Dev Startup’ların Yeni Kabusu

Geçtiğimiz hafta Uber’in halka arzı sonrası oluşan yeni durumun yarattığı hayal kırıklığı sonrası akıllara daha önce de gelen şu soru geldi: Startup’lar için en iyi final gerçekten halka arz mı?

25
25

Geçtiğimiz hafta Uber’in halka arzı sonrası oluşan yeni durumun yarattığı hayal kırıklığı sonrası akıllara daha önce de gelen şu soru geldi: Startup’lar için en iyi final gerçekten halka arz mı?

2018 yılının Ağustos ayında Tesla çalışanlarına gönderilen Elon Musk imzalı mektupta şirketin borsa kotundan çıkarılarak yeniden halka kapalı bir şirkete dönüştürülmesi planı ve sebepleri açıklanıyordu. Bu mektubun hemen öncesinde Musk, Twitter hesabından bu fikrini kamuoyuyla da paylaşmıştı. Her ne kadar planından vazgeçmiş ve SEC tarafından bu ani fikir değişiklikleri sebebiyle cezalandırılarak bu defteri “şimdilik” kapatmışsa da arka planda açıklanan nedenleri incelediğimizde Musk’ın haklı olabileceğini düşünüyorum.

Startup’lar Neden Halka Arz İster?

Her startup kuruluşundan itibaren sürekli olarak büyümeye odaklanır. Ürün ya da hizmet devamlı biçimde iyileştirilir, iş ve pazar geliştirme faaliyetleri aralıksız sürdürülür ve bu sayede her yıl minimum üç basamaklı büyüme rakamları elde edilir. Özellikle Silikon Vadisi’ndeki girişimler için iyi bir şirkete dönüşmenin temel formülü budur. Bu süreçte startup genellikle kârlılığı yakalayamaz ve sürekli olarak yeni finansman kaynaklarına ihtiyaç duyar. İşte o kaynakların temelindeki melek yatırımcılar ve risk sermayesi şirketleri için yatırımların karşılığının alınacağı büyük final halka arz aşamasıdır. İirket değeri halka arza kadar, gerçekleştirilen yatırım ve alınan hisse oranlarına göre kapalı bir devre içerisinde tespit edilirken halka arz sonrasında bu hisselere gelecek yoğun talep, şirket değerini de kapalı sistemde oluşanın çok üzerine taşıyabilecektir. Diğer taraftan girişim daha düşük maliyetle yeni bir finansman elde edebilecektir. Yani en azından böyle olması umulur. Ancak son yıllarda teknoloji startup’larının halka arz süreçlerini izlediğimizde bu planın pek de başarılı şekilde izlemediği görülüyor.

Peki En İyi Seçenek Halka Arz mı?

Halka arz, birçok açıdan sonuçlar doğuran ve şirketin geçmişiyle geleceği arasına keskin bir sınır çizen ciddi bir karar. Yapılan bir araştırmaya göre halka arz olan şirketlerin yüzde 37’si ilk 5 yıl içerisinde borsa kotundan çıkıyor. Bu kararın arkasında ise yüzde 23 oranla birleşme ve devralma operasyonları yatarken yüzde 14’ünde şirketin gösterdiği zayıf performans yatıyor. Dahası, halka arz olma planları yapan şirketlerin de yüzde 20’si süreci başlattıktan sonra karar değiştirerek halka arzdan vazgeçiyor. Halka arz olana kadar şirketin gelecek planları, inovasyon yetenekleri ve uzun vadedeki kârlılık potansiyeli yatırımcılar açısından çok daha önemliyken halka arz sonrası, açıklanan çeyrek finansalları ve bu finansal tablolardaki olumlu ya da olumsuz değişimler yatırımcılar açısından çok daha hassas şekilde fiyatlanır hale geliyor. Bunun doğal bir sonucu olarak şirket yönetimi daha uzun vadeli gelecek odağını zaman zaman kaybederek yatırımcıların hoşuna gidebilecek türde stratejilere ağırlık verebiliyor. İşte tam da bu noktada startup’lar kuruluş felsefesi ve doğasıyla ciddi bir çatışma içerisine giriyor. Üstelik son dönemdeki teknoloji startup’larının halka arzlarının pek de umulduğu gibi gitmediği görülüyor. Buyurun yakından bakalım

