Markalar “Geleceğin Tüketicisine” Hazır mı?

Karşımızda ne istediğini çok iyi bilen, geleneksel tek taraflı marka iletişimine inancını kaybetmiş, kendi ürettiği ya da kendi akranlarının ürettiği içeriklerin daha değerli olduğunu bilen ve markaları da bu gerçeğe davet edip, bu yönde iletişimlerini şekillendirmelerini talep eden bir tüketici var.

143
143
  • Geleceğin tüketicisi bugünden oldukça farklı ki izlerini bugünden görebiliyoruz.
  • Havas’ın 2017’de yaptığı araştırmaya göre ise kişilerin %74’ü kullandıkları markaların bir anda kaybolup gitmesini bile önemsemiyorlar.
  • Tüketicilerin %53’ü kendi verilerini markalarla paylaşma karşılığında markadan tamamen kişiselleşmiş bir deneyim talep ediyor.
  • Benzeri yazılar için; Tüketiciyi Siz Anlamazsanız, Sonuçlar Size Anlatır!

Geleceğin tüketicisinin geçmişten ve hatta günümüzden daha farklı olacağını bugünden anlamamızı sağlayan birçok metrik var.

Hali hazırda kişilerin sahip olduğu bilimum ekranlar başında geçirdiği sürenin günde 10 saate çıkması tüketiciye ulaşmak için yeni mecralar ve yeni fikirler üretilmesini tetikliyor.

PSFK&Cisco ‘nun konu hakkındaki raporu geleceğin tüketicisi hakkında dikkat çekici ayrıntılara yer veriyor;

  • İstedikleri zaman istediği bilgiye ulaşabilme şansına sahip yeni nesil tüketici artık hiç olmadığı kadar bilgili, öyle ki Expedia’nın 2016 yılında yaptığı bir araştırmaya göre; Dünya üzerindeki seyahat severlerin %60’ı bilgiye erişebilecekleri bir kaynak olarak gördükleri mobil cihazları olmadan seyahate çıkmak dahi istemiyorlar.
  • Aynı durum spor fanları için de geçerli Connected Sports Fans isimli araştırmaya göre sporseverlerin % 89’undan fazlası sosyal mecralarda fotoğraf ve video paylaşmak için mobil cihazlarını kullanma taraftarı.
  • Havas’ın 2017’de yaptığı araştırmaya göre ise kişilerin %74’ü kullandıkları markaların bir anda kaybolup gitmesini bile önemsemiyorlar. Peki bu vahşi ormanda markalar tüketici zihninde yer edinebilmek için ne yapmalılar?
  • Ve işimiz Z kuşağına geldiğinde Y kuşağından daha zor bir hale geliyor. Çünkü artık onların önemsedikleri “ünlüler”’in sadece 10’da 1 geleneksel ünlülerden hoşlanıyor. Geleceğimizin tüketicisi Youtube ya da Instagram’da gördüğü “kendine daha çok benzeyen” ünlüleri dikkate alıyor.
  • Fast Food markası Taco Bell’e göre ise kullanıcı tarafından oluşturulan içerik markanın kendi oluşturduğunu çoktan geçti ve bu gelecekte de böyle devam edecek. Yani artık markaların kendi markalarının kontrolünü ellerine tamamen alamayacağı gerçeğine alışmaları gerekiyor.
İlgili Haber  Gelecek, nesnelerin değil duyguların internetinde…

Tüketiciler her markayı etkileyebileceklerini düşünüyorlar. Bu durum markalarında “hedef kitle merkezli bir yaklaşıma” kaymaları için baskı oluşturuyor. Artık markalar hedef kitlesini çok iyi gözlemlemeli ve onlarla direkt bağlantı kurmanın yollarına hakim olmalı!

Hem dijital hem de analog olarak “Tüketiciye her zamankinden daha yakın” olduğu bir evrede markalar, tüketici-marka ilişkisini onlarla kusursuz bir bütünleşme yolu bulma şeklinde tanımlıyor.

Şimdiye kadar tüketici, marka tarafından oluşturulan içeriklere ulaşan kişi olarak tanımlanırken artık tüketicinin aslında markanın rollerini üstlendiğini görüyoruz. Artık tüketici bulunduğu yerde marka mesajına maruz kalmak yerine o mesajları veren, o rolleri değiştiren tanımına sahip oluyor.

İlgili Haber  Amazon etkisi: Pazarlama dünyasının geleceği üzerine spekülasyonlar

Bazaar Voice tarafından 2016 yılında yapılan araştırma ise bunu kanıtlar nitelikte. Tüketicilerin %53’ü kendi verilerini markalarla paylaşma karşılığında markadan tamamen kişiselleşmiş bir deneyim talep ediyor.

Teenagers lying on floor with Ipad and mobile

Tüketici tarafından üretilen içeriklerin değeri oldukça yüksek çünkü kendi kanalına sahip tüketici bunu kendi eğlence yolu olarak görüyor. Yine Bazaar Voice tarafından 2016 yılında yapılan araştırmaya göre 13-24 yaş arası tüketiciler TV ile haftada ortalama 8.2 saatini geçirirken sosyal mecra içerikleri ile haftada 20.9 saatini geçiriyor.

Karşımızda ne istediğini çok iyi bilen, geleneksel tek taraflı marka iletişimine inancını kaybetmiş, kendi ürettiği ya da kendi akranlarının ürettiği içeriklerin daha değerli olduğunu bilen ve markaları da bu gerçeğe davet edip, bu yönde iletişimlerini şekillendirmelerini talep eden bir tüketici var.

Artık TV ya da billboardlarda gördüğümüz ünlüler ile yapılan iletişim değil, “kendilerinden olan” influencer iletişimleri daha değerli, kişiselleştirilmiş her teklif daha değerli ki kendileri de bunu talep ediyorlar. Talep etmeye de devam edecekler. Markalar ise tüketici ile yakınlık sağlamak için onların istediği yolda olmaya devam etmeliler.

Kaynak: Pazarlamasyon

Bu yazıda olan etiketler

Yorumlar