Gartner 2018’in Stratejik Teknoloji Trendlerini Belirledi

Gartner, her sene olduğu gibi bu sene de bir sonraki yıla damga vurmasını beklediği stratejik teknoloji trendlerini düzenlediği bir organizasyonda katılımcılarla paylaştı.

28
28

Bugüne kadar yapmış olduğu araştırmalar ve özellikle bilişim teknolojisi dünyasında imza attığı çalışmalarla sektörün önde gelen araştırma şirketlerinden biri olan Gartner’a göre yapay zekâ, sürükleyici deneyimler, dijital ikizler, olaya dayalı düşünce ve sürekli uyarlanabilir güvenlik, gelecek nesil dijital iş modelleri ve ekosistemleri için bir temel oluşturuyor.

Akıllı telefonlar, akıllı arabalar, akıllı evler derken genel olarak akıllı şeylerin evrimine halihazırda şahit oluyoruz. Bu evrim aslında bir noktada geniş sanayi etkisiyle de birlikte teknolojinin geleceğinde nelerle karşılaşabileceğimize ışık tutuyor. Florida’da gerçekleşen Gartner 2017 Sempozyumu’nda konuşan Gartner Başkan Yardımcısı David Cearley’e göre devam etmekte olan dijital iş evrimi çalışanlar, ortaklar ve müşteriler için fiziksel ve dijital dünyaları daha da yakınlaştırmak için yeni dijital modellerden yararlanıyor. Cearley ayrıca teknolojinin, geleceğin dijital iş dünyasındaki her şeye entegre olacağını belirtiyor.

David Cearley: Gartner’ın En İyi 10 Stratejik Teknoloji Trendleri — 2018

Akıllı Dijital Ağlar (Intelligent Digital Mesh)

Gartner, bu sene yayımladığı 10 teknoloji trendini üç ana kategori altında topluyor. Bunlar Intelligent (Akıllı), Digital (Dijital) ve Mesh (Ağlar). Gartner insanların, cihazların, içeriklerin ve hizmetlerin birbirleriyle örgülenmesine hep birden “akıllı dijital ağ” adını veriyor. Akıllı dijital ağ, dijital işi desteklemek için dijital modeller, iş platformları ve zengin ve akıllı bir dizi hizmetle sağlanmaktadır. Şimdi bu üç ifadenin nasıl tanımlandıklarına bir bakalım.

Akıllı: Yapay zekâ bugünlerde artık hemen hemen her teknolojiye yayılmaya başladı. Tanımlanmış ve kapsamı daha iyi ayarlanmış bir odaklanma ile daha dinamik, esnek ve potansiyel özerk sistemler mümkün olabilir.

Dijital: Sürükleyici, dijital olarak zenginleştirilmiş ve bağlantılı bir ortam yaratmak için sanal ve gerçek dünyayı birbiriyle harmanlamak gereklidir.

Ağlar (Mesh): Dijital çıktılar elde etmek için genişlemekte olan bir dizi insan, iş, cihaz, içerik ve hizmetler arasındaki bağlantılar.

Gartner’ın yayımladığı listeye göre Akıllı sistemler kategorisinde yapay zekâ destekli üç, Dijital kategorisinde dört ve son olarak Ağlar kategorisinde de üç teknolojik gelişimin 2018’in trendlerinden olacağı tahmin ediliyor.

Akıllı sistemler kategorisinde 2018’in trendi olacağı düşünülen üç teknolojik gelişim (i) Yapay Zekâ Girişimleri, (ii) Akıllı Uygulamalar ve (iii) Analizler ve Akıllı Şeyler olarak görülüyor. Yapay zekâ, karar verme sürecini geliştirmek, iş modellerini ve ekosistemleri yeniden oluşturmak ve müşteri deneyimini yeniden tanımlamak için büyük bir potansiyele sahip. Gartner bu konuda şirketlerin bilişim kurulu başkanlarının (CIO — Chief Information Officer) yüzde 30’unun 2020 yılına kadar yapay zekayı en iyi 5 yatırım önceliklerine dahil edeceğini tahmin ediyor ve bu konuda şirketlerin şimdiden yatırıma başlaması gerektiğini belirtiyor. Şirketlerin topladıkları verilerin ölçümlenmesi ve analiz edilmesi de yükselen trendler arasında zira şirketler büyük verilerin işlenip anlamlı bir hale getirilmesi için halen çaba gösteriyorlar. Bu da bir şekilde insanların sistemlerle etkileşiminde bir değişime gidilecek yeni akıllı çözümler üzerinde daha fazla durulacağını gösteriyor. Son olarak da Akıllı Şeyler insanlarla ve çevresiyle daha akıllı bir şekilde etkileşim kurmak için yapay zekâ ve makine öğrenimini kullanıyor. Akıllı şeyler çoğaldıkça da bağımsız akıllı şeylerden birlikte hareket eden akıllı şeylere doğru bir eğilim yaşanacağı öngörülüyor.

