Yapay Geleceğe Adım Adım

”Tarihte üç büyük olay vardır: Bunlardan ilki, evrenin oluşumudur. İkincisi, yaşamın başlangıcıdır. Bu ikincisi ile aynı derecede önemli olan üçüncüsü ise, yapay zekanın ortaya çıkışıdır.” -Edward Fredkin

436
436

“Robotlar yeryüzünü miras mı alacaklar? Evet, ama onlar bizim çocuklarımız olacak” -Marvin MINSKY

Bilimin beyni anlamaya yönelik arayışları

Şimdiye kadar teknoloji sayfalarında bilim insanlarının evrenin sırları üzerine çalışmalarını okuduk. Peki nasıl oldu da oklar bir anda insan beynine çevrildi dersiniz? Milyarlarca ışık yılı uzaklıktaki gök adaların fotoğraflarını çekebildiğimiz, genleri manipüle edebildiğimiz ve atomların merkezine inebildiğimiz bu keşif yolculuğunda ilerledikçe; nasıl oldu da büyük kozmik planda yerimizin neresi olduğunu sorgulamaya başladık?

“Tarihte üç büyük olay vardır: Bunlardan ilki, evrenin oluşumudur. İkincisi, yaşamın başlangıcıdır. Bu ikincisi ile aynı derecede önemli olan üçüncüsü ise, yapay zekanın ortaya çıkışıdır.” -Edward Fredkin

Hızlanan yaşam temposu, değişen teknoloji ve artan ihtiyaçlar insanoğlunu hayatı kolaylaştıracak farklı bir dünya arayışına itmiştir. Öyle ki; bu değişim nedeniyle insanların tatmini azalmış, makinelerin, bilgisayarların geldiği nokta artık beklentilerin oldukça gerisinde kalmıştır. Daha mükemmel bir çözüme ihtiyaç vardır. Tıpkı insan beyninin ürettiği gibi çözümler sunabilecek sistemlere… Galiba başlıyoruz….

“Hayır, güçlü bir beyin geliştirmekle ilgilenmiyorum. Peşinde olduğum şey yalnızca ortalama bir beyin, Amerikan Telefon ve Telgraf Şirketinin Başkanı gibi.” -Alan TURING

Ve o büyük uyanış başlıyor…

Aslına bakarsanız yapay zeka çalışmalarının yol alma süreci oldukça hazin (bu süreç ile ilgili detayları yazarımız Merve Ayyüce KIZRAK’ ın Motivasyon: Yapay Zeka ve Derin Öğrenme isimli yazısında bulabilirsiniz).

Yapay zeka çalışmalarının zirve yaptığı ve Pentagon’ un desteklediği ancak sonuçta kaybolmaktan başka (!) bir işe yaramayan akıllı kamyon projesinin yürütüldüğü 1980’ li yıllardan, IBM’ in geliştirdiği Deep Blue’ nun dünya satranç şampiyonu Gary Kasparov’ u alt ettiği 1997 yılına kadar olan süreç çok da kolay geçmemiştir. Fakat hala bir sorun vardır. Maçı kazanan Deep Blue olmasına rağmen, zafer sonrası konuşmaları gerçekleştiren kaybeden taraf Kasparov’dur =) Çünkü Deep Blue hiç konuşamıyordur. Ayrıca, Deep Blue satrançta şampiyon olabilirdi ancak IQ testine girse sıfır alırdı. İstemeyerek de olsa yapay zeka araştırmacıları bir şeyi kabul ettiler : bilgisayar gücü zekaya eşit değildi.

“Sanki bir grup insan, Ay’ a yükselen bir kule inşa etmeyi teklif etmişti. Her yıl gururla , kulenin bir önceki yıldan ne kadar yüksek olduğuna işaret ediyorlardı. Tek sorun ise Ay’ ın hiç yaklaşmıyor olmasıydı.”-Paul Abrahams

Neyse ki ; bilim insanları çalışmalarına hız kesmeden devam ettiler..

Nereden Nereye…

Yapay zekanın geleceği ile ilgili yakın tarihte -hatta uzun bir aradan sonra ilk defa- 2009 yılında, Kaliforniya’ da gerçekleştirilen ve başkanlığını Microsoft çalışanı Eric Horvitz’ in yaptığı Asilomar toplantısında, uzun vadede insan-bilgisayar ilişkilerinin geleceği masaya yatırıldı. Eleştirmenlerin bir kısmının “kendini fazla kaptırmış çılgın insanların büyük buluşması” olarak tarif ettiği bu toplantıdan sadece 8 yıl sonra, geldiğimiz noktada, fotoğraf karesinde bulunanlara ve çalışmalarına bakarsak; dünya keşke geleceği dert edinen çılgınlardan ibaret olsa demeden edemiyor insan =)

