çarparak maddi hasarlı trafik kazasına yol açtığı yönünde internette bir haber okudum. Böyle bir durumda, acaba tazminat hukuku açısından sorumluluk kime yöneltilecek? Yazılım hatasından dolayı yazılım  şirketi sorumlu olacak mı? Google maddi hasardan (veya olursa ölüm ya da yaralanmadan) sorumlu olacak mı? Peki ya ceza hukuku açısından “1şuta ve cezada kişisellik ilkesi” gereğince kimi, nasıl, hangi gerekçe ile sorumlu tutabileceğiz? Ceza hukukunun, binyılların birimi olan  tüm teorik mantığının belki de yeni baştan tartışılması gerekecektir?

Ayrıca Dronle’lar… Dronlar aracılığı ile gözetlenen birisi hakkını nasıl arayacak?

3 boyutlu çıktı alabilen yazıcılar üzerinde ciddi mesafe kat edildi. Şimdi bir programda, bu konuda  ciddi bir hata olursa, sorumluluk sınırı nasıl çizilecek?

Bunlar yakın gelecekte konuşulacak ciddi sorunlar. Belki de gelişen teknoloji karşısında şimdiden öngöremeyeceğimiz çok ciddi hukuki sorunlarla karşılaşacağız. Hukuk, bilişim alanındaki diğer konularda olduğu gibi  yine geriden gelecek gibi görünüyor.

Bu yazıda olan etiketler

Yorumlar