E-stonya: Kendisi Startup Olan Bir Ülke

Estonya tam anlamıyla teknoloji startuplarının ve girişimciliğin lider ülkelerinden birisi haline geldi ve adından Baltıkların Silikon Vadisi olarak söz ettirmeye başladı. Estonya’nın bu başarısının ardında neler yatıyor gelin birlikte inceleyelim.

386
386

Nüfusu 1,5 milyonu bile aşmayan küçük bir Baltık ülkesi olan Estonya aynı zamanda AB üyesi ve para birimi olarak da Euro’yu kullanıyor. 1991’de Sovyetler Birliği’nin yıkılması ile bağımsızlığını kazanan üç Baltık ülkesinden birisi olan Estonya, komşusu Letonya ve Litvanya ile birlikte son yıllarda adının teknoloji ile anılmasını sağlayabildi.

Estonya’nın teknolojiye olan ilgisini ve bu konudaki üretkenliğini birçoğumuz ilk olarak Skype ile birlikte duyduk. Hatta Skype’ın kısa bir süre içerisinde dünya geneline yayılması ile birlikte bilinirliğinin Estonya’nın bile önüne geçtiğini söyleyebiliriz. Sonrasında ise Estonya tam anlamıyla teknoloji startuplarının ve girişimciliğin lider ülkelerinden birisi haline geldi ve adından Baltıkların Silikon Vadisi olarak söz ettirmeye başladı. Estonya’nın bu başarısının ardında neler yatıyor gelin birlikte inceleyelim.

Estonya 1991’de bağımsızlığını kazandığında nüfusunun sadece yarısına ulaşabilmiş bir telefon hattı sistemi varken, ülkenin dış dünyayla olan tek bağımsız bağlantısı da Dışişleri Bakanlığı’nda bulunan bir cep telefonu ile sağlanıyordu. Sadece 25 yıl sonra ise ülke artık teknoloji konusunda bir dünya markası oldu. Bu başarının temelleri, bağımsızlığın hemen akabinde kurulan yaşça oldukça genç olan hükümetin uygulamaya koyduğu ekonomik sistem ile atıldı.

Estonya’da öncelikle sabit bir gelir vergisi, serbest ticaret ve özelleştirme sistemleri uygulandı. Yeni işletmelerin kolaylıkla ve gecikme olmaksızın sisteme kayıt olup işleme başlayabilmeleri girişimciler için önemli bir teşvik unsuru oldu. Sovyet döneminden kalan altyapı açısından oldukça zayıf bir konumda olan ülke, attığı bu yeni adımlarla sıfırdan bir başlangıç yapmış oldu. Dışarıdan teknoloji satın almak yerine kendi dijital sistemini kurdu. Ellerinde kalan eski teknolojiyle yetinmeyen ülke, Internet’e büyük bir yatırım yaptı.

İlgili Haber  Hasan Aslanoba: Şirketlerin Tek Kurtuluşu Kurumsal Fonlar Oluşturup Start-Up’lara Yatırım Yapmak

Ülke çapında gerçekleştirilen bir proje ile ülkenin bütün okullarının bütün sınıfları bilgisayarla donatıldı ve 1998 yılında tüm okulların Internet bağlantısı vardı. Estonya, 2000 yılında, Internet erişimini temel bir insan hakkı olarak ilan eden dünyadaki ilk ülke oldu ve aynı yıl bütün ülke genelinde ücretsiz Wi-Fi hizmeti başlatıldı. Aynı zamanda dijital (elektronik) imzayı elle atılan imzaya eşit sayan bir yasa çıkardılar ve bu hamle kısa sürede tamamen kağıtsız bir sistemin oluşturulmasının temelini attı. 2002’de ise Estonya, vatandaşların elektronik imza kullanarak belge imzalamasına ve devlet hizmetlerine online erişmesini mümkün kılmak için zorunlu dijital kimlik kartları çıkardı. Bu sayede kısaca evlilik ve boşanma dışında hemen hemen hiçbir şey için kalemle imza atma ihtiyacı kalmadı. Bu da bir şirketin kurulma süresini sadece 20 dakika gibi kısa bir süreye indirirken Estonya’da her şey online dünyaya taşınmış oldu.

Estonya’da Internet’ten Oy Kullanma

Skype ile Gelen Yatırım İmkanı

Devletin atmış olduğu bu adımları ve yapılan yatırımları özel sektör de iyi değerlendirdi. Estonyalı yazılımcılar ilk olarak 2003’te Skype’ın tabanında yatan kodun yazılımını geliştirdiler ve Skype’ı 2005’te eBay’e 2,6 milyar dolara sattılar. Bu satışla birlikte bir anda Skype’ın hisse senetlerinin sahiplerinden, onlarca milyon dolarlık yatırım imkanı olan bir Estonyalı ekonomik sınıf oluşmuş oldu. Bugün başkent Tallinn’de yüzlerce iş merkezi ve binlerce teknoloji şirketinin olmasının bir nedeni de bu yatırımcı sınıfın ellerine geçen bu fırsatı iyi bir şekilde kullanmış olmasıdır.

Sadece 2016’nın ilk altı ayında, Estonya’da toplamda 10.000’in üzerinde yeni şirket kuruldu. Estonya’nın nüfusu ve iç piyasası düşünüldüğünde ise bu yatırımcılar ister istemez gözünü tüm dünyaya dikmek ve geliştirdikleri teknolojileri buna göre tasarlamak pozisyonundaydılar ve bu konuda oldukça başarılı bir işe imza attılar.

İlgili Haber  Melek yatırımcılığın detayları BUSİAD’da ele alındı

Bugün yüksek teknoloji endüstrileri, Estonya’nın toplam GSYİH’sinin yaklaşık yüzde 15’ini oluşturuyor. Kişi başına düşen startup sayısında dünyada ilk sırada yer alıyor. Dünyanın en hızlı geniş bant hızlarından birisine sahip. İlkokul birinci sınıftan itibaren her çocuğa kodlama dersi veriliyor. Neredeyse tüm devlet hizmetleri online yapılabiliyor. Vatandaşlar sağlık kayıtlarına bulut sistemi üzerinden erişebiliyor ve ülkenin herhangi bir yerindeki park ücretini mobil olarak ödeyebiliyorlar.

Estonya 2014 yılında tüm dünya insanları için e-vatandaşlık hizmeti de vermeye başladı. Bu hizmet sayesinde herkes Estonya’nın e-vatandaşı olabiliyor ve dünyanın herhangi bir yerinden Estonya’da iş kurabilme, Estonya’da bir bankada hesap açabilme gibi imkanlara sahip olabiliyor.

Bütün bunların yanı sıra ülke, bir kripto para çıkarmak için de çalışmalara başlandığını bu yaz açıklamıştı. Estcoin adı verilecek olan bu dijital paranın halka arzının gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ve eğer gerçekleşirse bunun ne zaman olacağı ve paranın değerinin ne olacağı konusunda henüz kesin bir bilgi yok. Fakat altyapı açısından Estonya’nın bu konuda da başı çektiği söylenebilir.

1,3 milyonluk Estonya’nın 25 sene içerisinde geldiği pozisyon birçok ülke için örnek alınabilecek derslerle dolu. Estonya, zamanında teknolojiye ve Internet’e yapılan doğru yatırımın, bir ülkeyi nasıl bir startup gibi sıfırdan başlayıp dünya çapında bir yer haline getirmesinin somut örneğidir.

Kaynak: İşCep / Medium

Bu yazıda olan etiketler

Yorumlar