Soldan Sağa: Michael Wellman, Eric Horvitz, David Parkes, Milind Tambe, David Waltz, Thomas Dietterich, Edwina Rissland, Sebastian Thrun, David McAllester, Magaret Boden, Sheila McIlraith, Tom Dean, Greg Cooper, Bart Selman, Manuela Veloso, Craig Boutilier, Diana Spears, Tom Mitchell, Andrew Ng. (Asilomar, Şubat 2009)

Takvimler yaz aylarını gösterdiğinde artık sinemalarda insanların dünyayı ele geçiren kocaman mekanik yaratıklara karşı savaşını konu alan Terminatör 4: Kurtuluş, yine uzay robotlarının dünyayı savaş meydanı olarak kullandıklarıTransformers: Yenilenlerin İntikamı ile insanların dış dünyayla sadece vekil robotları (surrogates) kullanarak iletişim kurduğu Suretler filmleri vizyona girer. Artık, konu çoktan bir avuç insanın gündeminden çıkmıştır bile…

Evet, gelecek artık robotik sistemlere emanetti. Bazı iş tanımları çoktan rafa kalkmış, yeni iş unvanları belirmeye başlamıştı. Peki bu yapay zeka ne idi ? Her şey bilim kurgu filmlerinden izlediğimiz robotlardan mı ibaretti? Yoksa daha ötesi var mıydı?

Nasıl olur da bir makine benim gibi düşünebilir, karar verebilir ?…

Farkında değiliz belki ama yapay zeka günlük hayatımızın neredeyse her noktasına girmiş durumda. Bir arama motorunda yaptığımız sorgulama ya da sonuçlarına göre ilgili reklamların ekranımıza düşmesi, elektronik posta kutumuzda istemediğimiz postaların filtrelenmesi, çeşitli konularda destek almak için kullandığımız sanal asistanlar, video oyunları, akıllı arabalar, satın alma önerileri ve akla gelmeyen birçok hayat kolaylaştırıcı çözüm…

Bilgisayarların hayatımıza girdiği dönemden bu yana tüm gelişmeleri izlediğimizde; önceden sadece veri transferi ve karmaşık hesaplamaları gerçekleştirmek üzere geliştirilen bilgisayarlar zaman içerisinde verileri filtreleyen, elindeki verileri kullanarak olaylar hakkında yorum yapabilen özelliklere sahip olmuştur.

İlgili Haber  Yapay zeka ile 50 milyon kişiye yeni iş imkanı

Yapay zeka kavramını 1955 yılında ilk olarak kullanan John McCarthy; yapay zekayı akıllı makinelerin yapılmasının bilimi ve mühendisliği olarak tanımlamıştır. Bu yazının konusu olmaması nedeniyle; çok teknik detaya inmeyeceğim. Ancak; başlangıçtan en profesyonel seviyeye kadar geniş bir okur kitlesine ulaşmayı hedeflediğimiz bloğumuzda zaman içerisinde bu konuya ilişkin pek çok yazıya yer verilecektir. Diyeceğim o ki; takipte kalınız =)

Yapay zeka denilince aklıma neden robot geliyor? Bu bir tesadüf mü?

Elbette değil! Konuşan bir kare ekran uzun vadede pek ilgi çekici değil ama bizim gibi kolları,ayakları hatta yüzü olan bir nesnenin konuşması,karar vermesi oldukça ilgi çekici. Aslında robotlor, yapay zekanın büründüğü suretler… Yazının ilerleyen bölümlerinde göreceğiz ki, aslında yapay zeka hayatımıza o kadar farklı biçimlerde ve o kadar farklı alanlarda girmiş ki, biz yanlarında daha yapay kalıyor olabiliriz =)

Ama önce şu robotlar meselesine bir açıklık getirelim. Malumunuz, gelecekte kendileriyle epey bir hukukumuz olacak…

Robotlar yapay zekanın bir parçası mı? Ya da bizzat kendisi mi?

Aslında bu iki alan birbirinden tamamen farklı. Robotlar için programlanabilir makineler ifadesini kullanmak çok da yanlış olmayacaktır.

Mesele, robotunuzun karar vermesini isteyip istememenizle başlıyor. Tam orada da, yapay zekâ mühendisleri devreye giriyorlar. Ama öncesinde de belirttiğim gibi; özellikle bu işin dillenmeye ilk başladığı yer olan bilim kurgu filmlerinden robotlar o kadar kazınmış ki zihnimize, yapay zekâ denilince hemen bir robot resmi canlanıveriyor kafamızda. Trevanian’ ın Şibumi’ sini okuyanlar bilir, orada yapay zekâyı kullanan bir bilgisayar(şişko) vardı. Kitap beyaz ekrana uyarlansaydı, şişkonun karşımıza bir robot olarak çıkması hiç şaşırtıcı olmayacak, bilakis beyaz perdenin oluşturduğu beklentiyi karşılamış olacaktı.

