İnsanlığın Robotlarla İmtihanı

Ağır sanayi hamlesi yapayım derken, tarımı kaybeden, tam ağır sanayi işini becermişken, dünyanın yazılımdan, bilişim teknolojilerinden parayı kaldırması sonucu yaya kalan ülkemiz, bu sefer Endüstri 4.0 ve robot teknolojisinin getireceği olanakları yakalasın.

259
259

Yazının başlığı, sanki serisi çekilecek bilim kurgu filmi… “İnsanlığın Robotlarla İmtihanı – 1” Yazı içeriğinde kahvemizi yapan, devlet dairesinde mühür basan robotlar var. Uzayda kurulacak koloni var. Hatta 2048’den bahsediyorum. “Ohoo 30 yıl, kim öle kim kala…” demiyoruz, 30 yıl önceyi yani 1987’yi düşünüyoruz. Özel televizyonlar kurulmamış. Google diye bir şey yok. Şu an 50 Milyar dolar kişisel serveti olan Facebook’un kurucusu Mark Elliot Zuckerberg ana okulunda. Evlerde ne bilgisayar ne de internet var. Sanki onunla doğmuşuz gibi gelen yanımızdan ayırmadığımız akıllı telefon, akıllısını bırakın, cep telefonu yok. Tüm bu gelişimleri bir nesil yaşamı içinde gördü, peki 30 yıl sonra neler olacak?

GİRİŞ: Düşmanını Tanı

İnsanların aynı yöntemleri kullanarak tekrarladığı işleri ve insan beyninin hatırlamasına imkân olmayan genişlikteki verinin taranıp işlenmesini artık robotlar yapıyor. Tek düze işler nasıl, otomotiv fabrikalarında yıllardır makineler tarafından yapılıyor ise yetenekleri daha çok artan robotlar artık biraz daha komplike işleri yapmaya başladılar.

Testleri başarı ile tamamlanan uzun yol taşımacılığı ve taksicilik otonom araçlar ile yapılmaya başlanıyor. Kahve dükkanlarında sevdiğiniz lezzetleri karıştıran baristaların yerini robotlar alıyor. Hatta robot barista çalıştıran kahve dükkânı açıldı, büyük talep gördü, zincir haline geliyor. ABD’de binlerce mahkeme kararını tarayabilen ve savunma üreten yapay zekâ avukat, alacak davalarında çalışmaya başladı. Medya, son dönemde ajansların geçtiği kategorik haberleri otomatik olarak web sitelerinde yayınlayabiliyordu. Ama artık insan tarafından yazılan haberleri de yapay zekâ yazabiliyor. Yapay zekâ, maçın skor bilgisi, oyuncuların top sürme süreleri, gösterilen kartlar gibi bilgiler sayesinde, biz insanların anlayabileceği haber metinlerini yazabiliyor. Bir ekonomi gazetesinde şirketlerin mali veri analizlerini inceleyen bir gazeteci aynı anda ancak birkaç şirketin mali raporunu haberleştirebilecek iken, yapay zekâ için ise bu konuda kısıtlama yok. Yeter ki veri olsun.

GELİŞME: İşçi, Memur, Emekli?

10 yıl içinde üretimde kaynak planlaması yapılmasını sağlayan ERP yazılımlarının endüstri mühendisleri ve üretim müdürlerinin yerini alması bekleniyor. Devlet dairelerinde ise 2045 yılına karar memurların yarısının robot olması ön görülüyor. “Yok artık, daha neler!” demeyin. “Yok artık!” diyenlerin karşında mühür basan robot hayal ettiğini tahmin ediyorum am aslında fiziksel olarak mühür basan bir robota ihtiyaç yok. Çünkü sizin zaten devlet dairesine gitmenize gerek kalmayacak. Yeni kimlik kartları ile dijital imzanız kart içinde yer alıyor. İnternet sayesinde kâğıt, imza, posta ortadan kalktığı için devlet dairesinde evrak koşturmak gerekmeyecek. Devlet işleri böyleyken vatandaşların kendi arasındaki alım satım işleri içinde yakın süre içinde belki de bilgisayarlarına kimlik kartlarını takıp, dijital imzaları ile onay vermeleri yetecek. Yani bu ve buna yakın imkanlar ile devlet dairesi merdivenlerini aşındırmak gerekmeyecek.

İşin emekliler tarafında ise emeklilik yaşının durmadan ötelenmesinden gidişat kendini belli ediyor. İnsan ömrünün uzamasına ek olarak nüfus arttıkça, daha fazla emekli, daha fazla emekliyi süspanse etmek için daha genç nüfus ve ötelenen emeklilik yaşı sarmalı karşımıza çıkıyor. Emeklilik için erkekte yaş şartı aranmadığı 1976, kadında yaş şartı aranmadığı 1981’den bugüne, sistemin kilitlenmemesi için yaş sınırının sürekli yükseltilmek zorunda kalması da işte tam bu yüzden. Öncelikle erkeklere yaş sınırının getirildiği 1976’dan sonra (Sigorta giriş yılı) erkekler 44 yaşında emekli olabilirken, kadınlar 38 yaşında emekli olabiliyordu. 30 Nisan 2008’den sonra sigortalı olan erkekler için emeklilik yaşı 2036 yılına kadar 60, kadınlar için ise 58 olacak. Emeklilik yaşı 2036’dan itibaren kademeli artacak ve 2044’de erkeklerde ve 2048’de kadınlarda emeklilik yaşı 65’e çıkacak.

SONUÇ: Bilim ve Teknolojiye Kafayı Takmak Lazım

Endüstri 4.0 ile sanayide robotların sayısı artıp, sadece nitelikli iş gücüne ihtiyaç olacağından, eğitim kalitesi düşük ülkelerin vatandaşını besleme olanağı azalacak. Bu sıkıntıyı yaşamamak için eğitimdeki kaliteyi arttırmak gerekecek. Kaliteli eğitim için de eğitime ayrılan kaynakların arttırılması ve aşırı “insan üretiminden” kaçınılması gerekecek. 10 ara eleman yerine 1 gerçek robot planlayıcısı/mühendis yetiştirebilmenin yolunu bulun ülkelerin vatandaşları daha müreffeh bir yaşam sürebilecekler.

Bu gerçeği görmekte zorlananlar, planını şimdiden yapmayanlar ise ellerindeki genç ama işlevsiz nüfusu beslemekte büyük zorluk çekecekler. Bizde ise pek popüler söylemlerden olan “Ara eleman çok önemli” tespiti realitesini kaybedecek gibi görünüyor. Siyasete kurban giden meslek okulları, sonrasında yapılan hatadan dönülse de toparlanamadığından ülkece ara eleman fikirden vazgeçmek zor olmayacaktır. Yeter ki bu sefer dünyanın akışına ayak uydurabilecek bir sistem zamanı geçmeden uygulanabilsin.

Ağır sanayi hamlesi yapayım derken, tarımı kaybeden, tam ağır sanayi işini becermişken, dünyanın yazılımdan, bilişim teknolojilerinden parayı kaldırması sonucu yaya kalan ülkemiz, bu sefer Endüstri 4.0 ve robot teknolojisinin getireceği olanakları yakalasın.

Kaynak: Dağhan UZGUR

Bu yazıda olan etiketler

Yorumlar