İlgili Haber  2018 yılının Startup Dostu şirketleri belli oldu

Snap

2011 yılında kurulduktan sonra 2017 yılında borsaya oldukça gösterişli bir giriş yapan sosyal paylaşım uygulaması Snapchat’in çatı kuruluşu Snap, halka arz sonrası açıkladığı finansal tablolarındaki rakamlar ve Facebook tarafından gelen yoğun rekabet sonrası büyümesindeki baskılanma sebebiyle zor günler geçirmeye devam ediyor. Halka arz öncesi yaklaşık 18,5 milyar dolar seviyesinde hesaplanan değerini gongun çalınmasıyla birlikte 23,8 milyar dolar gibi rekor bir seviyeye taşıyan startup, bu halka arzdan 3,4 milyar dolar kaynak yaratmayı başarmıştı. Snap de diğer birçok teknoloji startup’ı gibi henüz kârlılık yüzü görememiş, gelecekte göstereceği umulan potansiyel performansı üzerine yatırım yapılan bir girişim. Ancak belirttiğimiz olumsuz göstergelerin üst üste gelmesi sonrası şirketin hisse başı fiyatı 11,4 dolar seviyelerine gerileyerek toplam değerinin 15 milyar dolara kadar inmesine yol açtı.

DropBox

2007 yılında kurulan bulut depolama girişimi DropBox’ın halka açılmadan önceki son değerlemesi 2014 yılında aldığı yatırım sonrası ortaya çıkmış ve 10 milyar dolar seviyesinde olduğu belirtilmişti. Şirket bu yatırımdan 4 sene sonra 2018 yılında hisse başına 21 dolar fiyatla halka arz edildiğinde 8,2 milyar dolar seviyesinde bir değerle 4 yıl önceki değerinin altında bir performans göstermişti. Bu halka arz operasyonuyla kendisine 756 milyon dolarlık kaynak yaratan startup, bu yazı hazırlanırken yaklaşık 11 milyar dolarlık şirket değerine isabet eden 23,52 dolar hisse başı fiyatla işlem görüyordu. Şirketin her ne kadar 2017 yılında gelirlerini 1 milyar dolar seviyesinin üzerine taşısa da hâlâ zararda olduğunu belirtelim. Bu durum yatırımcıları açısından 12 yaşındaki şirket için önemli bir soru işareti yaratmaya devam ediyor.

Spotify

Diğerlerinden farklı bir yöntem ve amaç çerçevesinde halka arz olan İsveçli startup, yeni hisse satma yoluna gitmeyerek ve doğrudan listelenmeyi tercih ederek halka arzdan kaynak yaratmayı hedeflemedi. Ayrıca yeni hisse arz etmeden erken aşamadaki yatırımcıların yatırımlarını reailze etmelerine imkan tanıdı. 2008 yılında kurulan startup’ın 2018 yılında halka açılmadan önceki son değerlemesi 20-25 milyar dolar olarak hesaplanırken halka arz sonrasında 32 milyar dolar seviyesine ulaşarak oldukça başarılı bir performans sergiledi ve yatırımcılarını mutlu etti. Ancak tıpkı diğer birçok teknoloji startup’ı gibi Spotify’ın da henüz kârlılığı yakalayamamış olması ve performansına yönelik açıklamalarındaki endişeler bugün şirketin hisse fiyatını 135,4 dolar seviyelerine yani toplam değerini 24,4 milyar dolara indirmiş durumda.

