İnsanlığın Robotlarla İmtihanı

Tümüyle yapay zekaya sahip robotlardan oluşan koskoca bir fabrika hayal edelim. Bu yapının içerisinde çalışan tek bir insan bile olmasın ki bu da olası bir durum. Peki ya yeniden şekillenecek olan ve öngörülemez gelir dağılımı, yapay zeka ve robotik tekniklerin getireceği işsiz yığınlar, arz talep dengesindeki açmazlar? Ünlü Fizikçi Stephen Hawking’in dediği gibi belki de yapay zeka insanlığın sonunu getirecek kim bilir?

168
168

Sürekli gelişen teknoloji ile birlikte iş yapma modelleri de hızla dönüşüyor, farklılaşıyor. Öyle ki, on yıl öncesine şöyle bir baktığımızda zihnimizde adeta taş devrini yaşadığımız hissi beliriveriyor çünkü şu an kullandığımız mobil uygulamalar, sosyal ağlar, navigasyon… hiçbiri bu kadar etkin ve yaygın değil. Haliyle, ortaya koymayı planladığınız proje ve yenilikler birkaç ay içerisinde eskiyebiliyor. Her şeyin hızla değiştiği dünyada “günü doğru okumak” kavramı da süreç içerisinde gitgide anlamını yitiriyor. Bizler günü doğru okuyana kadar gün çoktan değişip dönüşmüş, bambaşka bir hâl almış oluyor. İşletme olarak ortaya koymayı planladığınız proje ve yenilikler birkaç ay içerisinde geçmişin masalları arasına karışıveriyor.

1899 yılında “Artık yeni bir şey yok, icat edilebilecek her şey icat edildi.” diyen Amerika Patent Dairesi Başkanı Charles Duell bugünleri görseydi, muhtemelen işine dört elle sarılmayı tercih ederdi. Bugünkü yeninin yarın eski ve demode olduğu dünyada, gelecek ve onun getireceği yenilikler ister istemez insanları ürkütüyor. Yeni gelişen teknikler insan hayatını kolaylaştırırken bir yandan da bu dipsiz kuyunun varacağı karanlık içimizde derin bir endişe uyandırıyor.

Peki bu dönüşümün sonu nereye varacak? İş hayatını yapay zekalara mı bırakacağız? Bu sizce de insanlığın sonu demek değil midir? Son otuz yılda hareket kabiliyeti gitgide daralan insanlığın cam fanusu andıran odalara evirilen hayatı morg çekmecelerine mi taşınacak? Küçük bir ekrana bakacak ve onun içerisine sığışan koca bir hayatı hayal edip mutlu mu olacağız? Bununla yetinmek, en önemli özelliklerinden birisi sosyal olması dediğimiz insanlığa yaraşır bir durum değil. Mobil araçları yoğun kullanmanın getirdiği fiziksel rahatsızlıklar gitgide artarken yarınları yalnızca hayal etmek bile insanlık adına fazlasıyla korkutucu değil mi?

İlgili Haber  Sağlık alanında araştırmacı yapay zekalar geliyor

Tabii şu sıralar Endüstri 4.0, iş dünyası içinde fazlasıyla popüler bir konu. Dördüncü sanayi devrimi olarak algılanan bu kavram, geleneksel sanayi sistemlerinin yüksek teknoloji, üretimden süreçlerinden nihai ürüne dek ergonomi ve uyum, kaynakların daha verimli kullanılması ve robotik sistemlerin üretimlere entegrasyonuna dönük koca bir reformlar bütünü. Öyle ki, Çin’in DTÖ’ye girmesinden bugüne konuşulan ucuz işgücü maliyetleri ve haksız rekabet kavramlarını kökünden silecek bir devrimden bahsediyoruz.

Konuyu daha iyi anlamak için gelecekte var olan ve tümüyle yapay zekaya sahip robotlardan oluşan koskoca bir fabrika hayal edelim. Bu yapının içerisinde çalışan tek bir insan bile olmasın ki bu da olası bir durum. Çalışanların işlerinden elde ettikleri tatmin, işlerine olan bağlılıkları, ortaya koydukları performanslar, aralarındaki uyum ve iletişim yetenekleri önemsiz ve gereksiz detaylar. Tüm işler yapay zekaya sahip robotlar tarafından sorunsuz ve muntazam bir biçimde yapılıyor. Her çıktı optimum seviyede ilerliyor, en üst düzeyde verim, hatasız üretim, yüzde yüz itaat, sıfır sorgulama ve sonuç olarak da maksimum çıktı. Çünkü işin içerisinde hata yapma olasılığı bulunan insan yok.

Böyle bir durumda sosyal bilimlerin ve yönetim teorilerinin tamamının çöp olacağını varsaymak hayalcilik sayılmaz. İnsan unsurunun devreden çıktığı her alan yaşamın belki de sıfırdan kurulduğu bir düzeni beraberinde getiriyor. Peki ya yeniden şekillenecek olan ve öngörülemez gelir dağılımı, yapay zeka ve robotik tekniklerin getireceği işsiz yığınlar, arz talep dengesindeki açmazlar? Ünlü Fizikçi Stephen Hawking’in dediği gibi belki de yapay zeka insanlığın sonunu getirecek kim bilir? Geleceğe insan odaklı bakarken “bir tıkla her şey ayağımıza gelecek” diye geçiştiriyor ve konuya sadece pragmatik açıdan yaklaşıyoruz. Otomasyon sistemlerinin günbegün geliştiği ve bunun sancılarının günümüzde bile hissedildiği dünyada kuralların ve sistem altyapısının şimdiden belirlenmesi oldukça elzem bir durum. Microsoft’un kurucusu Bill Gates’in robotlara vergi getirilmesine dönük önerisini bu kapsamda ele almak gerek. Aksi halde önümüzdeki on yıllar boyunca sebebi anlaşılamayacak birçok farklı krizle yüzleşmemiz mümkün.

İlgili Haber  LG, Pazara Yapay Zekalı Giyilebilir Robotu Sürüyor

Konunun bir diğer boyutu daha var tabii. Teknolojik gelişimin hızı ister istemez bizlerde tüm bu sorunlarla sanki hemen şimdi yüzleşecekmişiz gibi bir algı oluşturuyor. Halbuki dünyanın bir yanı Mars’ta keşifler yapıp evrenin oluşum süreçlerini incelerken bir diğer tarafı hâlâ kuyulardan çektiği suyla açlığın pençesinde yaşam savaşı veriyor. Dünyada yapay zekaya sahip robotlarla insanlığın savaşını kurgularken sanırım bu gerçeği göz ardı ediyoruz.

Kim bilir, belki de fakir coğrafyalara insanlığın götüremediği refah ve mutluluğu bir gün gelir yapay zekaya sahip robotlar getiriverir. O zaman insan olarak bize düşen elbette ki onları yürekten alkışlamak olacaktır.

Kaynak: Murat ÖZPEHLİVAN / Harvard Business Review

Bu yazıda olan etiketler

Yorumlar