Otomotiv Sektöründe Örnek Blockchain Uygulamaları

Futurism.com, otomotiv endüstrisinin blockchain hakkındaki planlarını 6 farklı örnek kullanarak açıklamaya çalışmış.

83
83

Bugün blok zincir’in birçok sektörde birçok farklı amaca hizmet edebilecek şekilde kullanılabileceğinden sürekli bahsediyoruz. Kayıtlı verilerin oluşturduğu blokların birbirine eklenerek tüm katılmcılar üzerinde, kriptolanmış (şifrelenmiş) bir şekilde, kopyalanması ve üzerinde herhangi bir değişiklik veya manipülasyon yapılamaması ana fikrine dayanan bir sistem olan blockchain dijital dönüşüm sırasında tanıştığımız ve internet çağını çok daha mantıklı, güvenilir ve kabul edilebilir bir duruma getirmeyi başaracak bir teknoloji gibi duruyor. Çünkü: Big data, nesnelerin interneti ve yapay zeka gibi kavramlar hem kişisel verilerin korunması hem de büyük şirketlerin ve devletlerin manipülasyonuna açık olmasından dolayı insanları korkuturken blockchain tıpkı savaşların gölgesinde gelişen demokrasi kültürü gibi insanlığa umut veren bir teknoloji olarak dikkat çekiyor.

Peki otomotiv firmaları bu teknolojiyi nasıl kullanmayı planlıyor?

Otomotiv endüstrisi Elon Musk gibi bir dahi ile tanıştıktan sonra içten yanmalı motorlara yavaş yavaş veda eder hale gelmiş ve sürücü/şoför kavramına da el sallamaya başlamışken yeni sahip olacağımız araçların dijital olmalarından dolayı hacklenerek manipüle edilmesinden, topladığı verilerin kötü niyetle kullanılmasından ve kişisel gizliliğin fazlaca yok olmasından endişe ediliyordu fakat karşımıza ilk olarak 2009 yılında Bitcoin etiketiyle çıkan blockchain’in tam da bu tarz endişeleri gidermek için Satoshi Nakamoto tarafından insanlığa hediye edildiğini fark ettik.

Futurism.com, otomotiv endüstrisinin blockchain hakkındaki planlarını 6 farklı örnek kullanarak açıklamaya çalışmış. Tam olarak çevirdiğimi söyleyemesem de; güzel bir kaynak olarak kullandığımı söyleyebilirim. Eğer yeterli seviyede İngilizce okurluğunuz olduğunu düşünüyorsanız mutlaka oraya da göz atmanızı tavsiye ederim.

  • Daha kullanıcı dostu araçlar

Porsche, Berlin merkezli bir girişim olan XAIN ile ortaklaşa yaptığı proje ile kullanıcıların telefonlarındaki uygulama aracılığıyla araçlarının kilidini açabilecekleri bir uygulama geliştirdi. Bu aslında pek de yeni bir şey değil, araçların kilitleri zaten uygulamalar aracılığıyla açılabiliyordu ancak bu blockchain ile birlikte hem güvenlik hem de hız açısından birkaç seviye birden atlamış durumda.

Önceden; bir Porsche araç aldığınızda araç kimliğimiz ve uygulamayı birbirine bağlamamız gerekiyordu ve bu o markanın kendi güvenliğini sağladığı bir server üzerinden yapılıyordu. Bu yüzden hem yaklaşık 8 saniyelik bir bekleme süresi gerçekleşiyor hem de markanın serverlarının bir güvenlik açığına sahip olması sonucu araçların da tehlikeye girmesi durumu ortaya çıkabiliyordu. Ancak blok zincir teknolojisi ile birlikte, araç ve telefon uygulaması arasında 3. Parti bir uygulamaya ihtiyaç duyulmadığı için hem kapının açılma süresi yaklaşık 1.6 saniyeye kadar düşüyor hem de şu an için herhangi bir bilgisayar gücü tarafından tehdit edilemeyen bir güvenlikle korunmuş oluyor. Böylece her kapı açma kapamamız not defterine kaydedilirken, arkadaşımızın unuttuğu kazağını alması veya bir kargo şirketinin bagaja paket bırakabilmesi için de bagaj kapağını uzaktan açıp kapatabileceğiz. Offline (Çevrimdışı) olarak çalışabilecek olması da ayrı bir tatlılık.

