KOBİ’ler ancak e-ticaret ile büyüyecek

Türkiye’deki yerli üreticiler için e-ticaret dönüşümünü hızlandırmamız gerekiyor. Bunu yapmak için de doğru bir e-ticaret dönüşüm stratejisine ihtiyacımız var.

77
77

Duvardaki şarj adaptörünü daha kolay kullanabilmek için 3 metrelik, L şeklinde ucu olan USB kabloya ihtiyacım var. Türkiye’de ne teknoloji marketlerinde ne de e-ticaret sitelerinde böyle bir ürün bulmak mümkün değil. Mecburen istikameti Çin’in en büyük e-ticaret platformlarından biri olan AliBaba’nın tüketici sitesi AliExpress’e çeviriyorum. Kısa bir aramadan sonra 20 liraya ürünü buluyorum. Üstelik Türkiye’ye gönderim bedava. Genelde 20 gün süren gönderim bu sefer 1 haftada tamamlanıyor ve yeni kablomu kullanmaya başlıyorum. Çin’deki sıradan bir üretici, 8 bin kilometre ötedeki bir tüketiciye ürününü satabilecek bir altyapıya sahip.

Aynı senaryonun Türkiye versiyonunda maalesef halen mutlu son yok. Örneğin Sivas’taki bıçak, Gaziantep’te bakır ya da Erzurum’daki oltu ustası, ürettiği ürünleri bırakın 8 bin kilometre ötedeki bir tüketiciye, şehrinin bir adım ötesine bile satamıyor.

Nielsen tarafından yapılan araştırmaya göre Çin’in ekonomik büyümesindeki en önemli faktörlerden biri e-ticaret hacmini sürekli büyütmüş olması. Çin’in kendisi zaten büyük bir pazar. Yerel bir üretici için bu pazarda büyümek ve olgunlaşmak mümkün. Hatta yalnızca bu pazarda kalmayı tercih eden otomobil, teknoloji ve yazılım firmaları bile var. Örneğin Xiaomi markası uzun yıllar yalnızca Çin pazarında telefon sattı. Buna rağmen tüm dünyada tüketicilerin yoğun ilgisi yüzünden Çinli e-ticaret sitelerinden en çok talep gören ürün oldu. Şimdi ise dünyaya açılıyor.

İlgili Haber  İnternetten ev satın almaya ne dersiniz?

Türkiye’deki yerli üreticiler için bu dönüşümü hızlandırmamız gerekiyor. Bunu yapmak için de doğru bir e-ticaret dönüşüm stratejisine ihtiyacımız var.

Bundan 10 yıl önce herkes kendi e-ticaret sitesini açmaya çalışıyordu. Ancak Çin örneğinde de görebileceğimiz gibi e-ticaret hacminin %90’ı pazar yeri olarak isimlendirilen AliExpress ve benzeri platformlarda gerçekleşiyor. Bu tarz pazaryeri sitelerinin Türkiye’de de yerel karşılıkları var. Hatta dünyanın en büyük pazaryerlerinden biri olan Amazon pek yakında Türkiye’de de faaliyet gösterecek. Ülkedeki tüm işletmelerin bu tarz pazaryeri uygulamalarında yer almasını kolaylaştıracak eğitimlerin ve ortak çalışmaların bir an önce başlatılması gerekir.

E-ticaret sektörünün olmazsa olmazı ödeme güvenliği. Çin’de elektronik ödeme altyapısı neredeyse hayatın her anına sirayet etmiş durumda. Örneğin Wechat anında mesajlaşma yazılımı tarafından sunulan WePay ödeme sistemi yalnızca elektronik ticarette değil, sokaktaki manavda ya da doktor polikliniğinde bile geçerli tek yöntem haline gelmiş durumda. Elektronik ödemenin bu kadar yaygınlaşması ve güvenli hale gelmesi sayesinde e-ticaret firmaları kendi ülkelerinde hem daha hızlı büyüyor hem de ciddi tecrübe kazanmış oluyor. Türkiye’de yerel ve güvenli elektronik ödeme yöntemlerinin sayısı bir hayli fazla. Bunların tabanda yaygınlaşması, e-ticaret kullanımının önünü açacaktır. Yerel pazarda büyüyen şirketlerin uluslararası arenada şansı daha fazla olur.

İlgili Haber  E-İhracat platformu

Tüm bunlardan daha da önemlisi ucuz, devlet destekli ve yurt dışı gönderimleri hızlı olan bir lojistik platformuna ihtiyacımız var. Eğer Çin’den satın aldığınız 5 liralık bir ürün sıfır kargo ücreti ile Türkiye’ye ve dünyanın herhangi bir yerine ulaşabiliyorsa, birkaç gramlık ürünü Almanya’ya 50 liralara gönderdiğimiz bir modelin işlemesi mümkün değil.

Ülke ekonomisine katkı sağlayacak ihracat temelli e-ticaret, özellikle KOBİ’lerin bu sıkışık ekonomide imdat simidi olacaktır.

E-kitap niye pahalı?

Elektronik ekrandan okuma deyince birçok kişinin aklına bilgisayar ekranından ya da cep telefonundan sosyal medyaya erişmek geliyor olabilir. Ancak e-kitap okuyucular 10 yıldan fazladır hayatımızda ve sıkı kitap kurtlarını bile cezbetmeye başladılar. Evet kitabın kokusunu ve yapraklara dokunmayı halen çok seviyorum ancak e-kitap okuyucular sayesinde artık daha fazla kitaba erişebiliyorum. Yayınevlerine ise bir sitemim var. Baskı maliyetleri olmayan e-kitapları çok yüksek fiyattan satıyorsunuz. Bu yöntem ile zaten az olan e-kitap okurunu cezalandırıyorsunuz. Ya da yayınevleri sahip oldukları dağıtım gücünün yiteceğinden endişe ediyorlar. Kim bilir?

Kaynak: Murat YILDIZ / Dünya

Bu yazıda olan etiketler

Yorumlar