Lyft

Araç paylaşım startup’larının ikinci sıradaki lideri Lyft, 2012 yılındaki kuruluşundan 7 yıl sonra 2019 yılında 24 milyar dolar değerle halka arz edildi. Halka arz öncesinde startup’ın değeri JP Morgan ve Chase tarafından 15 milyar dolar olarak hesaplanmıştı. Halka arzından yaklaşık 2,3 milyar dolarlık kaynak yaratmayı başaran Lyft için halka arz sonrası süreç pek de parlak gitmeyerek şirketin hisse başı fiyatının 11,4 dolara, toplam değerinin de 15,3 milyar dolar seviyesine kadar gerilemesine neden oldu. Tıpkı diğer startup’larda olduğu gibi Lyft için de yatırımcıların kafasındaki en büyük soru işareti kârlılık olarak görülüyor. Startup kurulduğu günden bu yana zarar ediyor ve yatırımcılarına kârlılığa yönelik bir planlama sunmaktan kaçınıyor.

İlgili Haber  Her Dijital Girişimcinin Yanıtlaması Gereken 4 Soru

Uber

Lyft’ten sonra 2019 yılının en fazla beklenen halka arzı olan Uber, geçtiğimiz hafta bu süreci tamamladı. Halka arz öncesinde Goldman Sachs ve Morgan Stanley, startup’ın 120 milyar dolar değerinde olduğunu hesaplamıştı ancak halka arzda oluşan hisse başı 45 dolar fiyatı, şirketin değerini bu tahminlerin çok gerisine; 82,4 milyar dolar seviyesine getirerek şirketi Amerikan halka arz tarihinde 1975 yılından bu yana görülen en büyük değer kaybı unvanıyla kayıtlara geçmesine yol açtı.  Şirketin geçtiğimiz Ağustos ayında gerçekleştirdiği son yatırım turundaki değeri 76 milyar dolardı. Halka arzdan 8,1 milyar dolar kaynak yaratmayı başaran startup’ın hâlâ zararda olması ve ana işindeki büyümesine yönelik soru işaretleri gözlerin Uber’in yemek girişimi Uber Eats’e çevrilmesine yol açtı. Şirketin bu yazıyı yazılırken son hisse fiyatı 43 dolar ve toplam değeri 72,35 milyar dolar seviyesindeydi.

Doğru Karar Hangisi: Açılmak mı, Kapalı Kalmak mı?

Tüm bu halka arzlar ve ortaya çıkan sonuçları, teknoloji startup’ları için gerçekten final turunun halka arz olması gerekip gerekmediği sorusunun yeniden sorulmasına yol açtı. 2019 yılı içerisinde halka açılması beklenen bir diğer startup olan Airbnb ise halka arzını bir süre ertelemeye karar verdiğini duyurdu. Özellikle daha düşük maliyetle kaynak yaratma ve startup’ların erken aşama yatırımcıları ve çalışanları için yatırımlarını nakde dönüştürme imkanları sebebiyle halka arz önemli bir seçenek iken diğer taraftan özellikle halihazırda kârlılığı yakalayamamış startup’ların üzerinde önemli bir büyüme baskısı yaratıyor. Bu baskı, girişimin inovatif yönünü kısıtlayarak büyüme metriklerine daha fazla odaklanılmasına ve daha kısa vadeli kararların alınmasına yol açabiliyor. Diğer taraftan artan yatırımcı sayısı ve yatırımcı ilişkilerinin yönetimi önem kazanarak ciddi zaman ayrılması gereken birer konu haline geliyor.

Bir yandan yukarıda belirttiğim halka arzları başarısız kabul etmek için çok erken olduğunu düşünüyorum. Sonuçta Facebook ve Google da harika başlangıçlar yapamamıştı. Ancak diğer yandan bu startup’ların kârlılığı yakalamış şekilde halka arz olduklarını, dolayısıyla durumlarının çok farklı olduğunu düşünüyorum. Sonuç olarak avantajları ve dezavantajları listesi oldukça kalabalık olan halka açılma sürecinde girişimcilerin doğru zamanda doğru yönteme karar vermesi çok önemli. Bullpen Capital ortaklarından Duncan Davidson’ın da dediği gibi, belki de bu startup’lar halka açılmak için çok geç kalıyordur. Ne dersiniz?

Kaynak: Harvard Business Rewiev

Bu yazıda olan etiketler

Yorumlar