  • Değer (para) transferi için altyapı

Şarj (veya benzin), gişe ve otopark gibi, araçlarla birlikte ödeme yapılması gereken noktalarda hem güvenli hem de otomatik para transferinin gerçekleşmesi mümkün olacak.

İlgili Haber  Ahmet Usta, Business HT’de Blockchain teknolojisini anlattı

Ay başında yüklediğimiz bedel ile bir şarj istasyonuna geldiğimizde bakiyemizin otomatik olarak düşmesi ve tam karşılığında aracımızın şarjının doldurulması, hem bizim için hem de servis sağlayıcı firma için güvenlik ve kolaylık anlamına geliyor.

Ayrıca yine eşimizin dostumuzun bu tarz konularda maddi desteğe ihtiyacı olduğunda kolayca paramızı göndermemiz de güzel bir örnek olacaktır. Şu anki sistemlerimize göre o parayı bir banka aracılığıyla göndermemiz gerekecekti ve biz EFT ücreti vb. komisyonlara boyun eğerken aracımıza şarj sağlayan firma da bankaya komisyon ödemek zorunda kalacaktı. Bu hem bizim için daha fazla nakit harcaması anlamına gelirken hem de karşı taraftan gelen hizmetin fiyatının artması demek oluyor.

  • Otonom araçların eğitilmesi

Sürücüsüz araçların şoförü olan yapay zekanın çalışma prensibi tamamen ‘aldığı verileri karşılaştırarak öğrenmesi’ diyebiliriz. Yani ne kadar çok veri o kadar zeka.

Otonom aracımızın daha verimli ve daha güvenilir şekilde ilerleyebilmesi için hava durumu, trafik durumu, yol kalitesi, trafik ışıklarının frekansı gibi birçok farklı konuda bilgi edinmesi gerekiyor ve bu bilgilerin birileri tarafından paylaşılması lazım. İşte bu veriler paylaşılırken hem kişisel gizlilik hem de güvenlik tehlikeye girebilir ve araçlarımızın kontrolünü kaybedebilirdik. Ancak blok zincir, araçlar arasındaki iletişimin herhangi bir 3. parti uygulamaya ihtiyaç duymadan gerçekleştirmesinden dolayı bu tarz korkulara gerek kalmayacak. Bir araç, diğer araçlara gördüğü-duyduğu her şeyi aktaracak ve bu bilgileri bu araçlardan (veya belki bazı bilgiler için araç sahipleri de dahil olabilir) başka hiç kimse göremeyecek, değiştiremeyecek ve kullanamayacak.

X aracın Y araca “Söğütlüçeşme girişinde radar var dikkatli ol” haberi göndermesini örnek olarak alabiliriz.

  • Ham maddelerin etik yollarla elde edildiğinden emin olunması

‘Yazılımcılar İçin Blockchain’ Buluşmasında Neler Konuşuldu? İçeriğimizde Joint Ventures kurucusu Ahmet Arslan’ın Origintrail’ı anlatırken örnek verdiği Balparmak meselesi tam olarak bu aslında.

Ahmet Arslan, Bir sıralar Balparmak’ın “Barkodu okut ürünün geçmişini gör” uygulamasını yaptığını ancak bu uygulamada blockchain kullanılmadığı için herhangi bir Balparmak yetkilisi tarafından verilerin manipüle edilebileceğini söylemişti. Blok zincir kullanıldığında ise her veri birbirinin ardına eklendiği ve değiştirilemediği için (Bir blokta değişiklik yapmak istediğinizde sıradaki bloğa ekleniyor, yani önceki veriler silinmiyor) sistemi manipüle etmenin imkansıza yakın olduğunu vurgulamıştı.

Reuters’ın haberine göre BMW, Londra merkezli bir girişim olan Circulor ile birlikte blockchain kullanarak bir otomobil için kullanılan ham maddelerin çocuk işçiler tarafından çıkarılmadığına emin olmak istiyor.

