Her Dijital Girişimcinin Yanıtlaması Gereken 4 Soru

Dijital girişimcilere danışmanlık yaparken öğrendiğim birkaç dersi sizlerle paylaşmak istiyorum. Bir kuruluşu dijitalleştirmek veya dijital bir şirket kurmak istiyorsanız ya da dijital girişimcilik ve yeniliklerle ilgileniyorsanız, bu yazı tam size göre :)

397
397

Dijital girişimcilik ve dijital yenilik kesinlikle aynı şeyler değildir: dijital yenilik icat gerektirirken, dijital girişimcilik tekrarlanabilir bir şeydir.

Dijital bir girişimci olarak, girişiminizin yenilikçi niteliğini, kritik dijital teknolojilerin bulunabilirliğini, start-up girişiminizin API’lere bağımlılığını ve deneylerinizi anlamanız gerekir.

Dijital bir inovasyon araştırmacısı olarak, inovasyonları yakından takip ediyorum. Her yıl, onlarca MBA öğrencisinin Bilgi Teknolojileri dersinde ortaya koydukları iş fikirlerini öğrenmek için bir fırsatım oluyor. Çoğu, Babson’un MBA programına katılanlardan oluşuyor ve yeni işletmeler kurmak, bir aile şirketi işletmek ve büyütmek, çokuluslu şirketlere danışmanlık yapmak veya çokuluslu şirketlerde çalışmak gibi tecrübelere sahipler. İş yeterliliklerine ve geçmiş başarılarına rağmen, birçoğu dijital teknolojilere modern işin vazgeçilmez bir parçası olarak derinlemesine bilgi edinme ihtiyacı ya da fırsatı bulamamışlar ancak hepsi eşit düzeydeler ve tartışmak ve teknolojiyi öğrenmek için çok istekliler.

Bill Gates, 1999’da “Business @ The Speed of Thought” adlı kitabında şunları yazdı: “Bilgi teknolojisi ve iş ayrılmaz bir şekilde birbirine karışıyor”. Bu sözü yıllardır derslerimde paylaştım ve tek bir öğrenci bunun aksini söylemedi. İşletme öğrencileri dijital teknolojilerin mesleki kariyerlerinde kritik bir rol oynayacağını bilirler. İster girişimciler, yöneticiler, danışmanlar olsun, ister düşünce liderleri veya sosyal aktivistler olsun; dijital teknolojiler toplumun vazgeçilmez bir parçasıdır artık ve mezunlar başarılı olmak için artık dijital teknolojinin üstünlüğünü elde etmelidirler. Dahası, girişimcilik ve dijital teknolojiler arasındaki ilişki de giderek daha derinleşiyor ve gelişiyor.

Geçen dönem beklenmedik bir şey gözlemledim, MBA öğrencilerimle, kendi iş sahalarını dinlemek için bir araya geldik. Önceki dönemde olduğundan çok daha açık bir şekilde, çeşitli iş modelleri ve değerli iş teklifleri içeren daha açık bir mesaj işittim: “Dijital bir girişimci olmak istiyorum”. Sadece bana dijital teknolojilerin kullanımında yeterli olmayı amaçladıklarını ya da teknolojinin iş dünyasındaki stratejik etkilerini daha fazla keşfetmek istediklerini söylüyorlardı; birçoğu yeni bir dijital teknoloji veya teknolojiyi etkin süreçlerle piyasanın statükosunu bozmaya veya mevcut dijital teknolojileri yeniden tasarlamaya açık bir ilgi duyduklarını ifade ediyordu.

Çok sayıda öğrenci, dijital girişimcilik için ortak bir çağrıyı paylaşmalarına rağmen, yenilikleri ve start-up daki rolünü nasıl anladığını tanımlamak için çok farklı diller kullanıyorlardı. Onların kişisel ilgi alanlarını yansıtmalarına ve girişimci fikirlerini daha iyi tanımlamalarına yardımcı olmak için sık sık onlara aşağıdaki 4 soruyu sordum. Dijital bir girişimci iseniz veya bir dijital girişimci olmak istiyorsanız veya dijital dönüşümle ilgileniyorsanız, bu soruları cevaplamalısınız.

