Eğitim Sektöründe Tanıtımı Nasıl Yapmalı?

Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) her yıl açıkladığı örgün eğitim istatistikleri, özel ilkokul, ortaokul ve lise sayısı ile bu okullara yönlendirilen öğrenci sayısının dikkat çekici bir şekilde arttığını gösteriyor.

410
410

Türkiye’de 2016-2017 öğretim yılı itibariyle toplam 10 bin 404 özel öğretim kurumu bulunuyor.

2012-2013 öğretim yılında özel okulların resmi okullara oranı yüzde 10.

Ancak bu oran 2016-2017 öğretim yılı itibariyle yüzde 20 gibi yüksek bir seviyeye çıktı.

Son beş yıl içinde özel okul sayısının 10 kat, özel okula giden öğrenci sayısının 12 kat artmış olması dikkat çekici.

Eğer mevcut eğitim politikası bu şekilde devam ederse bu artışın devam edeceğini ön görmek için de kahin olmaya gerek yok.

Dolayısıyla sayının bu kadar hızlı artması kaçınılmaz bir rekabet ortamına yol açtı.

Rekabetin olduğu yerde de reklam ve tanıtım ihtiyacı kaçınılmaz.

 Reklam ve Tanıtım Temel İhtiyaç Haline Geldi

Öncelikle belirtelim ki dünyanın en iyi eğitim kurumlarının tamamı tanıtım ve reklama ciddi bütçeler ayırıyor. Çünkü zirvede kalmak için sürekli yenileniyorlar ve bunu kamuoyu ile paylaşmak istiyorlar. Zira eğitim, dinamik bir alandır. Sosyal ve teknik gelişmelere ayak uydurmak gerekir. Dolayısıyla reklam ve tanıtım, markalaşmak ve bilinirliğini arttırmak için mutlaka kullanılması gereken bir araç ve ihtiyaçtır.

Bu konuda en gerçekçi sözü Henry Ford (Ford Otomotiv Kurucusu) söylemiştir:

İlgili Haber  Boğaziçi Üniversitesi’nden ADhere Reklamcılık Günleri

“Reklam bütçesini durdurarak paradan tasarruf etmek isteyen bir adam, saati durdurarak zamandan tasarruf etmek isteyen adama benzer.”

Yoğun rekabet ortamında ayakta kalabilmek ve mevcut ekonomik durumunu daha iyi hale getirebilmek için, kuruma olan talebin artarak devam etmesi gerekir. Bunun için de mevcut veli ve öğrencilerin memnuniyetini devam ettirmenin yanı sıra, yeni öğrencilere ulaşmaya da şiddetle ihtiyaç var.

Bunun en güzel yolu da başarılı ve etkili bir reklam sürecidir.

Velilere Müşteri, Öğrencilere Ürün Muamelesi Yapmayın

Eğitim sektörü, hassas bir alan ve temel malzemesi insan.

İdealist, yetkin ve sevgiyle yoğrulmuş bireyler tarafından yapılmalı.

Okul seçiminde velilerin ve öğrencilerin karar verme mekanizmaları, motivasyonları, beklentileri doğru belirlenmeli.

Okul tercihinde, tek bir karar verici ve tek bir karar alma kriteri yok.

Bu faktörler dikkate alınmadan yapılan bir eğitim reklamı ise hem eğitimin ciddiyetinden yoksun hem de hedef kitleye dokunamayan bir reklam olur.

Yani, hitap kitlesini iyi belirlemek ve iyi bir analiz ortaya koymak elzem.

İlgili Haber  Çöpe Giden Reklam Yatırımları

Reklam, Düşündüren, Vizyon Ortaya Koyan ve Hedef Belirleyen Mesajlar İçermeli

  • Öncelikle kurumunuzu olduğundan farklı göstermeye çalışmayın.
  • İyi bir eğitim kadrosuyla, eğitimden anlayan idarecilerle yola çıkın.
  • Okulun fiziki şartlarını eğitim ve öğretime uygun hale getirin.
  • Eğitim odaklı, öğrenci ve velilerin ihtiyaçlarına hitabeden tanıtımlar yapın.
  • Veliler, genellikle çocuklarının geleceklerini garanti altına almak için özel okullara gönderiyor. Dolayısıyla indirim kampanyaları ve burs imkanları gibi ekonomik vurgular, reklamlarınızın ana temasını oluşturmasın.
  • Eğitim konusunda iddialı ve işin uzmanı olduğunuzu açıkça reklama yansıtın.
  • “Diğerleri”nden farkınızı net olarak ortaya koyun.
  • Sade, basit ve anlaşılır tasarımlar kullanın.
  • Taklitlerden sakının, özgün ve gerçekten sizi anlatan bilgilere yer verin.
  • “Güçlü bir marka” vurgusu yapın.
  • Farklı mecralarda da (açık hava, yazılı basın, görsel basın, internet,…) olsa kampanya bir bütünlük sunsun.
  • Reklam ve tanıtım faaliyetlerini düzenli olarak devam ettirin.

Kaynak: İbrahim SEYLAN

Bu yazıda olan etiketler

Yorumlar