Yalın Software ve Novi Teknoloji Bosna’da Yatırım Hedefliyor

Bursalı yazılım sektöründeki iki firma, Yalın Software ve Novi Teknoloji, BOSTEK adıyla bir platform kurarak Bosna Hersek'de yatırım için harekete geçti. Ayrıntıları Gazeteci Uğur Yılmaz yazdı.

440
440

Bosna-Hersek, BM Genel Kurulu’nda Kudüs oylamasına çekimser kalarak Türkiye’yi şaşırtan kardeş ülke. Düne kadar, Avrupa’nın en son soykırımıyla ve yaraların sarılmasında Türkiye’nin desteğiyle gündemdeydi. Bosna denilince aklımıza hep o acı dolu günler geliyor. Ancak geçen 25 yılın ardından yaralar sarılmaya başlamış ve  Türkler için Doğu Avrupa’nın parlayan yıldızı haline gelmiş bile. Bir süredir, yakın çevremden ve iş dünyasından Bosna’da yatırım haberleri alırdım. Yatırım yapanlar tekstil gibi klasik üretimle ilgilenen iş adamlarıydı. Ancak Bosna’da yazılımla ilgili çalışmaları duymak da beni şaşırttı.

Bursalı yazılım sektöründeki iki firma, Yalın Software ve Novi Teknoloji, BOSTEK adıyla bir platform kurmuş durumdalar. Şu ana kadar iki kez ülke ziyareti gerçekleştirmiş ve gelecek yıl için de en az iki planlanmış gezileri var.

Peki niye 3.5 milyon nüfuslu bir ülkeye karşı bu ilgi?

En büyük neden Bosna-Hersek’in 2020-25 arasında AB’nin tam üyesi olma ihtimali. Ayrıca iyi eğitimli, dil bilen genç nüfusun oluşu ve tabi bir de yüzde 10 gibi kurumlar vergisiyle, vergisel avantajlar.

2020-25 HEDEFİ…

BOSTEK’in iki kurucu şirketinden biri olan Yalın Software’ın ortağı Ertan Yılmaz’la görüşmemizde, pazarın önemini şu çarpıcı ifadeyle anlatıyor bize:

İlgili Haber  Dünyanın 1.4 milyon yeni yazılımcıya ihtiyacı var

“2020-25’e kadar bu pazara giremezsek, bir daha gerek de kalmayacak. Bu kadar güçlü olduğumuz bir pazara ya şimdi gireceğiz ya da hiç noktasındayız. Bizim Türk kimliğimiz Bosna tarafında Türkiye’den daha değerli. Türkiye’de kendimizi daha çok anlatmamız gerekiyor. Kapılar Türkiye’de daha zor açılıyor.”

Yazılım sektörünün Bosna’daki durumuna ilişkin olarak da Yılmaz, şu bilgileri paylaşıyor:

“Bazı bölgeler IT sektörünün stratejik önemini kavramış. Ama henüz marka değil fason üretim noktasındalar. Biz ekosistem oluşturmak istiyoruz. Biz fasoncu olarak orayı kullanmak istemiyoruz.

Pazarları geniş ABD’li ve Avrupa’lı firmalar fason üretim yaptırıyorlar. Orada üretip Türkiye’ye satmak değil, orada onların markasıyla batıya satmak mantıklı. Biz orada, ‘Almaya gelmedik sadece, aynı zamanda vermeye geldik’ sloganını kullanıyoruz. Türkiye yıllardır Balkanlarda böyle görülüyor.”

Mevcut ürünlerin satılması, Bosna pazarının ihtiyacı olan ürünlerin, oradaki insan gücüyle üretilmesi ve AB, Türkiye ile eski Yugoslavya ülkelerinin pazarlarının hedeflenmesi gibi üç amaçla yola çıktıklarını belirten Yılmaz, yaptıkları iki ziyaretin ardından oradaki Türk şirketlerini de hedeflediklerini söyledi.

Yılmaz, “Türkiye’ye gelen yabancı şirketler yazılım ortaklarını da getiriyor. Biz neden yapmayalım diye düşünüyoruz. Orada sanayicilerimizle de buluşmak istiyoruz” sözleriyle gelecek temaslarında buna da ağırlık vereceklerini kaydediyor.

İlgili Haber  Yazılım Geliştirmede Bir Devrim Yaklaşıyor

BOSNA-HERSEK’LE EKONOMİK YAPIMIZ…

Sadece yazılım değil, diğer alanlarda da Bosna, gözde yatırım ülkeleri arasında Türkler için.

Türkiye ile Bosna-Hersek arasındaki ticaret hacmi son beş yılda yüzde 70 artarak 600 milyon dolar seviyesini bulmuş durumda.

Avrupa kapısı olarak görülen Bosna-Hersek’in yatırımcıya avantajları da cezbedici. Bosna-Hersek’te kurumlar vergisi yüzde 10 olarak uygulanıyor. Yatırımcılar belirli koşullarda bu vergiden de indirim sağlayabiliyor. İki ülke arasında ile çifte vergilendirmeyi önleme ve Serbest Ticaret Anlaşması da bulunuyor.

Dışişleri Bakanlığı verilerine göre, Bosna Hersek’te 50 civarında Türk şirketi faaliyet göstermekte. Bu ülkedeki Türk yatırımlarının toplam tutarı 145 milyon Dolar. Türkiye, Bosna Hersek’teki doğrudan yabancı yatırımlarda 9. sırada. Türk müteahhitlerince Bosna Hersek’te üstlenilen projelerin bedeli yaklaşık 600 milyon Dolar seviyesinde.

Biz AB kapısında daha çok bekleyecek gibi görünüyoruz. O halde kardeş Bosna’nın ufuktaki bu imkanından yaralanmak şart gibi. Yılmaz’ın dediği gibi, “ya şimdi ya hiç”.

Kaynak: Uğur YILMAZ / Hürriyet

Bu yazıda olan etiketler

Yorumlar