1. Dijital bir girişimci yada dijital bir yenilikçi misiniz?

Girişimci ve yenilikçi kelimeleri sıklıkla birbirinin yerine kullanılır. Bazı durumlarda aynı kişiye atfen de olsa, bunlar her zaman geçerli değildir. Schumpete’dan alıntı: “Girişimci; yeni ürünler veya süreçler geliştirmek, yeni pazarlar veya arz kaynaklarını belirlemek veya yeni türde organizasyonlar yaratmak gibi yeni bileşimler uygulayan kişidir.”. Her ne kadar Schumpeter sıklıkla girişimci-yenilikçiye atıfta bulunsa da, bu günlerde girişimci terimini kişisel deneyim ve kaynak yönetimi yoluyla bir şirket kuran kişiye gönderme yapmak için kullanıyoruz. Buluşların, girişimin bir parçası olması gerekmez; böyle durumda çoğaltıcı bir girişimci ile karşı karşıya kalırız.

“Dijital bir girişimci mutlaka bir yenilikçi olmak zorunda değildir, aynı zamanda dijital bir yenilikçi de bir girişimci değildir. İcra edilmeden dijital yenilik sadece dijital buluştur.”

Hem yenilikçi dijital girişimcilik hem de çoğaltıcı dijital girişimcilik, üzerinde dikkatlice düşünülmesi gereken artı ve eksilere sahiptir. Adil olmak gerekirse, yenilik asla mevcut değildir veya yeni bir teşebbüs de asla yoktur: yenilik bir süreklilikte gerçekleşir.

İlgili Haber  Code.YapıKredi girişimini büyütmek isteyenlerin başvurularını bekliyor

Yine de, bu sorunun cevabını girişimcilik fikirlerinin daha ayrıntılı bir analizinde buluyorum: Mevcut teknolojileri uygulama maliyetine kıyasla yeniliği geliştirme maliyeti ne kadardır? Yenilikçilikten elde edilen artı gelirler, yatırım ve çaba gerektirir mi?

2. İhtiyacınız olan dijital teknolojiler yaygın mı?

Birkaç hafta önce, giyilebilir bir cihaz geliştiren üç Babson müteşebbisiyle bir araya geldik. Cihazları için kritik öneme sahip üç algılayıcı bulmuşlar ancak bir devre kartı tasarlamak ve kurmak için bir mühendisi işe alıp, çalışıp çalışamayacaklarını sorgulamışlardı. Sonunda, bir Arduino kullanarak bir prototip inşa etmeyi tercih ettiler.

“Kendi ürününüzü geliştirmeye karar verirken, bu basit kural yeterli olsun: doğrudan aradığınız, öğrenmeye katkıda bulunmayan herhangi bir özelliği, süreci veya çabayı ortadan kaldırın.” Eric Ries,
Kaba en basit Arduino prototipi özel yapımdan önemli derecede daha ucuzdur. Ayrıca, bence, doğru başlangıçtı. Çünkü ilk keşfedip anlamak için ihtiyaç duydukları özellikleri sergileyen, asgari uygulanabilir bir ürün öncelikle ortaya konulmalıydı. Arduino’yu kullanmak, yaygın olarak sınanmış ve belgelendirilmiş parçalarla bilinmeyenleri kontrol etmelerini sağladı. Dijital bir başlangıç için yalın ilkelerin önemini burada daha iyi anlıyoruz.

3. Dijital girişiminiz harici teknolojik hizmetler konusunda güvenilir mi?

Diğer şirketler tarafından sunulan teknolojik alt yapıya dayanan bir start-up başlatabilirsiniz, ancak bunlar dikkatle seçilmelidir. Örneğin Uber, API’ler aracılığıyla sağlanan ve kendi platformuna entegre edilmiş işlevsellikleri yoğun bir şekilde kullanıyor. Bazı örneklerden bahsetmek gerekirse haritalama hizmeti, ödeme sistemi ve kısa mesajlaşma özellikleri sırasıyla Google Haritalar, Braintree ve Twilio tarafından sağlanmaktadır. Aynı zamanda, birkaç yıl önce Uber’in yüksek maliyetler nedeniyle Google Haritalar’ı MapBox API’sı ile yer değiştirdiği gibi bu hizmetlere de kritik bir bağımlılığı yoktur.

