Otomotiv Endüstrisinin Büyük Dönüşümü

Kendi kendisini süren arabalar artık yeni veya denenmemiş bir teknoloji değil. Teknoloji vizyoneri Elon Musk’a göre 2050 yılına kadar insanların araba sürmesi yasadışı bile olabilir.

120
120

2050 yılına geldiğimizde belki de birisi robotla bir evlilik gerçekleştirmiş, bazı zengin insanlar ölümsüzlüğünü ilan etmiş ve robotlardan oluşan bir takım futbolda insanları yenmiş olacak. Böyle yazıldığında her ne kadar bir bilim kurgu filmi gibi görünse de bu tahminlerin hepsi aslında güvenilir bilim adamlarından geliyor. Peki tüm bunlar olurken araba sürüşümüz nasıl bir değişikliğe uğrayacak?

Kendi kendisini süren arabalar artık yeni veya denenmemiş bir teknoloji değil. Teknoloji vizyoneri Elon Musk’a göre 2050 yılına kadar insanların araba sürmesi yasadışı bile olabilir. Kendi kendisini süren arabalar insanlarla kıyaslandığında o kadar güvenli olacak ki insan sürücülü araçlar bazı yerlere alınmayacak bile.

2050 yılına gelindiğinde insanların artık uydu navigasyonlarına dahi bakması gerekmeyecek. Akıllı şehir teknolojileriyle araçlar park yerlerinin nerede olduğunu bilecek ve oraya insan müdahalesi olmadan otomatik olarak gidecek. Sokak ışıklarında ve otobüs duraklarında bulunacak olan nesnelerin interneti sensörleri, herhangi bir kabloya gerek olmadan araçlara trafik sıkışıklıkları ve yol çalışmalarına dair uyarılarda bulunacak.

Sürücüsüz araçlar, hiçbir insan girdisine ihtiyaç duymadan kişileri iş yerine veya tren istasyonuna bırakıp oradan alacak. Kişiler iş yerindeyken araçlar ihtiyacı olanlara kiralanabilecek. İhtiyaç duyulduğunda ortaya çıkan bu araçlar sayesinde günümüzdeki anlayışla araç sahibi olan insan sayısında da azalma yaşanması bekleniyor.Geleneksel araçların satışında azalmalar yaşanırken satışların çoğunluğunun filo şirketleriyle gerçekleştirilmesi, yaşayacağımız gelişmelerin temellerini atıyor.

İlgili Haber  Otomotivde yeni Başkan Baran Çelik oldu

Otomotiv sektöründe insanların arabalar hakkındaki düşüncelerini kökten değiştirecek yeni bir çağ başlayacak. İnsanlar otonom araçları paylaşacak, araba sürmeyi bir zevk olarak değerlendirmeyip sadece çocuklarını götürmek gibi küçük ve belirli işler için kullanacak. Bu noktada aileler, iki araç yerine tek araç alarak hane başına düşen araba sayısını azaltmanın yanında araçlarını ihtiyaç anında kullanmaya yöneliyor. Bununla birlikte, kişilerin araç içinde seyahat ederken ihtiyaçlarına uygun farklı iş ve eğlence hizmetleri devreye girecek.

Aynı zamanda arabaların hareket etmek için geleneksel asfalt vb. yollara veya park yerine ihtiyaç duyacağının da garantisi yok. Bir uygulama aracılığıyla çağırılabilecek, kendi kendisini kullanan araba yaratma vizyonlarının çerçevesinde Airbus, DeLorean ve daha birçok firma uçan araba denemelerini başlattı bile.

Uber ise Elevate adını verdiği sistemle geleceğin uçan arabaları için şehirlerde bulunacak olan ‘vertiports’ (dikey anlamına gelen vertical ve havaalanı anlamına gelen airport kelimelerinin birleşimi) adını verdiği küçük havaalanları hakkında bir video yayınladı. Dikey kalkış ve iniş yapabilen, elektrikli ve uçabilen taksilerden oluşacak olan bir filonun yer alacağı bu sistemin 2020’de Dubai’den başlayarak diğer büyük şehir merkezlerinde yer alması için çalışmalarına başladı.

İlgili Haber  "Teknoloji odaklı otomotiv şirketinden çok, otomotiv odaklı bir teknoloji şirketiyiz"

Almanya’da geliştirilen Volocopter, 90 milyon dolar değerindeki Seri B yatırımını garantileyen Lilium, Google’ın alt firması olduğu Alphabet’in fonladığı Kitty Hawk Cora ve Workhouse Surefly; dünya çapında geliştirilen uçan arabalar arasında en dikkat çeken projeler.

Tabii bu projelerin hayata geçebilmesindeki bir diğer önemli etmen ise iniş yapacakları platformlar. Bu alanda da Miami Worldcenter’ın 60 katlı Paramount apartman-kulesi ön plana çıkıyor. Binanın geliştiricisi Dan Kodsi, kulenin tavanını uçan arabaların inebileceği şekilde tekrar elden geçirdiklerini söyledi. Kodsi, uçan taksilerin 10 ile 15 yıl içerisinde kullanılabileceğini de belirtti.

Tüm bu gelişmelerle uçan ve otonom araçların kullanımı son seviyeye kadar yükselecek gibi görünüyor. Dünyanın en büyük bağımsız denetim ve danışmanlık şirketi Deloitte tarafından yapılan analizlere göre otonom araçlara tam olarak eriştiğimizde araçların ömrü boyunca kat edeceği kilometre 390.000 km civarında olacak. Bu şekilde sistemlerin sağlayacağı verimlilik de benzer ölçüde artış deneyimleyecek.

1940’da Henry Ford’un bahsettiği o uçak ve arabanın birleştiği bir araca hiç olmadığımız kadar yakınız. Dolayısıyla kısa zaman içerisinde dikey kalkış ve iniş yapabilen araçları şehirlerin üstünde uçarken görme ihtimalimiz gayet yüksek.

Kaynak: Gökhan ARIKSOY / Harvard Business Rewiev

Bu yazıda olan etiketler

Yorumlar