Z kuşağı internetten de sıkıldı

1998-2010 yılları civarında doğan kişilerin oluşturduğu Z kuşağı, internetten sıkılmış durumda.

202
202

Bugünün gençlerinin teknoloji erişimi daha önce eşi benzeri görülmemiş bir seviyede olmasına rağmen birçoğu internetten sıkıldığını söylüyor.

Akıllı telefon ve sınırsız internet erişimi olan gençlerin sıkılma duygusunu asla tecrübe etmediği düşüncesi yetişkinler arasında yaygın. CNN ve diğer yayın organları akıllı telefonların bildiğimiz anlamdaki can sıkıntısını öldürdüğü konusunda sıkça haber yapıyor. Ancak günümüz gençleri sıkılma duygusunu sıkça tecrübe ediyor. Onlar yeni bir tür can sıkıntısı tecrübe ediyor; telefondan sıkılmak.

İnsanlar etraflarındaki durumlara adapte olarak yaşıyor ve teknik ilerlemeler bu durumdan muaf değil. Bir jenerasyon için yeni olan bir şey diğer jenerasyon için eski olabiliyor. Birçok gence göre akıllı telefonlar ve internet cazibesini kaybetmiş durumda.

Adından da anlaşılacağı üzere telefondan sıkılmak, telefon elinizdeyken sıkıldığınız anlarda gerçekleşen durum. Mesela hiç düşünmeden uygulamaları açıp kapattığınız, dijital ortamda yapacak bir şeyler aradığınız ama seçenekleri ilgi çekici bulmadığınız anlarda yaşanıyor. Önceki jenerasyonlar sıkıldıklarında nasıl radyo veya televizyon kanalları arasında geziniyorsa bugünün gençleri de ilgilerini çekecek yeni bir şey bulma ümidiyle telefonlarında 20-30 tane farklı uygulama açıp kapatıyor.

Durumu dışarıdan gözlemleyen biri için telefonundan sıkılan genç o esnada gerçekten bir şeylerle meşgulmüş gibi görünebiliyor. The Ambassadors Company’nin kurucusu 17 yaşındaki Maxine Marcus “Bizler saatlerce telefonumuzla uğraşırken eğleniyor olduğumuzu düşünebilirsiniz ama telefonu kullanıyor olmak gerçekten bir işle uğraştığımız ya da eğlendiğimiz anlamına gelmiyor. Telefonumu kullanırken sıkılıyorum.” diyor.

İlgili Haber  Mahremiyet çağının sonu!

Fotoğraf paylaştığınız, fotoğraf beğendiğiniz, yorum yaptığınız ya da bir şeyler izlediğiniz sırada telefonunuzdan sıkılmış olmuyorsunuz. Telefondan sıkılma durumu, telefonda yapabileceğiniz her şeyi yaptıktan sonra seçenekleriniz tükendiğinde gerçekleşiyor.

New York’ta yaşayan 14 yaşındaki Sarah bu durumu şöyle açıklıyor: “Instagram’a giriyorum ve insanların hep aynı şeyler hakkında konuştuğunu görüyorum. O zaman “Ben bunu daha önce görmüştüm/duymuştum.” diye düşünüyorum. Aynı ruj, aynı kaş şekli, aynı şaka… O zaman her şey eskimiş geliyor ve sıkılıyorsunuz.”

Birleşik Krallık’ta yaşayan 15 yaşındaki Violet da benzer şekilde hissediyor ve “Bazen internette görebileceğim her şeyi görmüş gibi hissediyorum. Farklı web siteleri ve uygulamalar arasında geziniyorum. Bazen internetin sonuna ulaşmışım gibi geliyor. Telefonumda rastgele bir şeylere tıklamaya başlamadan önce YouTube’da aynı videoları seyredip duruyorum.” diyor.

İlk telefonunu 3-4 sene önce alan 14 yaşındaki Arianna “Sosyal medyaya ilk girdiğinizde çok güzel geliyor. Yorum yapıyorsunuz, gönderi beğeniyorsunuz, sayfaları takip edip etkileşim kuruyorsunuz. Zamanla o hisse alışıyorsunuz ve bir süre sonra sıkılıyorsunuz.” diyor.

Telefon sıkılmasından kurtulmanın birkaç yolu var. Tabii ki en basit çözüm; telefonu bir kenara bırakıp anne babaların vermeyi pek sevdiği “Dışarı çık.” tavsiyesini uygulamak. Gençlerin birçoğu bunu yapıyor ya da birtakım çevrimiçi olmayan projelere katılıyorlar. Telefondan sıkılan bazı gençler ise bazen çözümü yine telefonda arayabiliyor. Arkadaşlarına mesaj atıyorlar veya yeni yaratıcı projeler düşünüyorlar. Mesela; yeni bir teması olan Instagram veya Twitter hesapları açmak. Kimileri ise çeşitli telefon uygulamalarıyla video veya müzik remiksleri yaparak sıkıntılarını gidermeye çabalıyor.

İlgili Haber  İnternetten ev satın almaya ne dersiniz?

Arianna ve diğer gençler, ailelerinin telefonda geçirdikleri vaktin sağlıksız olduğu konusunda uyarıda bulunmalarından nefret ettiklerini söylüyor. Telefonunu kullanırken her anı çok verimli geçirmediğini kabul eden Arianna, telefonun tamamen yeni bir dünya oluşturduğunu ve yaşamına çok sayıda güzel şey getirdiğini söylüyor.

King’s College’da çalışan Adam Perkins, akıllı telefonların çocukların beynine zarar verdiği konusunda endişelenen yetişkinlerin konuyla ilgili peşin hüküm vermemesi gerektiğini söylüyor. Teknolojinin bağımlılık yaratabildiği bilinen bir gerçek ve bazı su götürmez etkileri var ancak bunlar önceki jenerasyonların başa çıkmak durumunda kaldığı şeylerden daha kötü mü gerçekten? Bu tartışmalı bir konu. Minnesota’da yaşayan 16 yaşındaki Ingrid “Her jenerasyonuna kendine has bir özelliği var.” derken 15 yaşındaki Addia ise “Bizim yaşadığımız can sıkıntısı ailelerimizin çocukken yaşadığı can sıkıntısına benzemiyor olabilir.” diyor.

Kaynak: Dünya Halleri

Orjinal Kaynak: Daily Beast

Bu yazıda olan etiketler

Yorumlar