Huawei CFO Tutuklamasının Tercümesi

Bugün, TV’lerde bu konuda konuşanlar –ki daha çok ekonomistler– farklı farklı yorumlarla, ABD-Çin arasında tam da anlam veremedikleri bir noktada kaldılar. Bazıları –malum kabadayılık nedeniyle etkilenip– ABD kabahatli filan dedi. En iyisi –bilişim / telekom alanının tercümanı olarak– neler olup bittiğini anlaşılır bir şekilde anlatalım. Fusun S. Nebil yazdı...

284
284

Huawei olayını dün yazdık[1]. Ne ile suçlandığı tam açık olmayan CFO (ya da kurucunun kızı ünvanı daha mı önde acaba?)..  Gerçi ortada bir “İran ambargosunu delme suçlaması” iddiası var –aynen Hakan Atila olayı gibi– ama neden herkes ABD’nin ambargosuna uymak zorunda? ABD adeta “Bolu Beyi” gibi farklı bir ülkede bile insan mı tutuklatıyor? Acaba neler  oluyor?

Bugün, TV’lerde bu konuda konuşanlar –ki daha çok ekonomistler– farklı farklı yorumlarla, ABD-Çin arasında tam da anlam veremedikleri bir noktada kaldılar. Bazıları –malum kabadayılık nedeniyle etkilenip– ABD kabahatli filan dedi.

En iyisi –bilişim / telekom alanının tercümanı olarak– neler olup bittiğini anlaşılır bir şekilde anlatalım.

Çin ya da ABD ya da Başka Bir Ülkenin Dev Telekom Şirketleri, Devletle Çalışıyor

Halen Rusya’da yaşamaya devam eden eski CIA analisti Edward Snowden’in ortaya koyduğu belgeler, Amerika’nın dev internet şirketlerinin –ki kullandığımız Facebook, Google, Microsoft vs– CIA’e her türlü bilgiye erişim olanağı sunduğunu gösteriyordu[2].

Snowden NSA’in bunu kendi vatandaşlarına (Amerikan) karşı kullandığı için eleştiriyordu ama Cisco gibi Amerikan firmaların, önemli yabancı müşterilere (mesela ülkemizdeki başbakanlık ofisinin bilgisayar networküne bile olabilir) satılan cihazlara, firmanın –ülkemizde de temsilciği bulunan– dağıtıcısının Amerika’daki bir deposunda, nasıl da böcek (dinleme aleti) takıldığının fotoğraflı belgelerini de ortaya koymuştu[3].

Aynı dönem enteresandır bir sürü network cihazında “arka kapı” tabir edilen ve bilen birilerinin cihaza gizlice girmesine müsade eden açıklar çıktı [4]. Firmalar bağımsız güvenlik araştırmacıları tarafından tespit edilen bu açıkları hep “aaaa bilmiyorduk” diye karşıladılar ve hemen soruşturma açacaklarını ilan ettiler. Hatta FBI da soruşturma ilan etti. Ancak bugüne kadar bu tür soruşturmaların sonuçlandığına dair bir bilgi de duymadık [5].

Hatta belki düşünmediğimiz alanlarda da birşeyler var; Düşünün ki, Intel bütün dünyada senelerce her bilgisayarın içindeydi (şimdi ARM mimarisi onun yerine geçti). Acaba sadece bilgisayarın içindeki görevini mi yapıyordu? Yanısıra bir yerlere bilgi gönderiyor muydu? Ya da Microsoft? Mesela, başta Almanlar olmak üzere, neden Avrupalı şirketler 2000’li yıllardan başlayarak özellikle Microsoft konusunda önlemler almaya başlamışlardı?

Ya da Facebook, Google acaba neler yapıyor. Facebook’un bizim kendisine vermediğimiz özellikleri ya da hayatımızda olan ama eklemediğimiz kişileri bile nasıl yakaladığını yazmıştık[6].

Buna karşılık, Huawei ve ZTE firmaları da –ve de tüm diğer büyük Çinli firmalarda– ne kadar güvenilir? Belli bir seviyenin üstündeki yönetim kadrosunun Komünist Parti üyelerince doldurulduğu hep konuşulan konular arasında. 179 bin kişinin çalıştığı raporlanan Huawei’in ortakları 65 bin civarı. Huawei bir nevi kooperatiftir.

Özetle, bilişim ve iletişim (telekom) teknolojilerinin, en tepeden, en aşağıya, finansmandan, üretime, KOBİ’sinden büyük firmalara, bankalardan, devlet kurumlarına kadar her noktaya girdiği düşünülürse, bu fırsatı kullanan ülkeler var mıdır? İnsanoğlu varolduğundan bu yana herkesin sürekli birbirinin elindekini almaya çalıştığı bir dünyada yaşadığımız da gözönüne alınırsa, bilişim ve iletişim teknolojilerinin böylesine kullanılMAMAsı aptallık olmaz mıydı?

