Meksika Açmazı (Mexican Standoff), Şirket Kültürleri ve Dijital Dönüşüm

Şirketlerin Meksika açmazlarını, kurumsallaşmayı ve şirket içi güç mücadelelerini bırakarak teknoloji kullanmaya, dijitalleşme ve değer yaratmaya odaklanmaları gerekli. Ferhat Yalçın, Meksika Açmazı'nın şirketler için ne ifade ettiğini yazdı...

41
41

Meksika açmazı (Mexican Standoff) deyimini Özyeğin Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi Direktörü Sayın Dr. İsmail Arı hocamızdan öğrendim. Sosyal hayatımızda ve iş hayatımızda bu kavramın ne kadar yaygın görülen bir durum olduğunu ve ifade edemediğimiz halde fazlasıyla bu güç dengesinin içinde bulunduğumuzun farkına yeni varabildim.

Meksika açmazı (Mexican Standoff) olaya karışan hiçbir tarafın kazançlı çıkamayacağı içinden çıkılmaz durum, çıkmaz, açmaz olarak kullanılan bir deyimdir. Gerilimi arttırıcı nokta karşı tarafın kendisine ateş edeceğinden korktuğu için hiç kimsenin silahı bırakmamasıdır. Kimsenin açıkça üstünlük sağlayamayacağı, yapılacak bir hamlenin her iki tarafa da çok ciddi zararlar vereceği bir durumda kalıp karşılıklı olarak geri çekilmek, kitlenip zaman kaybetmek veya hep birlikte ölmek. Bu deyim, Kovboyların karşıya gelip herkesin tabancalarını birbirine yönelttiği ve çatışmaktan vazgeçip geri geri uzaklaştıkları sahnelerden kaynaklanıyor.

Meksika açmazı bir çok şirketin organizasyon yapısının boşluklarında ortaya çıkan çözümsüzlüklerin sonucunu ifade ediyor. Şirketlerin departmanları ve bireyler sürekli birbirleriyle uğraşmaktan silahlarını ve güçlerini dizginlemeyi bırakamaz durumdalar. Bunun neticesi olarak şirketler mevcut işlerini geliştirmek, inovasyon yapmak, teknolojiyi yakalamak ve değer yaratmak kavramıyla ilgilenemez hale gelirler. Değer yaratma odaklı olmak yerine kurumsal kültüre, süreçlere ve işleyişe takıntılı olan şirketlerde gerçekleşecek hizmet veya operasyonlarda haklı ve haksızın belirlenmesi gerekir. Meksika açmazı kurumsal hayatta bir güç dengesi kurulmasına ve sürekli gerginliklere uğraşılmasını ifade ediyor ki, kurumsal yapılarda ilerlemek yerine güç savaşları ve zafiyet göstermek bireyler için daha büyük önem taşımaktadır.

İlgili Haber  Dijital dönüşüme ayak uyduran şirketler yüzde 26 daha fazla kar edebilir

Dijital çağ ve dijital dönüşüm değer yaratmak ile ilgili. Bir şirketin teknoloji ve dijitalleşmeyi kullanarak bireylere ve topluma sürdürülebilir bir değer yaratması gerekiyor. Dijital çağı diğer zamanlardan farklı kılan bu değer odaklı yapısı ve gücün kontrolünü şirketlerden alarak bireylere vermesidir. Kurumların bunu yapabilmesi için süreçler ve kurumsallaşma ötesine bakmaları gerekmektedir. Süreçleri azaltarak, kurumsallaşmayı hafifleterek gücü departmanlardan veya bireylerden alarak tekrar müşteriye vermeleri şarttır, değer yaratmak ancak bu şekilde gerçekleşebilir. Dijital çağda kalıcı olabilmek için sürdürülebilir ve süreklilik arz eden bir değer üretimi şarttır.

İlgili Haber  Dijital ve Dönüşüm

Şirketlerin kendi içlerinde güç mücadelesi vermek yerine dijital dönüşüm, yeni teknolojiler, girişimlerle çalışmak ve çevik organizasyonlara dönüşmeleri gerekmektedir. Aslar-Üsler, Müdürler-Direktörler veya Departmanlar arası Meksika açmazları ile şirketler sadece iç dünyalarında bir güç savaşı verir hale gelerek üretkenliklerini, inovasyon yapılarını ve değer üretim sürecini feda etmiş olurlar. Aslında gerçek mücadele zamana ve teknolojiye karşı verilir ki bu çağın en büyük zorluğu da aslında bunu başarabilmektir.

Dijital çağda rakipler sadece bilinen rakipler olmaktan çıktı. Rakipler ile eski mücadele güncelliğini koruduğu gibi asimetrik rakipler var olmaya başladı ve sürekli olarak artıyor. Böylelikle teknoloji ve dijitalleşme ile toplum için değer yaratan şirketler her gün dünyayı değiştiriyor. Bu yüzden şirketlerin Meksika açmazlarını, kurumsallaşmayı ve şirket içi güç mücadelelerini bırakarak teknoloji kullanmaya, dijitalleşme ve değer yaratmaya odaklanmaları gerekli.

Kaynak: Ferhat Yalçın / Medium

Bu yazıda olan etiketler

Yorumlar