Dijital kategorisinde ise (iv) Dijital İkizler, (v) Buluttan Kullanıcıya, (vi) Görüşme Platformları ve (vii) Sürükleyici Deneyimler trendleri ön plana çıkıyor. Dijital ikiz, gerçek dünyadaki bir varlığın veya sistemin dijital bir temsili olarak karşımıza çıkıyor. Gerçek dünyadaki nesnelerle bağlantılı olan dijital ikiz, bu nesnelerle ilgili durum hakkında bilgi sunar, değişikliklere cevap verir, işlemleri geliştirir ve katma değer sağlar. Dijital ikizlerin 2020 yılına kadar tahminen 21 milyar ilintili sensör ve uç noktalarla milyarlarca şey için var olması öngörülüyor. Bulut bilişim alanının da önümüzdeki sene içerisinde trend olmaya devam edeceği düşünülüyor. Geleneksel bulut bilişim ile karşılaştırıldığında, iletişim bant genişliğinin azaltılması ve sensörler ile bulut sistemi arasındaki gecikmenin ortadan kalkması ile birlikte bulut tabanlı sistemlerden son kullanıcıya erişimde iyileştirmeler yaşanacak. Görüşme platformlarında iletişimin sağlıklı sağlanmasında yükün biraz daha kullanıcıdan bilgisayara geçtiğine şahitlik edeceğiz. Bu da chatbotlar ile iletişimin daha kolay olacağı ve bunların daha fazla platformda karşımıza çıkacağı anlamına geliyor. Artırılmış gerçeklik (AR), sanal gerçeklik (VR) ve karma gerçeklik (MR) alanlarının insanların dijital dünyayı algılama ve onunla etkileşim şekillerini hızla değiştirmesi ile birlikte sürükleyici deneyimler konusunun da yükselen trend olmaya devam etmesi öngörülüyor. Özellikle görüşme platformlarıyla birleşince kullanıcı deneyiminde köklü bir değişimin ortaya çıkması bekleniyor.

Ağlar kategorisinde ise (viii) Blockchain, (ix) Olaya Dayalı ve (x) Sürekli Uyarlanan Risk ve Güven konularının trend olmaya devam edeceği düşünülüyor. Son yıllarda hakkında çokça konuşulan Blockchain için uzun vadede önemli bir potansiyeli olmakla birlikte önümüzdeki birkaç yılda bu hedefe ulaşmasının pek mümkün olduğu düşünülmüyor. Fakat şirketlerin giderek bu konuya daha da eğilmeleri ile birlikte Blockchain sayesinde gelecekteki tüm para transferlerinin ve alışveriş işlemlerinin kayıt altına alınmasının mümkün olacağı öngörülüyor. Yapay zekanın gelişimi ve Nesnelerin İnterneti alanındaki yenilikler sayesinde teknolojilerin olaylara daha hızlı tepki verebileceği düşünülüyor. 2020 yılına gelindiğinde olay kaynaklı, gerçek zamanlı durum farkındalığının dijital iş çözümlerinin yüzde 80’inde gerekli bir özellik olacağı tahmin ediliyor. Son olarak dijital işin karmaşık ve sürekli gelişen bir güvenlik ortamı yaratması ile birlikte giderek daha da sofistike araçların kullanımı tehdit potansiyelini arttırmaktadır. Sürekli uyarlanabilir risk ve güven değerlendirmesi (CARTA), güvenlik özellikli dijital işe uyarlanabilir yanıtlarla gerçek zamanlı, risk ve güven temelli karar vermeye olanak tanır.

Kaynak: İşCep / Medium

Bu yazıda olan etiketler

Yorumlar