Huawei ve ZTE, 15-20 Yılda Batılı Telekom Firmalarını Ya Batırdı, Ya Sarstı

Huawei ve ZTE, internet teknolojilerin katlayarak geliştiği 2000 sonrası yıllarda, Amerikalıların ve Avrupalıların telekom alanındaki –burnu havada– firmalarını batıran 2 Çinli firmadır. 15-20 yılda çok ciddi bir mesafe katettiler. Batının iddialı telekom firmalarını ya öldürdüler ya da sarstılar.

İlgili Haber  Zamanınızın Kontrolü Sizde Mi?

Bu 2 firma farklı teknolojik yapıdan gelirler. Huawei, Cisco gibi yeni nesil telekom firmalarının, ZTE ise Nortel gibi eski nesil telekom firmalarının muadilidir. ABD’li firmalar bunları patentleri çalmakla uzun süre suçladı [7]. Ama bu iddia sonuca varamadı.

Huawei ve ZTE, 1990’ların sonlarında başlayarak, 2000’lere gelindiğinde çok uygun fiyat ve batıdan altta kalmayan bir teknoloji sunmaya başladılar. 2G/3G/4G, 4’lü oyun vs gibi hızlı bir teknolojik gelişmenin olduğu bu dönemde, Çin Bankalarından çok uygun fiyatlı kredileri de eklenince [8], batılı operatörler bile Huawei’e döndü ve batılı telekom üreticileri birer-birer çöktü. Mesela Kanadalı dev Nortel kapandı, Amerikalı Lucent (ki Graham Bell’in laboratuarına da sahipti) zorda kaldı, Alcatel ile birleşti. Ericsson 100 yılı aşkın liderliğinde sarsıldı, Cisco geriledi. Dünyanın telekom altyapısı büyük oranda Huawei oldu.

Bu arada ülkemiz bu olayın canlı bir örneğidir. 2019’a yaklaştığımız günümüzde, telekom sektörü uzmanlarının ifadesiyle, telekom altyapımız şu anda % 80 civarında Huawei. Öyle ki, 1993’de Ericsson ortaklığı ile kurulan ve bu nedenle altyapısı ağırlıklı Ericsson olarak devam eden Turkcell bile bugün Huawei ağırlıklı hale döndü.

Ama batılıları kızdıran başka bir gelişme daha var; Huawei ve ZTE sadece altyapıda da kalmadılar. Üstyapıya da geçtiler. Telekom altyapıcısı Huawei ilk başta “white label” olarak başladığı telefon cihazı üretiminde artık –Apple’ı geçerek– dünya ikincisi[9]. İlk sırada yine bir Asyalı olan Samsung var.

20ci Yüzyılın Güç İtişmesinin Odağı; Petrol – 21ci Yüzyılın; Bilişim ve İletişim Teknolojileri

Önümüzde gördüğümüz tablo, ticari ve firmalar düzeyinde gibi gözükse de, aslında jeopolitik bir güç çekişmesi. Batı ile Çin-Rus ekseni arasında bir itişmedir. Bunu daha iyi açıklayalım.

21ci yüzyılda, üstte kalmanın yolu teknolojik üstünlükten geçiyor. Askeri operasyonları bir yana koyup, ülkenizde sıfır kan akıtarak, bilgisayarlar üzerinden oturduğunuz yerden bir ülkenin elektrik sistemini felce uğratmanız, nükleer reaktörünü patlayacak noktaya getirmeniz mümkün. ABD-Avrupa yani batı bloğu ile Çin-Rusya arasındaki itişmede, artık “teknolojik üstünlük” sahibi olan kazanacak. Başka deyişle; 1947-1991 arasına tarihlenen “soğuk savaş” döneminin yerini, 21ci yüzyılda artık “siber savaş” dönemi aldı.

20ci yüzyılın güç itişmesinin odağı “Petrol”dü, 21ci yüzyılınki petrol değil, “bilişim teknolojileri”. Bugün ABD hala Ortadoğu ile ilgileniyor ama bunun nedeni kendi petrolü değil. Çünkü Alaska petrolü ve kaya içinden çıkardığı gaz ile kendi kendine yeter hale geldi. Hatta ihracat yapıyor. Şimdi Ortadoğu ile ilgilenmesinin temelinde, ortağı Avrupa, Japonya ve de rakibi Çin’in bu bölgeden petrol temin ediyor olması yatıyor. ABD musluğu elinde tutmaya çalışıyor.

G20 zirvesi sonrasında Trump’un düğmeye bastığı söyleniyor. Konuya yakın kaynaklar, Trump’ın bir kaç ay önce ilan ettiği ZTE yasaklaması [10] ile bir simülasyon yaptığı, Amerikan endüstrisine sağlanan küçük devre elemanlarının eksikliğinde neler olacağını anlamaya çalıştığı ve gördükleri çerçevesinde yeni adımlar atmaya başladığı iddiasında. Çinliler o zaman ABD’nin kendisine zarar vereceğini, çünkü üretilen parçaların ABD ekonomisi için önemli olduğunu söylediler ama anlaşılan Trump denemesinden memnun kaldı ve Huawei’ye yönlendi. Huawei ZTE’ye kıyasla 10 kat fazla komponent üretiyor.