İlgili Haber  Fransa 76 milyon dolarlık Afrika startup fonunu duyurdu

Şirketiniz kritik olarak belirli API’lara bağımlıysa ve teklifiniz API sağlayıcıdan önemli ölçüde farklı değilse, başlangıçta zayıf bir stratejik konuma sahipsiniz demektir. Büyük ihtimalle, başlangıç dosyanız API’nın kullanım şartlarını da ihlal edecektir. Eğer fikriniz “düşünce denemeleri” aşamasını geçemez ise, bu durumda dijital iş modelinizi geliştirmeye devam etmelisiniz.

Birkaç ay önce, start-up fikrini benimle paylaşmak ve bu konuda düşüncelerimi öğrenmek isteyen bir grup öğrenciyle bir araya geldim. Kullanıcılara iyi bilinen bir uygulamayı işlevsellikten yoksun bırakan bir öneri algoritması tasarlamışlardı (farz edelim ki bunu Instagram olarak adlandıralım). Onların düşüncesi; yayın ve etkinlik verilerini toplamak, bunları analiz etmek ve kullanıcıları, kendi uygulamaları aracılığıyla çıkarlarına göre özel mesajlar sunmak için Instagram’ın API’sini kullanmaktı. Bu durumda, yenilikçi algoritma tavsiyelerinde bulunmak için Instagram verilerine sürekli erişim ihtiyacı duydular ve iş modelleri, bu bağımlılığı zamanla aşmak veya azaltmak için bir yol öngörmedi. Girişimci bir yeniliğin ötesinde bir icatları söz konusuydu aslında.

Bu ve benzeri örnekler çok, fakat nadiren kamuoyuna açıklanır çünkü pek az kişi başarısız iş fikirleri hakkında merak edip okumak ister.

4. Deneye yaklaşımınız nasıldır?

Başarılı bir dijital girişimci olmak için deneyle ilgili net bir anlayışa neden sahip olmalısınız? Süreçlerin hızla değiştiği bir pazarda, aşırı rekabet söz konusu ve dijital ortamdaki fikirleriniz çok sayıda olası yapılandırmayı gerektirebilir ve dijital hizmetlerinizde hangi değişikliklerin müşterileriniz için fark yarattığını tespit etmek için sistematik bir yaklaşıma sahip olmak ise işin özüdür esasında.

“İnsanların neyi beğenip beğenmediklerini anlamaya yönelik bazı deneyler gerekir” — Anderson Mason, Groupon Kurucusu

Dijital girişimcilerin, tecrübelerini ortaya koymak ve müşterilerin dijital ürünle nasıl etkileşime girdiğini öğrenmek için verileri kullanabilme yeteneğine sahip olmaları gerekir. Tecrübe ve veri odaklı olarak girişimcinin karar vermesi, onu oluşturan girişimcilik ruhunun ayarlarından başlayarak bir girişimcinin kültürünün bir parçası haline gelmelidir.

Facebook ve Google gibi şirketlerde, kullanıcı arayüzünde veya site davranışında yapılan değişiklikler her kullanıcı için tek seferde kontrol edilerek yapılmaz. Bunun yerine, her küçük ayarlama, yeni arayüz için iş açısından kritik metrik ölçümlerinin, orijinal teklif ölçümü ile karşılaştırıldığı bir deneme olarak ele alınır.

Dijital bir girişimci olarak, örnekleme ve hipotez testleri de dahil olmak üzere, deney ilkelerini öğrenmelisiniz ve bu zihniyet, girişiminizde yaptığınız her değişikliğe uygulanmalıdır; bu, başlangıç aşamasında niceliksel bir araştırma kültürüne sahip olmanızı sağlar.

Yazar: Ruben Mancha

Kaynak: Medium

Bu yazıda olan etiketler

Yorumlar