Perakende Sektörü Teknolojiyle Dönüşüyor

Geleneksel perakendeciler, en kısa zamanda önceliklerini belirlemeli ve e-ticareti sistemlerine entegre etmenin yeni yollarını bulmalı. Mevcut eğilimlerden biri, alanı küçülterek fiziksel mağazayı showrooma dönüştürmek. Bu sayede sadece ürün göstermek yerine markayı rakiplerinden ayıran eşsiz deneyimler sunmak adına yeni alanlar yaratılabilir.

84
84

Günümüzde teknolojinin yaptığı sıçrayışa bilgi teknolojilerinin adaptasyonu oldukça hızlı oldu. İnternetin gündelik hayata adım atmasından sonra kendi başına yeni bir sektör haline gelen e-ticaret bu gelişmelere kayıtsız kalmadı. Kriz ve dalgalanmalara rağmen ekonominin kötü gidişatlarına bağlı kalmaksızın e-ticaret sektörü çığ gibi büyümeye devam etti ve ediyor. E-ticaretin tarihçesi 1990’lı yıllara uzanıyor. Bu yıllar kimilerinin çocukluk yılları kimilerinin de gençlik yıllarına denk geliyor olabilir.

Online ticaret, ilk zamanlarından itibaren geleneksel dükkanlardan oluşan perakende mağazalarının neslinin tükenmesinde ciddi bir tehdit unsuru olarak görülüyor. İnternet teknolojilerinin gelişmesi, alışveriş deneyiminin her zaman/her yerde ulaşılabilen bir mağazada gerçekleştirilmesi her dönem için dikkat çekici bir özellik olmaya devam edecek.

Bu, tüketiciler için hızlı ve kolay alışveriş anlamına gelse de e-ticaretin getirdiği değişikliklere uyum sağlamak zorunda kalan perakendeciler için farklı bir hikaye. Tuğla ve harç depolarının artık tüketim merkezi olmadığı gerçeğiyle başa çıkmak her geçen gün zorlaşıyor.

Çok Kritik Kararlar ve Çok Hızlı Aksiyonlar Gerekiyor

Dört duvardan ve binbir yaratıcılıkla oluşturulan mağazalar pazardaki yerini korumak istiyorlarsa, onlar için e-ticarete ait oyun alanına katılmak ve onlarla dost olmak kritik bir önem taşıyor. İnternet birçok çevrimiçi perakendeciye kucak açtı ve aynısını geleneksel perakendeciler için de yapabilir hatta bunu iyi yapanlar meyvesini toplamaya bile başladı. Ayrıca sosyal medya, çevrimiçi bir varlık kazanmaya başlamak için harika bir platform. Fiziksel mağazalar ve e-ticaret, mümkün olan en iyi müşteri deneyimini sağlamak için birlikte çalışabilir. Bunun iyi örneklerinden birini Best Buy gerçekleştiriyor. Mağazada gezen müşterilerinin ürün satın alırken online platformda ürünle ilgili yorumlara ulaşabilmesi için geliştirdiği barkodlamayla online dünyada yarattığı gücü kullanarak o satın alma anında etkin bir rol oynayabiliyor. Tabii ki bundan müşterileri de çok memnuniyet duyuyor…

Geleneksel perakendeciler, en kısa zamanda önceliklerini belirlemeli ve e-ticareti sistemlerine entegre etmenin yeni yollarını bulmalı. Mevcut eğilimlerden biri, alanı küçülterek fiziksel mağazayı showrooma dönüştürmek. Bu sayede sadece ürün göstermek yerine markayı rakiplerinden ayıran eşsiz deneyimler sunmak adına yeni alanlar yaratılabilir.

İlgili Haber  Ne işi var teknoloji devlerinin sağlık sektöründe?

Bununla paralel olarak Amazon, Google gibi teknoloji şirketlerinin yarattığı imkanları maksimum kullanmak ise kaçınılmaz bir gerçek haline dönüyor.

Yeni Dünyada Caddenin En Güzel Köşesi: Sosyal Medya

Eskiden bir işletme sahibinin müşteri kazanması için dükkanının yeri çok kritik bir önem taşıyordu. İnsan sirkülasyonunun yoğun olduğu bölgelerde dükkan sahibi olmak başarıya ulaşmak için yeterli olabiliyordu. Ancak şimdi durum değişti. Trendlere uygun doğru bir Instagram hesabı yönetimi ve kaliteli bir içerik stratejisiyle herkesi her yere götürebilirsiniz. Yeni nesil burger restoranlarını ve ikinci el kıyafet satan mağazaları bir düşünelim. 20 yıl önce olsa, müşterilerine yeterli bir konfor alanı sunmadıkları için hepsinin başarısızlığa mahkûm olacakları konusunda hemfikir olurduk. Şimdi ise en etkili pazarlama yöntemi olarak bilinen WOM (kulaktan kulağa pazarlama) ile yakınlarımızdan duyduğumuz ve hatta cadde üstünde hiç rastlamadığımız yerleri bile anında Instagram’da aratıyoruz.