En basit tabiriyle makinelerin problemlere insanlar gibi çözüm üretmesini hedefleyen yapay zeka, modern dünyada birçok alanda karşımıza çıkmaktadır. Dilerseniz, biz farkında olmadan hayatlarımızı nasıl yapay sistemlere emanet etmişiz bir görelim.

Yapaylaşan sistemler,hayatlar…

Yapay Zeka Haritası-Yann LeCun

Yapay zeka ürünleri ; Elon Musk gibi teknoloji öncülerinin bazı endişelerine rağmen, özellikle 2000’ li yıllarla birlikte hissedilir bir şekilde hayatımıza dahil oldular.

Artık her yerde bizim yerimize bilgileri toplayan sensörlerin bulunmasının yanı sıra; Google, Facebook, IBM gibi büyük şirketlerin yapay zeka çalışmalarını açık kaynak haline getirmesinin de yaşanan gelişmelerde önemli bir etken olduğunu belirtmekte fayda var.

Yapay zekanın günümüzde kendini gösterdiği en önemli alanlar olarak; ses tanıma ve anlama, görüntü işleme, doğal dil işleme, muhakeme alanları sayılabilir.

Ses Tanıma denilince sanırım akla ilk Hey Siri! uygulaması geliyor. Benzer şekilde Cortana,Now ve Echo uygulamaları bulunuyor. Bu kişisel dijital asistanlar günlük hayatımızı kolaylaştırırken, bilhassa özel ihtiyaçları bulunan bireyler için ayrı bir önem taşımaktadırlar.

Bu uygulamalar ile konuşarak Facebook’ ta durum paylaşımı yapabiliyor, telefon rehberimizden birini arayabiliyor hatta, Whatsapp iletisi yazarak gönderebiliyoruz. Bu alanda çalışmalar tüm hızıyla devam ederken; Ağustos 2017 tarihinde ses tanımada hata oranını %5.4’ e düşürdüklerini belirten Microsoft’un açıklaması heyecan vericiydi. Bu , şimdiye kadar ulaşılan en düşük oran olma özelliğini taşıyor.

Görüntü İşleme alanında, kamera ile alınarak sayısal hale dönüştürülen her bir pikselin ne olduğunu anlamak için yapay zeka algoritmaları kullanılmaktadır.

Yapay zeka algoritmaları öğrenerek canlı cansız nesneleri tanımaktadır. Stanford Üniversitesi’nden Fei Fei Li ‘ ye göre yapay görme, insan gözüne kıyasla daha iyi görme seviyesine ulaşmıştır bile. Özellikle sürücüsüz araçlar için bu teknolojinin gelişmesi oldukça kritik. Takdir edersiniz ki; sürücüsüz hareket eden bir araç ister havada,ister karada , ister suda olsun etrafını iyi algılamak zorundadır. Bu durum,karar mekanizmasını da daha güçlü kılacaktır. Sağlık alanı için de bu konudaki gelişmeler çok önemlidir. Hekim gözünden neredeyse daha hassas bir şekilde ciltteki veya organlardaki lekelerin habis olup olmadığı tanısını koyan algoritmalar geliştirilmiştir.

İlgili Haber  2018, yapay zekada rekabet yılı olacak

Yarışan, eğlenen, yemek yapan yapay zeka…

Hatırlanacağı gibi ; yapay zeka üzerine çalışan Deepmind Technologies şirketi 2014 yılında Google tarafından alındıktan sonra “AlphaGo ” adında Go oyununu oynayabilen bir yapay zeka geliştirdi. AlphaGo 2015 yılında Avrupa Go Şampiyonu oldu. Öğrenerek gelişimini sürdüren AlphaGo, Mart 2016 yılında profesyonel Go oyuncuları arasında yapılan turnuvada en yüksek skora sahip oldu.

Yine DeepMind tarafından geliştirilen ve AlphaGo’ dan 100 kat daha gelişmiş olan AlphaZero, en güçlü açık kaynak satranç motoru Stockfish ile gerçekleştirdiği 100 oyunluk maçı; 28 galibiyet, 72 beraberlik ve sıfır mağlubiyet ile tamamladı. İlginç olan ise, AlphaZero’nun daha önce hiç satranç oynamamış olmasıydı.