Ekonomistler tarafından konuşuluyor ama aslında olayın teknologlar ve savaş stratejistleri tarafındna tartışılması lazım. Artık konu ticaret değil, savaşa gidiliyor ve savaşta şimdi bilişim teknolojileri son sözü söyleyecek. Sinek drone’lar, otonom silahlar, asker robotlar, kıyamet günü (dooms day) denilen kritik altyapılara siber saldırılar zamanı. Milletlerin bekaası artık bunlara bağlı.

İlgili Haber  Teknolojide treni kaçırmayalım

Gazeteci Murat Yetkin’in yeni yayınlanan “Meraklısı için Casuslar Kitabı”nı büyük bir merakla okudum. Ama o ya da bir başkası 21ci yüzyıl için benzer bir fiziksel casus kitabı yazamayacak. Yazılsa yazılsa bir bilgisayarın önünde oturan “siber casus”ların kitabı yazılacak. O da bu yazıda anlattığımız cihazların kullanılması, oradan veri alınması, analiz edilmesi anlamına geliyor. Zaten Snowden de, isyan etmeden önce bu işi yapan bir adamdı.

Türkiye’de Durum

Büyük –marka– firmalar tarafından üretilen Bilişim ve telekom cihaz ve yazılımları, kapalı yapılar. Yani bir yandan işlerini yaparken, diğer yandan başka işler de yapıyorlar mı? bilemiyoruz. ABD –kendisinden bildiği için olsa gerek– Çinliler için en son böyle bir iddiada bulundu. Çinliler tarafından kendilerine üretilen ve askeri cihazlarda da kullanılan komponentlerin içinde, kurşunkalemin ucu büyüklükte bir işlemci yakaladılar [11].

Peki acaba Türkiye için durum nedir? Dedik ya telekom alanında çalışan teknik adamlar, bugün ulusal network’ün % 80’inin Huawei olduğu belirtiliyor. Belçika dün ilan etti, bu konuda bir risk analizi yapacaklar [12]. Diğer yandan 3 yıl önce ülkemizin bir devlet yöneticisinin, aynı konuda –öngörü ile– yaptığı uyarısını, bir toplantıda sesini yükseltmesini ve yerli baz istasyonu ULAK’ı koruma çabasını (ama o günden beri korunmadığını) hatırlatmış olalım [13].

ULAK demişken, hatırlatılması gereken bir husus da şu, Özel sektör ve Kamu Yöneticileri artık İnsanları “yerli malı”, “milli mal” gibi sözlerle oyalamasın!!! Algı yaratacağız diye ülkenin geleceği ile oynamasın !!!

Ya “mış gibi olmayan” yani başka yazılımların arayüzlerini kullanarak yaratılmamış [14] olan yazılım ve cihazlar üretilmesi için seferberlik ilan edelim. Ki..elimizde olan ve kıymetini bilmediklerimiz var. Bunların üzerine eğilelim.

Ya da (ve de hiç olmazsa) tarafsız bilişim ve iletişim dünyasının, 20-30 yıldır “Açık Kaynak” diye işaret ettiği, içi açık yazılım ve donanım alalım –ki ne yaptığını anlayabilelim..

Güncelleme: Rus Dışişleri Bakanı Lavrov konuya bir öfkeli ifade ile “küstah ve aşırı milliyetçi bir politika” diyerek tepki verdi. Onu da burayi tiklayarak okuyabilirsiniz. Ayrıca varsa, yorumlarınızı da aşağıya ekleyebilirsiniz.

[1] Kanada, Huawei’in CFO’sunu ABD Adına Tutukladı

[2] ABD’de FBI ve NSA, 9 İnternet Firmalarının Sunucularından İnsanlar Hakkında Bilgi Topluyormuş

[3] Ortaya Çıkan Fotoğraflar NSA’in Cisco Cihazlara Casus Parçaları Taktığını Gösteriyor

[4] Juniper Networks Firewall’larında Arka Kapı Kodu Bulundu, FBI Olayı Soruşturuyor

[5] 42 Ülkeden Siber Aktivistler, ‘Arka Kapı’ Olaylarına Karşı Bir Açık Mektup Yayınladılar

[6] Facebook İlişkilerinizi Nasıl Biliyor (Gölge Profil)?

[7] Cisco, Huawei’ye Karşı Patent Davası Açtı

[8] Huawei CDB’den 30 Milyar $ Kredi Bağladı

[9] Huawei Surpasses Apple, Moving into Second Position While Overall Market

[10] ZTE’nin Yasaklanması Çinlileri Kızdırdı

[11] Çin’liler Amerikalı Firmalara Casus İşlemcili Makinalar mı Sattı?

[12] Belgian Cyber Officials Start Huawei Risk Assesment Report

[13] BTK, Orhan Öğe Eleştirilerine Karşı Açıklama Yayınladı

[14] ‘Yerli’, ‘Milli’, ‘Yerli ve Milli’ Kavramları Üzerine Bir Tartışma

Kaynak: Fusun S. Nebil / Türk İnternet

Bu yazıda olan etiketler

Yorumlar