Yeni Oyun Alanı: Payless Alışveriş 

Teknoloji şirketlerinin fiziksel alanlarda da yaratmaya çalıştığı inovasyonlardan biri de payless modeli. Perakende sektöründe kullanılmaya başlanan “payless” ödeme sistemleri kasalarda beklemeyi ortadan kaldırdığı için müşterilere yeni nesil bir alışveriş deneyimi sunma noktasında başarılı olabiliyor. Bu yenilikçi sistem, kamera ağı ve yapay zekâ algoritmasıyla fiziksel mağazaların genel verimliliğini artırıyor. Yenilikleri takip eden ve deneyim arayan müşteri kitlesi için de çekim merkezi oluyor.

Bunun en popüler örneklerinden biri olan Amazon Go 2018 yılında açıldı.

Mağaza, Washington eyaletindeki Seattle şehrinde müşterileriyle buluştu. Amazon Go’da alışveriş yapmak için öncelikle akıllı telefonlara Amazon Go uygulamasını indirmek ve kredi kartını bu uygulamaya eklemek gerekiyor. Kamera ve hareket sensörleriyle çalışan sistem üzerinden müşteriler sepetlerine ürün attıktan sonra mağazadan çıkıp gidebiliyor. Peki, e-ticaret devi olarak akıllarda yer tutan Amazon’un bu vizyoner hamlesi geleneksel perakendecileri korkutmalı mı? Cevap tabii ki evet. Bu yeni müşteri deneyimini Çin’deki Bingo Box gibi örnekler de takip ediyor. Yani Doğu’dan Batı’ya bu tip teknoloji entegre edilmiş örnekler karşımıza çıkmaya devam edecek görünüyor.

İlgili Haber  Amazon Türkiye pazarında kendi kurallarını koyacak

Son zamanlarda yayınlanan bir raporda bu gibi otomasyon sistemlerinin perakende sektöründe 2022 yılına kadar 58 milyon iş fırsatı yaratacağı belirtiliyor. Hem perakendeciler hem de tüketiciler için tamamen kesintisiz, sorunsuz ve güvenli bir çözüm sağlayabilecek yeni bir platform/çözüm bulunana kadar, en azından şimdilik geleneksel dükkânlar varlığını sürdürmeye devam edecek.

Perakende sektörünün dönüşüm sürecinde firmaların kendi arasındaki rekabetinin ötesinde GAFA (Google, Apple, Facebook ve Amazon) olarak bilinen şirketlerin küresel rekabette yarattığı dönüşüme devletler nezdinde de düzenlemeler yapılması için her geçen gün yeni kanunlar ve yasal düzenlemeler hazırlanıyor. Bunun sonuncusunu da Fransa Ekonomi Bakanı’nın başlattığı mali adaleti sağlamak için dijital vergi yasa tasarısı çalışmasında görüyoruz.

Başlangıç Noktası olarak etrafımızda gelişen yeni dünyaya uyum sağlamak ve kurallarını koymak, geçmişin deneyimlerinden geleceğin dünyasına yönelik dersler çıkartmak, problemlere çözüm bulmanın ötesinde oluşan fırsatları da yakalamak için projeler geliştiriyoruz ve geliştirmeye de devam edeceğiz. Türkiye’deki perakende sektöründe de çok yönlü ve sinerji yaratacak birlikteliklerin dünya çapında başarılı modeller çıkartacağına inanıyoruz.

Dipnot:

Tabii ki Amazon denildiğinde, ilk başta aklınıza yukarıdaki fotoğraftaki gibi bir görüntü gelmiyorsa “Başarılı bir marka yaratma süreci nasıl yürütülür?” sorusunun cevabına ulaşmış olursunuz. Perakendeciler için asıl soru: “Dünyanın en önemli markalarından birinin bıraktığı ayak izlerinden ilerlemek mi yoksa yeni izler oluşturarak yanında yer almak ve/veya önüne geçmek mi?”

Kaynak: Samet Ensar Sarı / Başlangıç Noktası

Bu yazıda olan etiketler

Yorumlar