Bu konuda incelenebilecek beş farklı örnek daha bulunuyor, buradan ulaşabilirsiniz.

  • Çevre dostu kullanıma teşvik

Blok zinciri teknolojisinin Bitcoin ile -bir ödeme yöntemi olarak- karşımıza çıktığını biliyoruz zaten. Yani bu teknolojiyle ilk tanışmamız bir para birimi olarak oldu.

İlgili Haber  Blockchain girişimcileri botlara karşı protokol geliştiriyor

Mercedes Benz’in ana şirketi olan Daimler, MobiCOIN isimli blokchain tabanlı kripto para birimini Mobile World Congress 2018’de duyurdu.

Daimler ilk 3 ay denemek üzere 500 kullanıcısına araçlarını çevreye faydalı şekilde kullandıklarında mobiCOINS hediye edecek. Yokuş aşağı giderken araçlarını boşa alan, ECO mod kullanan ve düşük hızda seyir eden araç sahipleri kazandıkları mobiCOINS ile birlikte Almanya’da düzenlenen önemli etkinliklere ücretsiz katılma hakkı elde edecek. Henüz bu kripto paranın herhangi bir diğer kripto paraya veya fiat paralara (Euro, dolar, TL ve benzeri geleneksel paralar) çevrilip çevrilemeyeceği bilinmiyor.

Mesela bu projeyi düşündüğümüzde alışkanlıklarımız gereği “Demek ki Daimler şirketi insanların araçlarında ne yaptığını izleyecek, istatistik tutacak. Yani bizi izliyor ve bilgilerimizi başkalarına satabilir yoksa neden bedava etkinlik bileti versin?” yorumu yapabilirdik ancak blok zinciri sayesinde bu şüphelerimiz de ortadan kalkıyor. Çünkü direkt olarak verilerimiz bir uygulamaya gidecek ve bu uygulama, başarım karşılığında ücreti belirleyerek kazanımı profilimize yükleyecek.

  • Otonom araç paylaşımına ciddi bir katkı

Taksiciler Uber’i protesto ededursun, onlar için asıl tehlike otonom araçlar. Yakın gelecekte hem taksilerin hem de özel araçların birçoğunun sürücüye ihtiyaç duymayacak olmasıyla birlikte muhtemelen hepsi işsiz kalacak.

Otonom araçlar hayatımızın bir parçası olduğunda sabah işe giderken, çocuğumuzu okula gönderirken kullanacağız, peki ya sonra? Bu araçlar tüm gün yatmak zorunda değil. Dilersek araç paylaşım sitelerinde (Uber, Blablacar, Careem, Tesseract vb.) aracımızı paylaşabilir ve farklı insanların, bizim boş zamanlarımızda aracımızı kullanarak bize maddi destekte bulunmasını sağlayabiliriz.

Ancak yine bunu yaparken hem araçların kullanımı sırasında hem de ödeme sırasında bir güvene ihtiyaç duyacağız. İşte bu noktada blockchain aracımızın tüm rotasını, anlık yerini ve daha birçok bilgiyi saklarken, ödemeleri de bu şirketlerin kripto parası üzerinden alma imkanına sahip olacağız.

Şu an için bu alanda çalışma yapan şirketlerden birisi ise Tesseract isimli projesi ile Ernst & Young (EY) isimli firma.

Listelerdeki tüm örnekler belki şu an için alanında tek olan veya henüz geliştirilmekte olan ürünlere ait ancak yakın gelecekte birçok rakip edinip, çok daha iyi olmak zorunda olacaklardır. Veya hiç buna ihtiyaç duymadan da çok iyi bir deneyim sunabilirler.

Tüm bu örneklerin blockchain ile birlikte diğer yıkıcı teknolojileri de (Yapay zeka vb) gerektirdiği için henüz kullanamıyor olsak da çok uzak olduklarını söyleyemeyiz.

Kaynak: Hasan Hüseyin KESEN / Gelecek Burada

Bu yazıda olan etiketler

Yorumlar