Peki yapay zeka kullanılarak bestelenen müziğe ne dersiniz? Ağustos ayında “I am AI” isimli single albüm ile görücüye çıkan “Break Free” isimli parçayı linki takip ederek dinleyebilirsiniz:

Öte yandan Japonlar, insanlarla sosyal ilişkiler kurabilen robotlar konusunda uzmanlaştılar. Nagoya’ da , standart bir fast-food yemeğini birkaç dakika içerisinde hazırlayan robot bir şef var. Bu robot; 1 dakika 40 saniyede makarna hazırlayabiliyor ve yoğun bir günde 80 tabak servis edebiliyor.

Yine Japonya’ da , Toyota neredeyse bir profesyonel kadar iyi keman çalabilen bir robot geliştirirken; Waseda Üniversitesi’ndeki bilim insanları robotik bir flütçü geliştirdiler. Bu robotun göğsünde, tıpkı insan akciğerleri gibi , flüte hava üfleyen hazneler vardır.

Bazı bilimkurgu yazarlarına göre, birgün robotlar bizden daha akıllı olabilirler, ama hiç ağlayamayacaklar…Peki ya öyle değilse?

Geliştirdiği robotları karakter sahibi robotlar olarak isimlendiren Dr. David Hanson; karşısındaki insanın nasıl hissettiğini modelleyen robot geliştirdi.

Arada bazı ilginç durumlar da olmuyor değil…Facebook’ un yapay zeka araştırma laboratuvarında geliştirilen ve ‘kendi kendine öğrenen’ chatbotların aralarında kendi ürettikleri dilde konuşmaya başlamaları gibi ! Öyle ki; konuşmaları anlayamayan araştırmacılar programı bitirmek zorunda kalıyorlar =)

Chatbot’larla ilgili ilginç bir diğer durum da, kendi kendilerini geliştirebilmeleri ve diyalog becerilerini artırabilmeleri için serbest bırakıldıkları süreçte, araştırmacılar Chatbot’ların insanlara özgü pazarlık etme yetenekleri geliştirdiğini ve blöf yapmayı öğrendiğini fark ediyorlar =)

Gelecek nasıl gelecek ? Fikri olan?

Öyle sanıyorum ki; en büyük gelişmeyi insanoğlunun aklının ve deneyiminin kodlandığı yazılım programları olarak adlandırılan uzman sistemlerde göreceğiz.

Tatilimizi planlamak istediğimizde; duvar ekrandaki yüz ile konuşacak , tıpkı bir seyahat acentesi ile konuşur gibi tercihlerimizi, kaç gün planladığımızı ileteceğiz. Ki; geçmiş deneyimlerimizden tercihlerimizi zaten bilen uzman sistem, bize en uygun konaklama ve ulaşım seçeneklerini sunuyor olacak zaten.

Yine aynı duvar ekranda, bir başka gün robo-hekim ya da robo-avukat ile görüşme yapacağız.

Bugün hamam böcekleri kadar zeki olan robotlar; gelecekte ise fareler, tavşanlar, köpekler, kediler, maymunlar derken nihayetinde insana rakip olacaklar. Fakat bunun ne kadar zaman alacağı yapay zeka araştırmacıları arasında da tartışma konusu. Bazılarına göre yirmi yıl içerisinde robotlar insan zekasına ulaşırken, Vernor Vinge 1993 yılında : “ Otuz yıl içinde, süper insan zekası yaratacak teknolojik olanaklara sahip olacağız. Hemen sonra ,insan çağı sona erecek..Bu olayın 2005′ ten önce ya da 2030′ dan sonra gerçekleşmesi beni şaşırtır.” şeklinde konuşmuştur.

Uzun lafın kısası…

“Güçlü bir yapay zekanın yükselişi insanlığın başına gelen en iyi ya da en kötü şey olabilir. Hangisi olacağını bilmiyoruz” -Stephen Hawking-

Görülen o ki; bu yüzyılın sonlarına doğru -işler yolunda giderse – yapay zeka kullanan robotlar,sistemler; sağlık,finans ,eğlence gibi birçok alanda hakim olacaklar. Detaylar için, bilim kurgu filmlerindeki izleri takip etmek yeterli =)

Kaynaklar

  • Kaku,Michio. Geleceğin Fiziği: 2100 Yılına Kadar Bilim İnsanlığın Kaderini ve Günlük Yaşamımızı Nasıl Şekillendirecek?. ODTÜ Yayıncılık, 2017
  • Christian,Brian &Griffiths,Tom. Hayatımızdaki Algoritmalar: Günlük Kararların Bilgisayar Bilimi. Buzdağı Yayınevi, 2017
  • Kaku,Michio. Zihnin Geleceği: Bilimin Zihni Anlamaya ve Geliştirmeye Yönelik Arayışları. ODTÜ Yayıncılık,2017

Kaynak: Zümrüt MÜFTÜOĞLU / Medium

Bu yazıda olan etiketler

Yorumlar