Ne işi var teknoloji devlerinin sağlık sektöründe?

Geçen gün Amazon, JPMorgan ve Berkshire Hathaway birlikte kar amacı gütmeyen bir sağlık hizmetleri şirketi kurmaya karar verdiklerini açıkladı. Öncelikle sadece kendi çalışanlarına hizmet sunacaklarını duyurdular. Özellikle Amazon’un sağlık girişimi bununla sınırlı kalır mı? Sanmam.

408
408

Artık hepimizin bildiği gibi son zamanlarda Amazon’un farklı kanallardan sağlık sektörüne girmesi kulaktan kulağa dolaşıyordu. Hatta birkaç ay önce Amerika’nın en büyük eczane zincirlerinden CVS, sigorta şirketi Aetna’yı satın aldığında, Amazon’un etkisi tartışılmıştı. Amazon’un sektöre girişinden korkan CVS’nin böyle bir adım attığı konuşulmuştu.

Aslında bu geçen gün açıklanan girişim, Amazon’un sağlık sektöründeki ilk girişimi değil. Bir süredir büyük veri ve yapay zekadaki tecrübesini de sağlık sektörüne aktarabileceğine işaret ediyordu. Sağlık sektörünü de gelecekteki stratejik alanlarının en başına koyuyordu. Her ne kadar üzerine çok konuşmasa da, Amazon, geçtiğimiz yıl bir biyoteknoloji startup’ı olan GRAIL’e yatırım yaptı. GRAIL, erken kanser tanısına yönelik, yüksek hesaplama gücü ile donatılmış bilgisayar altyapısı kullanılarak genom dizileme çalışmaları yapıyor. Bu çalışmaların daha büyük popülasyonlara yayılmasını amaçlıyor. Veriyi elinde bulunduran ve veri toplayabilme becerisine sahip olanla, spesifik analiz araçlarını kullanabilenlerin birlikte hareket etmesi bugünün en temel eğilimlerinden. Ayrıca Goldman Sachs geçenlerde açıkladığı bir raporda yakında Amazon’un Alexa’sına ilaç aldırabileceğimizden bahsediyor. Diyabetli hastalardaki glukoz takibinin Alexa ile yapılması için Amazon ve Merck’in birlikte çalıştığını da biliyorduk zaten. Sağlık sektöründeki dijitalleşme eğilimini, yeni teknolojilerde tecrübe sahibi olan teknoloji devlerinin karşılamak istemesinden daha doğal bir şey yok aslına bakarsanız.

İlgili Haber  Amazon’un 2021 hedefi

Sadece Amazon mu?

Elbette sadece Amazon değil. Büyük sağlık şirketlerinin büyük veri ve yapay zeka startuplarına yatırımları artarken, bir yandan da teknoloji devlerinin sağlık sektörüne yönelik çalışan startuplara ilgisi hızla artıyor. Dijitalleşmeye çalışan sağlık devleri mi, sağlık sektörüne girmeye çalışan teknoloji devleri mi galip çıkar bilmem ama amaçların ortaklaştığını görmek mümkün. Aynı zamanda bununla birlikte ortaya çıkan verimlilik kazançlarını da.

Amazon’dan farklı şekilde Apple, sağlık sektörü önceliğini açıkça dile getirip adım atanlar arasında. Apple’ın sağlık araştırmaları için geliştirdiği ve iki yıldır kullanılan açık platform ResearchKit, hızla yaygınlaşmaya devam ediyor. Tanı ve tedavinin etkinliğinin izlenmesi, yeni yaklaşımlar geliştirilmesi, kişiselleştirilmiş tıp uygulamalarının yaygınlaması için ihtiyaç duyulan araştırmalar için yeni bir araç sunuyor. Eskiden araştırmalara katılımcı bulmak kadar sağlık merkezine gidip izlemeye sokmak, soru formu doldurtmak da son derece zor iken, bu platform sayesinde birçok araştırma yürütülüyor. Kalp hastalıklarından parkinsonun takibine, otizm teşhisinden uyku bozukluklarına kadar farklı alanlarda birçok merkez ve araştırmacı bu platformu kullanarak hem katılımcı sayısını artırıyor hem de düzenli verinin toplanmasını kolaylaştırıyor. En bilinenlerinden birisi, Apple ve Stanford Tıp Fakültesi’nin birlikte yürüttüğü kalp hastalarına yönelik bir araştırma.

İlgili Haber  Amazon Hasta Olduğunuzu Anlayacak

50 merkezin 1 yılda yaptığını Apple 1 günde yapıyor

Yürütülen bu kardiyovasküler çalışmada, normalde 50 sağlık merkezini dahil ederek 1 yılda tamamlanabilen verilerin, Apple’ın platformu ile 1 günde toplanabildiği belirtiliyor. GSK, Pfizer gibi büyük ilaç şirketleri de bu platformu kullanmaya başlayanlar arasında. İlaç geliştirme sürecinin en uzun ve en maliyetli olan aşaması klinik araştırmalar. Bugünlerde klinik araştırmalarda büyük verinin ve yeni veri toplama-analiz araçlarının kullanımının yaygınlaşması ile birlikte, bu sürenin kısalacağı gündemde. Bu nedenle de büyük ilaç şirketleri teknoloji şirketleri ile yakın çalışıyor. Yakın dönemde klinik araştırma hizmeti veren şirketlerin ve sağlık merkezlerinin yerini, hem hız hem de maliyet avantajı ile birlikte bu tür platformların alması muhtemel. Sağlık hizmetlerinin her bileşeninde teknoloji şirketlerini görmeye devam edeceğiz gibi duruyor. Bizim de Türkiye’de sağlık hizmetleri sektöründeki tartışmalarımızı şehir hastaneleri çerçevesinin üzerine çıkarmamız gerekecek gibi duruyor.

Kaynak: Selin ARSLANHAN / Medium

Bu yazıda olan etiketler

Yorumlar